şükela:  tümü | bugün
2397 entry daha
  • hayatımın en güzel günleri olan üniversite zamanı izlediğim dizi. evde olduğum için tekrar izlemeye başladım. neredeyse her bölümde o eski güzel günleri hatırlıyorum. evet çok özlüyorum o zamanları.
  • boomcularıyla ilgili farklı teorilerim var;

    1) adamın yüksek yerlerde tanıdıkları var, kovamamışlar.

    2) o yıllarda hayatının zor bir döneminden geçiyordu, kendini hayattan kopuk hissediyordu. terapisti boomunu kadraja sokarak kendini rehabilite etmesini önerdi. bu sayede görünmeyen bir set emekçisinden fazlası olacak, yapımda başka bir iz bırakabilecekti. dizi ekibi de iyi ve uyumlu insanlar oldukları için bu duruma ses çıkarmadılar.

    3) o yerli yersiz tepeden her şeye maydanoz olan boom, aslı'nın ailesinin kızın hayatının her noktasına burunlarını sokmalarını, mahalle baskısının türk kadını üzerindeki etkisini sembolize ediyor (evet canım, sembolize)

    4) south park'ın ilk sezonlarında bir yerde hep bir uzaylının görünmesi gibi, o boomun da anlık olarak belirip yok olması bir çeşit easter egg.

    5) dizi çok başarılı olunca kendilerince totem yaptılar. "biz hiç izlemezsek, dizi hep çok izlenir." dediler ve kendi çektikleri diziyi hiç izlemediler. bu yüzden yırtık dondan fırlarcasına fırlayan boomu dizi ekibinden kimse dizi final yapana kadar farketmedi.

    6) boomcunun iktidarsızlık problemi vardı ve cinselliğini düzgünce yaşayamıyordu. bu durumun bilinçaltında yarattığı travma ile elindeki fallik objeyi kadraja zorla sokarak içinde bulunduğu durumla başetmeye ve erki yeniden eline almaya çalışıyordu.

    7) kadro o kadar sağlamdı ki boomcunun beceriksizliğini kimse sallamadı, adamı nazar boncuğu niyetine ekipte tuttular.

    8) aslında bir boom yok. ekranın üst kısmında boom belirdiğini görenler monarch project, mk ultra tarzı bir komplonun kurbanları. onlar hariç kimse o boomu görmüyor. o boom bir zihin yıkamanın ve şartlandırmanın tezahürü. zaten gülse birsel'in avrupa yakasından beri kaliteyi gittikçe düşürmesine, sonraki dizilerinin hepsinin avrupa yakası'nın suyunun suyu olmasına, 15 senedir hep modern ve muhafazakar çatışmasını aynı şekilde işlemesine rağmen dizilerinin devam etmesinin sebebi de bu. bu diziler bir nevi number station denen radyo istasyonları gibiler. bir gün avrupa yakası kalitesinde bir bölüm yayınlanacak ve kadraja bir boom girecek. o zaman bütün bu sleeper agentlar farkında bile olmadan harekete geçip, eylemlerine başlayacaklar.

    9) yönetmenin ve/veya gülse birsel'in boom fetişi var. tarantino emminin uma thurman'ın biçimsiz ayaklarını sırf o fetişi yüzünden her fırsatta gözümüze sokması misali, onlar da boomu gözümüze sokuyorlar.

    10) boomcu bunları 6 ay ömrüm kaldı diye kandıra kandıra kendini kovdurtmamayı becerdi.
6 entry daha