şükela:  tümü | bugün
  • türkiye avrupa birliğinin daimi nişanlısıdır.
  • 60li yıllardan bugünlere kadar süregelen en uzun soluklu dizi. yalan rüzgarı kıvamında defalarca başa dönmüş, defalarca "ashley" ölmüş ya da boynuzlanmıştır.

    avrupa topluluğu ile 12 eylül 1963 tarihinde imzalanan ve 1 aralık 1964 tarihinde yürürlüğe giren ankara antlaşmasının temel oluşturur bu ilişkinin başlangıcına.

    o sıralarda üç aşamalı bir formul sunulmuş ilk aşamada; hazırlık, geçiş, tam üyelik. öncelerin "üye adayı" ülkeler arasına bile sokulmamış ama karşılaştıkları savunma güçlükleri ile türkiye'nin avrupa birliğine alınmasının zorunlu olduğu görüşü yaygınlaşmış. (bkz: turkiye'nin avrupa birligi'ne girmesi/#1979597)

    bu ilişkiler, gümrük birliği ve 6 mart 1995 tarihli ortaklık konseyi belgelerinin 1 ocak 1996 tarihinde yürürlüğe girmesi ile hız kazanmıştır. 16 temmuz 1997 tarihinde süreci politikalarına ilişkin olarak “gündem 2000” başlıklı raporunda son üye olan 10 eksi doğu avrupa ülkeleri arasında türkiye'nin adı geçmez.

    "cardiff’de, 15-16 haziran 1998 tarihlerinde gerçekleştirilen ab zirvesinde, türkiye “genişleme” başlığı altında yer almıştır.

    cardiff zirvesinde alınan karar uyarınca, türkiye de diğer adayların dahil olduğu rapor sistemine dahil edilmiş ve türkiye’nin kopenhag kriterleri bakımından performansını inceleyen ilk ilerleme raporu 1998 yılında yayımlanmıştır.

    bu süreç boyunca, yunanistan, isveç, italya gibi ülkeler türkiye'nin adaylığına sıcak bakmamış ve "aday ülkeler" listesine girmesine karşı çıkmışlardır.

    yunanistan prensip olarak türkiye’nin adaylığına ve tam üyeliğine karşı olmadığını bildirmiş, ancak bunun gerçekleşmesi için türkiye’nin güney kıbrıs rum yönetiminin ab üyeliğine karşı benimsediği olumsuz tutumu değiştirmesi gerektiğini vurgulamıştır.

    ikinci ilerleme raporu 13 ekim 1999 tarihinde açıklanmıştır.

    son olarak 10-11 aralık 2003 tarihlerinde helsinki’de gerçekleştirilen ab devlet ve hükümet başkanları zirvesinde türkiye, diğer aday ülkelerle eşit şartlarda avrupa birliğine aday ülke olarak kabul edilmiştir.

    sonrası (bkz: 3 ekim 2005 e kadar rum kesiminin taninmasi sorunu)
  • önsevisme süresinin cok uzamasından kelli canı çıkmış olan türk halkının halen muhteşem olacağına inandığı orgazm isteğiyle beline kuvvet devam etmesini anlatan ilişki tipidir...
  • avrupa birliğinin, "aman türkiye bizden uzaklaşmasın, maşallah pek de leziz bir pazar, üstelik bir aralar ne demeye yaptı isek, yunanistan üye olurken davet ettiğimizde üye olup da ortaklık yapmak yerine "onlar ortak biz pazar" diye slogan atarak pazar kalmak konusunda inanılmaz bir andavallık gösterebilen avrupa birliği karşıtları da var" şeklinde düşünceler içerisinde türkiyeye "bak şunu da yaparsan üye olmak için adaylığın konusunda görüşmeler başlamak için tarihi almak için aday olabilmek için randevu alabilirsin" oyalamalarına gerekçe gösterilen ve olanca hukuksuzluğu ve adaletsizliği üstelik de gizli gizli değil yüzümüze çarpa çarpa yaptığı olayları inceleyen konu.
  • gunther verheugen efendi şöyle buyurmuşlar;

    "türkiye avrupa birliğine girmeden önce komşuları ile ilişkileri düzelmek zorundadır zira avrupa birliğine girecek bir ülkenin komşuları ile arasındaki sorunlarını halletmiş olması gerekmektedir".

    her ne kadar bu cümlenin diplomatik nezaket ile yakından uzaktan alakası olmasa bile, öyle olduğunu varsayarak altında yatan anlamı yazalım:

