şükela:  tümü | bugün
  • avrupa'da kadınlar işçi partisinin çatısı altında yapardı bunu tarihin tarih olduğu zamanlarda. sonradan sonraya bunun bir toplumsal mecburiyet haline gelmesi için çabalanmış ve başarılmıştır.

    ancak türkiye'de benim de karşısında olduğum görüş bunun bir lüks olması. biraz incelediğimizde avrupa'daki gibi işçi sınıfı kadınlar tarafından örgütlenmeden ziyade bunun burjuva tekelinde olması gözle görülebilir gerçek.

    nişantaşında, kadıköyde feminizm örgütlenmesi kolay olur zaten. bunun sosyal farkındalıktan kopup toplumsal bir gerekliliğe dönüştüğü an ben de taşşaklarımı kesip en önde mor bayrak ile koşturacağım.
  • şekilde görülmektedir.
  • ikisi de evlerden ırak.
  • avrupadakiler her durumda eşitlikten yanadır. bizde ise işlerine gelme durumuna göre ya eşitliği ya da kadınların üstünlüğünü savunurlar.
  • önce anaları feminist yapmalıki "erkek çocuğudur yapar" yüklemesiyle çocuklarını yetiştirmesinler.bu durumda evlatlarımız eşit haklarla büyürde insanlık bir nebze ivme kazanır ipe sapa gelmez mevzuları tartışacağımıza fezadan dünyaya nasıl el sallıyacağımızı konuşuruz benimde ütopyam bu.
  • avrupa'da feministin bok gibi yaşama ve öldürülme ihtimali düşüktür

    türkiye'de yüksektir
  • biraz ironik de olsa izle.

    die göttliche ordnung
    aka
    the divine order

    (bkz: liberter feminizm)

    izledikten sonra bu ülkeye hediye edilmiş bazı değerlerin kıymetini bilmek gerek.
  • memleket farketmez (bkz: düşman başına)
  • türkiye'deki versiyonu kendini piremses zannediyordur.
    (ara: yer vermeyen erkek)
  • avrupa'da gördüğüm kadarıyla pozitif ayrımcılığı savunmuyor feministler. amaçladıkları şey tam eşitlik, seksistlik karşıtlığı ve seksist düşüncenin tamamen ortadan kaldırılması.

    genellikle bu ablalar işçi sınıfı kişiler. yalnız yaşayan, kendi ayakları üzerinde duran güçlü kadınlar.

    en benim diyen avrupa ülkesinde bile kadın erkek eşitliği yasal olarak olsa da iş hayatında pek yok. kadın olarak bazı pozisyonlarda çalışmanız çok zor mesela.

    örneğin volvo'nun, ericsson'un yönetim kademelerinde bir dönem hiç kadın yoktu, bu baya eleştirildi. yine kadınlar aynı iş için daha az maaş alıyorlar genellikle. bu saçmalık türkiye'de bile yok ama avrupa'da bir çok yerde rastlayabilirsiniz.

    bazı kadınlar bu tip saçmalıklara tepki olarak vücut geliştirme bile yapıyor oldukça yaygın. baya bildiğiniz kaslı, normal bir erkekten daha güçlü bir çok kadın görebilirsiniz dışarda.

    türkiye'deki feminizmin nasıl olduğunu ben anlatmayayım, gören bilen biri anlatsın.