şükela:  tümü | bugün
  • an itibriyle delicesine bir yağmurla uğraşmaktır.

    her sabah boğaza bakıp zavallı asya'ya selam vermektir.

    avrupa'da yaşamak bir başkadır.
  • bizim mahalleye amon amarth, rammstein in zirt pirt gelip, calmasi demektir. kapiyi actiginizda kafayi bulmus quentin tarantino ile apartman boslugunda yuzyuze gelmektir. bir kac saat sonra yine karsilasip salas bir mekanda selamlasmakdir... avrupa. yoksa biz mi sansliyiz acaba?
  • türkiye cumhuriyeti vatandaşları için sanıldığı gibi pek de zor olmayan hede. (bkz: #63692143)
  • herkesin hayali
  • turizm sektöründe çalışan birisi olarak imkanım olduğu halde ülkemi bırakmayı asla düşünmedim.artıları eksilerinden fazla olsa da sevdiğim toprakları terk etmek bana en ağır gelen kısım olmuştur. gidenlerin de orada umduklarını bulmasını can-ı gönülden istiyorum.
  • alain robbe-grillet'in 1963 yapımı, istanbul'da çekilmiş, bir çeşit aşk hikayesi ölümsüz kadın (l'immortelle) filmi kadar hiçbir şey anlatamazdı, neden avrupa'da yaşamak istemediğimi. filmde baş kadın istanbul'un gerçek bir şehirden ziyade bir aşk hikayesi dekoru olduğunu, eski olduğu söylenen mekanların sahteliğini vurgular durur. hiçbir şeye, kendin dahil kimseye güvenilemez. tahayyüldeki istanbul (ve kadın) yoktur veya ölmüştür; olağanüstü bir güzelliğin yanı sıra ürkütücü bir yabancılık ve anlaşılamazlıktır varolan.

    hayatın böyle gerçekliğe temas edememe ve buna karşın veya tam da bu nedenle bilinip, manipule edilmesi gereken bir beden olarak yaşanmasının yarattığı avrupa atmosferi, onun solumaya dayanamadığım tarafı, benim.

    türkiye'de yaşamaya dair de bir söz etmem gerekiyor burada: yoldasınız, arabada. durum saldım çayıra, mevlam kayıra. trafik kuralları deyince ifadesiz yüzlerle bakıyor sürücüler, ölümsüz kadındaki yüzlerin ifadesizliğine benzer bir şekilde, bunun onlar için birşey ifade etmediğini anlıyorsunuz, çaresizlikle. burada yol, araba sürmek filan semboller elbette. burada olmaya da zor dayanıyorum.

    kısaca "eğlenecek (=duracak) yer bulamam, gönlümdeki köşk olmasa". bir şey var ki, her nedense türkiye'deki atmosfer "gönlümdeki köşkü" bulmamı engellemiyor bir şekilde. sanırım; avrupa'nın derini, türkiye'nin yüzeyinde problem var, benim için.
  • türkiyede bir kadının tek başına gitmeye korkacağı saatte, tek başına gitmeye korkacağı yere, tek başına korkmadan gidebilmesidir avrupada yaşamak.
  • cennette yaşamak gibidir.
  • bazen türkiye'deki heyecanı aratır, sevdiklerini özletir ama sadece bu. onun haricinde kaliteli yaşamdan başka bir şey değil bir batı avrupa ülkesinde yaşamak.