şükela:  tümü | bugün
  • amerikan rüyasının bir benzeriydi ama bunun sonu güzel bitti. seyahat de zaten çok güzel gitti. size de biraz anlatıcam bu mevzuyu sonra köşeme çekilicem. çok yalnızım.
    neyse daha önceleri gurbette okurken, ufak bir avrupa turu yapmıştım. sonraları ülkeye dönünce gidemediğim yerler içimde kalmıştı ben de insanı gam yıkar dedim ve yeniden yollara düşmeye karar verdim. interrail için gereken yaş limitini aştığımı acımadan suratıma vurdular.
    alternatif yollar aramaya koyuldum ben de tabi direkt karşıma tur şirketleri falan çıktı. daha önce bir iki tanesiyle tatsız anılarım olduğundan hiç dokunmadım onlara. az anasını ağlatmadılar benim bütçenin.
    sonra acaba trenle istanbuldan bir sınır geçsem de sonra yine başımın çaresine mi baksam derken, (bkz: avrupa rüyası) nı gördüm.
    avrupa rüyası derken hacı? dedim tabi kendi kendime. insanın aklına green card benzeri bir şey mi veriyorlar acaba gibi bir şey geliyor. ama adamlar iki haftada 15 20 tane ülke gezdiriyorlarmış meğer. kim ola ki bunlar, beni münih diye kayseriye götürmesinler dedim ve kapılarına gittim. üsküdar'da samimi, güzel bir ofisleri var. sıcak kanlı bir beyefendi karşıladı. sonra başladı anlatmaya. otobüsle istanbul'dan çıkılıyormuş ve olabilecek en zengin ( bence mantıklısı da oydu) rotayı otobüsle seyahat ettiriyorlarmış. hatta otobüsü eiffel'in yanına ark ediyoruz her defasında trafik cezası kesiyorlar dediler :)
    şahsen ben ikna oldum ve o yoğurdun içimi ferahlatacağını anlayarak adım listeye yazdırdım.

    evet adımı listeye yazdırdım çünkü kontenjanlarının 30-40 katı başvuru oluyormuş. ee nasıl karar veriyorsunuz hacılar dedim. başvuranlar arasından olabilecek en elit ekibi oluşturmaya çalışıyoruz dediler ve o anda beni zaten seçeceklerini anladım :)

    hesapçı kitapçı bir adam olduğumdan bütün bu seyahatin kendi imkanlarımla ya da olası bir tur şirketiyle, e tabi uçakla, çok daha pahalıya patlayacağını fark edip, tamamdır ulen dedim.

    gezilen ülkeleri ve başıma gelenleri anlatmıyorum. önyargınız, önbilginiz olmasın, spoiler da vermeyeyim.
    ama kafilenin özenle seçildiği belli, hakikaten güzel arkadaşlıklar kuruluyor. yer yer gezdiğim ülkelerden daha çok otobüsteki atmosferde eğlendim.

    öte yandan, tek başıma çıktığım seyahatteki başıboş özgürlüğü bulamadığımı söyleyebilirim. kafa nereye ben oraya olmadı pek, ama onların da kafası az çalışmıyormuş, sizi gibi köftehorlar sizii.

    velhasıl kelam, ülkede yaşamak için yeterli sebep bulamayanların, en azından kısa bir süreliğine de olsa kaçmaları için bence en mantıklı seçim bu adamların yaptığı.
    torunlara anlatacak şeyler biriktirin olum.

    ara ara, turdakilerin fark etmediği naneler de yedim :d onları da bir sonraki entryde anlatırım.
  • 2016 için katılım ücreti 1190 € olan tur şeysi. reklamlarını ücret bilgisi hariç muhteşem yapmışlar böyle bedava devlet hedesi gibi duruyor.

    hiç yurtdışına çıkmadım ama o kadar paraya kendiniz de gezersiniz bence.
  • (bkz: anıtur)
  • katılmak isteyenlere bilgi olması açısından bu tura katılan bir arkadaşımın profil yorumunu koyayım ben de.

