şükela:  tümü | bugün
  • avrupa futbolu ile dünya düzeni bir çok açıdan paraleldirler. nasıl dünya g8 ülkelerinin kontrolünde ise, avrupa futbolu da aynı şekilde avrupa'nın ekonomik açıdan en gelişmiş ülkelerinden belli başlı kulüplerin tekelindedir. bu kulüpler arasında ingiltere'den manchester united, arsenal (son yıllarda chelsea ve yine yeniden liverpool), ispanya'dan real madrid ve barcelona, italya'dan juventus, milan ve inter ile almanya'dan bayern munih gösterilebilir. fransa'dan neden aynı kuvvette takım çıkamadığını da olaya fransız kalmalarına veriyoruz.. öhöm.. avrupa'da şampiyonlar ligi kupasını büyük bir sürpriz olmazsa mutlaka bu takımlardan biri alır. arada sırada finale kadar gelip belki de kupayı kaldırabilmeyi başaranların ise oyuncuları ve teknik direktörleri kurtlar sofrası misali sezon biter bitmez kapışılır. ne de olsa para bu saydığım kulüplerde..

    bunları bir kenara bırakırsak avrupa futbolu dünya üzerinde oynanan en iyi futboldur diyebiliriz. evet güney amerikalıların doğuştan teknik kapasitesi daha yüksektir ama avrupa'nın heyecanı hiç bir yerde yoktur. zevkli bir ingiltere maçı, bir liverpool-milan şampiyonlar ligi final maçı tadından yenmez (bu maç için ilahi güçlere teşekkürlerimizi yolluyoruz). zaten dünya'nın en iyi futbolcuları da hep avrupa kulülerinde oynar. bu yüzden bizim gibi ülkelerin vatandaşları da en azından bu futbolun bir parçası olabildikleri için müteşekkirdirler. bu takımları seyrederken neden bizde yok diye içimiz buruk olsa da bu durum takımlarımızın avrupa maçlarının zevkini fare ve dağ misali kat kat artırmaktadır. işte bakın ne güzel di mi avrupa futbolu? aslandır aslan.. onsuz olmaz..
  • ayrıca bu futbol her nekadar dünyanın en iyisi falan olsa da, hakemlerle ilgili şaibelerden payını fazlasıyla almış bir oluşumdur. reytingler midir spor markalarının baskısı mıdır bilinmez, güçlü takımlar hayvan gibi kadroları yetmiyomuş gibi bir de hakemler tarafından kayırılırlar.
  • avrupa futbolu gibi homojen ve somut bir yapıdan bahsetmek zor. çünkü içinde birçok değişken parametre barındıran dinamik bir yapıdır. hem ekonomik, hem de başarıdan kaynaklanan ilgi[bu ilginin futbolcular için getirdiği çekicilik] anlamında dünya daki diğer bölgelerden daha önde oldukları için avrupa dışındaki bölgeler avrupa futbolu icin bir nevi futbol sömürgesi, modern bir sömürge şeklidir. bu avrupa için avrupa dışındaki ülkeler için geçerliyken avrupa içinde de ingiltere, ispanya, italya ve biraz almanya az biraz fransa için de avrupa nın diğer bölgeleri için geçerlidir. nasıl ki avrupa futbolu dünya yı sömürüyorsa, bu ülkelerde avrupa daki diğer ülkeleri sömürmeye çalışmaktadır.

    lig düzleminde bu böyledir. en iyi oyuncular avrupa da, en iyilerin kaymak tabakası da ingiltere, ispanya, italya ve almanya da oynar. bu oluşan yapıya direnmenin tek yolu başarıdan geçmektedir. çünkü ekonomik anlamda iyi olmak futbolcuları ülkeye çekmeye yetmiyor. hollanda nın portekiz in ve kısmen fransa nın ekonomik anlamda iyi olmasına rağmen diğer ülkelere oyuncularını kaptırmasının nedeni bu ülkelere olan ilgi ve futbolcuların buna paralel olarak orda oynayarak kazanacağı prestij. türkiye de futbolculara azımsanmayacak oranda paralar ödemesine rağmen yeterince cazip olmasının nedeni başarı parametresine bağlı olarak ilginin az olması.

    eğer türkiye deki futbol bu başarısız çizgisinin sürdürmeye devam ederse avrupa futbolunda geri planda kalmanın etkisi ile daha önce zar zor getirdiği iyi futbolcuları getirmekte, ülkede yetişen iyi futbolcuarı da tutmakta zorlanacaktır.
    (bkz: ntv deki avrupa ligleri yayinlari)
  • gücünü political correctness mevzuundan alır. adamlar diğer oyunculara ayıp olmasın diye, pas verip takım oyunu oynamak zorunda olduklarından bir yerden sonra bunu içselleştirmişler, futbolun olmazsa olmazı hale getirmişlerdir.
  • turkiyede surunen, lig tarihinin en kotu performanslarini veren gs ile fb, turk futbol tarihinin çift takimli en buyuk başarisinin eşiğinde şuan.

    gs çeyrek finalde. fb de aptallik yapmazsa avrupa liginde çeyrek finalde.

    ya ligimizin kalitesi dunya klasmaninda ya da avrupa futbolunda bir bug var.
  • almanlar hariç türk futbolu'nun 80'lı yıllarını andırıyor.
  • kapitalizm, petrol, görgüsüz araplar, sponsorluklar vb diye kasardım ya neyse...

    elan çoğunlukla coşkulu arap spikerler eşliğinde dünyanın geri kalanı tarafından seyri mümkündür.
  • akımların ömrünün 2-3 yıla kadar düştüğü futboldur. sürekli bir taktik akımı geliyor, basın tarafından asla yenilmeyecekmiş gibi gösterilen akımın uygulayıcısı takımlar, bir karşı fikirle düşüyor.
    gelmiş geçmiş en iyi takım/futbolcu diye adlandırılan adamlar bir taktik karşısında çaresiz kalabiliyor. zira futbolda aslolan idealistlik değil, gerçekçiliktir. hayallerini gerçeğe uyarlayabilen başarılı olur, olamayan ise otobüs veya orta kafa gol diye ağlar. bir gün birisi gelir otobüsü de uzaktan şutları geliştirip, teknik gücü yüksek defansif orta sahalara önem vererek aşar. onun da karşıt görüşü gelir geçer.
  • gün geçtikçe bizim futbolumuz ile arayı açan.
  • bir karsilastirma yapilmak istenirse, türk ve avrupa otomotiv sanayileri kullanilabilir