    "türkiye avrupa birliğine girmek istiyor ise, yunanistanın egedeki isteklerini kabul etmek, kıbrıs konusunda taviz vermek, ırakta etliye sütlüye karışmamak, ermenistana ambargoyu kaldırmak zorundadır. diğer komşuları ile olan ilişkiler bizim çıkarlarımıza bulaşmadığı sürece bizi ilgilendirmez"

    kendisine verilecek cevap ise şu olabilir:

    "be pörtlek gözlüm, a şabalak suratlım; sen yunanistanı aldığında biz yunanistan ile komşu değil miydik? yunanistanın halen sorun yaşadığı komşuları olduğu gerçeğini bir kenara bırakalım, şu an bizim halletmemizi önerdiğin sorunları biz yunanistan üye olurken yaşamıyor muyduk? madem öyle yunanistanı ne bok yemeye aldınız, hadi onu da geçelim sorunun daniskasının bulunduğu kıbrıs rum kesimini tam üyeliğe* davet edeli daha kaç ay oldu?"
  • hala çekilmekte olan bir porno film. (bkz: seytanlar sizi sikecek haberiniz yok)
  • bir turlu anlayamadigim iliski. onumuze koyduklari kriterlerin makbul olanlarini kendimize adapte ettigimiz ve adam gibi uyguladigimiz zaman zaten avrupa birligine girmeye ihtiyacimiz kalmayacak, yeniden kendi kendimize yetebilen bir ulke olmakla beraber, tek basina yukselen bir deger olma ve muasir medeniyetler arasinda sayilma ihtimalimiz epey yukselecektir.
  • zaman zaman avrupa birliği içerisinde bir takım açık sözlülerin mesela valery giscard d’estaingin ortaya sürdüğü "türkiye, avrupa coğrafyasına ait değildir, avrupa kıtasında çok küçük bir toprak parçasına sahiptir ve başkenti asya kıtasındadır" tezine gelelim. e güzel kardeşim, biz salak mıyız ki senin ağzında gevelediğin "biz almanya kadar nüfusu olan türkiyeye avrupa parlamentosunda bu almanya kadar sandalye verip, yönetimde büyük söz sahibi olmasına izin veremeyiz" cümlesi yerine bunlara kanalım? kıbrıs adasının hangi kıtaya ait olduğunu bilemeyecek kadar andaval mıyız biz? kıbrıs adası ne zaman coğrafi olarak avrupanın parçası oldu ki avrupa birliğine katmak için elinizden geleni ardınıza komadınız? ayrıca izlanda nasıl avrupa kıtasına ait oluyor? hem fransa, ingiltere, portekiz ve danimarkanın denizaşırı topraklarına ne demeli? amerika kitasinin dogal uzantisi olan adalar nasil fransaya ait oldugu icin avrupa birligi topragi sayiliyor?
  • gelelim kültürel olarak türkiyenin avrupalılığı konusuna, günümüzde avrupa ülkelerinin en çok sarıldıkları argüman olan "türkiye avrupa kültürüne ait değildir çünkü greko romen kültürden gelmemektedir" tezine. siz unutmuş olabilirsiniz ama her ne kadar tarih sahnesinden kendisi yok etse de türkiye cumhuriyeti osmanlı imparatorluğunun ardılıdır, aynı mirastan gelmektedir. yunan kardeşlerimiz bunu hatırlamamaya, mümkün olduğunca unutmaya çalışsalar da osmanlı imparatorluğunun en parlak dönem padişahlarından fatih sultan mehmet aynı zamanda doğu roma imparatoru ünvanını almış, dolayısı ile hem sizin greko romen kültürü dediğiniz şeyi yaşatıp varlığının koruyucusu hem de azımsanamayacak kadar çok sayıda hristiyan ve yahudinin de koruyucusu olmuştur. en azından biliniz ki türkiyenin avrupa birliğine üyeliğini ne kadar engellerseniz engelleyin tarihi değiştiremezsiniz. aynı zamanda bir zamanlar rusyanın genişlemesi korkusu ile osmanlı imparatorluğunun avrupa ülkesi ilan edilmesini de unutmuş olabilirsiniz ama 1963 de ki ankara antlaşmasını kayıtlarınızda bulabilirsiniz zira bu antlaşmanın bir tarafında ankara diğer tarafında avrupa birliği vardı.