    "her şey avrupa rüyası'nı sosyal medya üzerinden görmemle başladı. öncelikle fotoğrafları, videoları, yorumları inceledim. üstüne üsküdar'da bulunan ofislerine giderek merve hanım ve salih bey'le tanıştım. ofise ilk giridiğim andan itibaren merve hanım'ın pozitif enerjisi, salih bey'in yaptığı işi anlatışındaki heyecanlı halleri beni bu geziye çıkmam için heveslendirdi.

    başta korkularım, aklımda biriken binlerce soru vardı elbet. hayatımda çıkacağım ilk yalnız yolculuğumdu ve bireysel katılımın yüksek olmasını çok istiyordum. vize görüşmesinde insanlarla tanıştıkça içim rahatlamaya başladı.

    yolculuk günü geldiğinde her şey yerine oturmaya başlamıştı. tur boyu bize aile gibi olan şoförlerimiz, koordinatörlerimiz sayesinde 18 günlük yolculuğumuzu müthiş anılarla tamamladık. her gün farklı bir ülkede uyanmak, bir sürü farklı kültürü tanımak, hayatımın ilerleyen dönemlerinde yeniden gitmek isteyeceğim şehirleri seçebilmek, bu koca yolculuk süresince hayatın bana kattığı değerli insanlarla ve tecrübelerle yoluma devam edeceğimi görmek beni en çok mutlu eden şeyler oldu.

    sofya'da başlayan huzur, budapeşte'de kalbimi bırakmamla devam ederek, viyana'da sanatla buluştu. prag'da ıslandım, dresden'de yeşillerde yuvarlandım, amsterdam'da gece hayatının tadına varıp, brugge sokaklarında kayboldum. paris'i eyfel'den izleyip, pisa'da zıplayıp, venedik'te gondola bindim. lübyana'nın sessizliğinde dinlenip, ohrid'in soğuk sularına daldım. selanik'te boğazıma düğümlenmeye başlayan dost ayrılığı, istanbul'da şahlanarak devam ediyor. günlerce birlikte olduğum, paylaştığım, eğlendiğim, hüzünlendiğim, koşuşturduğum hayatıma dahil olan bir grup güzel insan var şimdi.

    gitmek isteyenlere vereceğim birkaç tavsiye var. lütfen oraya tatil yapmak için, birçok insanla bir arada olacağınızı bilerek, saygı-sevgi-fedakarlık çerçevesi dahilinde keyfin doruklarına varacağınızı bilerek gidin. gittiğiniz yolculukta insanlarla ön yargısız iletişimde bulunabilecekseniz, ortak bir ekosistem kurabilecekseniz, örgütlenme yapıp insanların keyfini kaçırmadan, negatif yüklemeyecekseniz gidin. aksi takdirde ne siz mutlu olabilirsiniz ne de çevrenizdekilere huzur verirsiniz.
    bir de en önemlisi "teşekkür etmeyi" bilin.
    hayat kısa, kuşlar uçuyor demiş cemal süreya.. "
  • avrupa rüyasına bu sene katıldım. kötü yanı şu; yoruluyorsun ama 15 ülke gezmek istediğin için bu normal. yanımızda getirmemiz gereken tost ekmeğine kadar her şeyin listesi veriliyor. otobüs içi ikramlar ücretsizdi. tur şirketleri tur parası kadar ekstra tur ücreti isterler. adamların felsefesi bütün ekstralar fiyata dahil yani cebinden 1 euro dahi ekstra çıkmıyor. otobüs içi eğlence bütün şehirlere bedeldi. bir sürü farklı meslekten dostlar edindim.

    tekrar gitmek için sabırsızlanıyorum doğrusu. özellikle iş için ve belirli bölge tatilleri için avrupa'ya çok gittim ama bu kadar zevk aldığımı doğrusu hatırlamıyorum. sanırım kafa dengi gençlerle yolculuk yapmanın etkisinde kaldım.
  • bir gece otel bir gece otobüs yolculuğu şeklinde gerçekleşiyor. 9 gece konaklama var her gün konaklayacağım diye düşünürsen bu kadar ülkeyi gezemezsin.kıtanın tamamını tek seferde görüp gezmeyi sağladığı için bu organizasyon öyle italya turuna orta avrupa turuna filan benzemez. farklı mutfaklardan farklı tatlar almak için vazgeçilmez.en büyük cazibesi bence 1 ülke turu fiyatına 18 ülkeyi görmek.avrupa rüyası iddialı bir proje.