şükela:  tümü | bugün
  • zizek'in dediği gibi bir tür "ya sev, ya terket" alternatifi barındıran tutum
  • (bkz: mesut özil)
  • çok fazladır. 2015 senesinde viyanada bir hastanede başıma gelmişti. bir kaza dolayısıyla acil olarak hastaneye gitmek zorunda kalmıştım. derdimi çok güzel ingilizce konuşan hemşireye anlatırken kimlik bilgilerimin önüne gelmesinden sonra bir anda almancaya dönmesi sonrası almanca bilmediğimi belirttiğimde sen türksen ve avusturyada yasıyorsan almanca bilmek zorundasın demesiyle yaşadığım bir durumdur. röntgen sırasında 4 saatte bekletilmem de cabasıdır. bunun gibi daha nice ingilizce-almanca diyalog yasamıslığım vardır.
  • az bile yapıyorlar
  • pro-european ırkçılığıdır. politically correct kalıplara sığdırılan ve daha pozitif kelimelerle isimlendirilen ırkçılık çeşididir.

    mesela belçika gibi multikültürel bir ülkenin bir "uluslararası" üniversitesindeki doktora öğrencilerinin %99'u beyaz belçikalı, alman, ingiliz vs iken aradaki iki üç kendi fonlarıyla okuyan siyahi, asyalı ve orta doğulu portresidir. bu öğrencilerin okudukları süre boyunca panolarda sergilenmesi, poster çocuğu olmaları ama mezun olduklarında asla iş bulamamalarıdır. biri de çıkıp "işsizliğimin sebebi düpedüz ırkçılık!" derse de o öğrencilerin reklam panolarını göstermektir.

    yani kılıfı uydurmaktır.