şükela:  tümü | bugün
  • avrupa'da insanların kedi ve köpekleri evde beslemesi ve sokağa bırakmasının yasak olmasından kaynaklı durum.
  • kısmen doğru önerme. sokak hayvanları var. yok değil. ama türkiye'ye göre çok çok az.

    bu ülkenin her şeyi üç kağıt olduğu gibi hayvan sevgisi de büyük oranda kolpadır. hayvanlar gerçekten sevilseydi eğer sokaklara terk edilmezlerdi. sokaklarda tamamen asfalt zeminde envai çeşit hastalığı taşıyan, sağlıklı yiyecek ve su bulamayan ve hiç hijyenik olmayan ortamlarda yaşamak zorunda kalan bu hayvanların yazın sıcakta kışın ise soğukta barınacak yer dahi bulamıyorlar.

    bir bölümü de zaten arabaların altında can veriyor. hayvanları seven sahiplenir. her zaman söylüyorum bunu.

    avrupa'da sahipsiz kalan hayvanlar en kısa zamanda sahiplendiriliyor. güvercin popülasyonu arttığı zaman da şahin popülasyonunu yaygınlaştıracak kadar da ekosisteme hakimler. bu sayede çok üreyen tavşan, güvercin ve sincap gibi hayvanların popülasyonları kontrol altında tutuluyor.

    bizde ise hayvanların önüne biraz yemek artığı, kalitesiz mama ve su koyan kendini hayvansever olarak lanse edip internet ortamında boy boy fotoğraflar yayınlayarak vicdan istismarı yapıyor.

    gerçekten seven sahiplenir.
  • bizim gibi az gelişmiş ülkelerde tersi olan durum.

    (bkz: türkiye'de çok fazla sokak hayvanı olması)

    adamlar düzgün iş yapıyor, almışlar zamanında kısırlaştırmışlar hepsini, çözmüşler. tabii en başta eminim çok fazlasını da katletmişlerdir. ne kadar acı olsa da, sonraki nesilden olan artan sayıda sokak hayvanının dünya üzerinde cehennemi yaşamasından iyidir.

    her sokak hayvanının yanından geçişimde içim burkuluyor. iki kafasını okşayınca sevince, sevgiye, birazcık şefkate ne kadar aç olduğunu direk hissediyorsun. böyle düzenin allah belasını versin. kocaman bir çiftliğim olsa da, her bulduğumu alıp baksam. ulan. (bkz: bir damla gözyaşı)
  • her ne kadar güzel mimarisi olsa da ve her ne kadar hayranlık ötesi hisler duyulsa da, 3 gün sonra "ya burada bir şey eksik ama ne?" diye kendinize soruyorsunuz.

    ağzım açık dolaştığım roma sokaklarında 3 gün sonra tam da bu duyguyu yaşamıştım. şehir büyülemişti ama bir şey eksikti.

    paris, prag, amsterdam da öyleydi kezâ. hatta amsterdam'da bir dükkan önünde* sahipli bir kediyi görünce gurbette hemşehrimi görmüş gibi olmuştum.

    arnavut kaldırımlı bir sokakta kedi olmazsa olur mu hiç ya? tamam hayvanlar çok daha iyi şartlarda olsunlar, evlere alınsınlar filan ama yine de sokak hayvanları da ayrı bir güzel. ha keşke çok araba geçen yerlerde ve câni insanların yakınlarında olmasalar.

    tanım: alışanlar için zor gelen durum.
  • gelismis ulkelerde sokak hayvani degil disarida yani dogada yasamini surdurebilen hayvanlar vardir.
    bu hayvanlara pet/yani evcil ya da evde beslenebilen hayvanlar asla dahil degildir. kedi kopek sokaklarda urememelidir. yasamlarini surduremezler, doganin dengesi bozulur bir suru saglik sorunu cikar, vesaire.
    zaten turkiye'deki buyuk sehirlerin hayvan hijyeni bakimindan mumbai ya da yeni delhi'den pek bir farki kalmadi.
  • sokaklardaki hayvanları yakalayıp belirli bir süre sahiplenen olmazsa katlettikleri için olağan bir durumdur.

    ortaçağda bu mallar şeytanın veya cadıların favori hayvanı diye bulduğu kediyi öldürmüşler. hala avrupada kedi köpek kadar popüler değildir. e nolmuş sonra farelerden kaynaklı avrupanın 3'te 1'ini kaybetmişler. ee o kedilerin ahı yerde kalacak değildi.

    doğal ortam denmiş hastayım bu doğal ortam manyaklarına. insanın doğal ortamı ne kadar şehirse kedilerin, köpeklerin , kuşların doğal ortamı da aynı miktarda şehirdir. hatta günümüz faresi ve hamam böcekleri bu konuda bi tık ilerde bile sayılabilir.

    hayvan eğer o ortamda hayatta kalabiliyorsa o ortam onun doğal ortamıdır. üreyen hayvanların bir kısmını araba çarpıyormuş, şöyle oluyormuş böyle oluyormuş. ulan doğal ortam dediğin ormanda bütün yavrular hayattta mı kalıyor? akıllı olan adapte olan yaşama devam ediyor. istanbulda bazı hayvanlar trafiğe öküz insanlardan daha iyi adapte olmuş durumda. bizim problemimiz hayvanları bırak insan için boşluksuz beton yığınları arasında yaşamaya çalışmakta. yoksa hayvan niye yiyecek ve su bulamasın?

    üremeyecekmiş hasiktir ulan sana mı kaldı hayvanın üreme kontrollü? elinde tasmasıyla kısırlaştırdığı süs köpeğini dolaştırmayı hayvanseverlik zanneden moronlardan illlallah geldi. şu mına kodumun dünyasında veba gibi yine fare veya böcek kökenli bir hastalık gelse de hayvanlardan izole şu şehirlerdekiler kırılsa üzülür müyüm şüpheliyim.
  • gelişmişlik göstergesidir.
  • her gün instagram explore'da gördüklerimle yalanlanan söylem. avrupa, amerika ve daha birçok "asri" memleketten onlarca hayvan gönüllüsü, sokaktan hayvan toplayıp tedavi ettiriyor. zehirlenenler, kaza geçirenler, istismara uğrayanlar... onlarca hayvan görüyorum her gün. daha geçtiğimiz kasırgada bir adam sokak köpeklerini tek tek toplayıp emniyetli bir yere almıştı. yani dünyanın her yerinde sokak hayvanı var. sadece oradaki insanlar bilinçli.