şükela:  tümü | bugün
  • not: bu entry internette gözlemlenenler neticesinde yazılmıştır. ama sanal alem dışında özellikle avrupa'da yaşanların gerçek hayat gözlemleri daha verimli sonuçlar ortaya çıkacak ve daha gerçekçi bir bakış açısına sahip olunabilecektir.

    yabancı haber sitelerin yorumlarında, facebook meme sayfalarında ve daha birçok yerde tonlarca örneği görülebilecek nefret. hep bir aşağılama, hakaret etme, başarıları aşırı küçültme, yenilgileri aşırı abartma ile dolu paylaşımlar var. her türk ve türkiye ile ilgili haber ya da paylaşım olduğunda kendini türkleri kötülemekle görevlendirilmiş gibi hissedenler bile var. çünkü bazen hep aynı kişilerin neredeyse her fırsatta kötülediğini gördüm. gerçekten bu kadar fazla nefret gösterilen ve nefret pompalanan başka kaç tane millet vardır bilmiyorum. neden böyle tam olarak bilmiyorum ama var böyle bir şey. bizim en beter dediğimiz şeyler avrupalılar kıçı yıkamıyor, avrupalıların genelde babası belli değil vs. onların dediği subhuman, cockroach. onlar ırkçı paylaşımlar yapar, "şunu nasıl katlettik, hepsini öldürdük, gene öldürürüz" vs. neredeyse kimsenin gıkı çıkmaz. hatta avrupalılar bundan gururla bahseder. ama aynı avrupalılar bizi ermeni olayları yüzünden barbar ve katil olarak niteler hatta suçlar. bizden biri avrupalılara karşı ağır ve tahrik edici bir şey paylaşmaya kalkar. anında hem avrupalılar öbek halinde hem de bizim gerizekalı ve ikiyüzlü tatlı su hümanistleri tepki gösterir. hatta şikayet ederler ki paylaşım kaldırılsın, sayfa da kapansın. şimdi internette böyle şeyleri umursamak ergence bulunabilir. kabul ediyorum özellikle meme sayfalarında ergenler çoğunlukta. ama yetişkinler de var. 60-70 yaşında adam bile var. onu geçtim bu tür ırkçı paylaşımları görüp etkilenen gayet oluyor. hepsi birer propaganda. tarihi meme'lerden öğrenen insanlar bile var. o yüzden küçümsemeyi mantıksız bulurum ki zaten sadece orada değil birçok yabancı sitede insanların türkler hakkındaki yorumlarına bakın. mutlaka iyi olanlar da var ama ırkçılığın çoğunlukta olduğunu düşünüyorum.

    haklılık haksızlık konusunda konuşacak olanlara bu kadar fazla nefretin haklı bir tarafı olamaz demek istiyorum. bizim ülkede bu derece nefret ve ırkçılık olmadığını da iddia ediyorum. avrupa'nınki çok daha fazla ve çok daha sert bir nefret ve ırkçılık.

    edit: bosna hersek'te 5 yıl boyunca yaşadım. tabi orada çakılı kalmadım gezdiğim ülkeler de oldu. yani iddiaların aksine avrupa'ya gitmeden görmeden konuşmuyorum. ha bosna'da ırkçılık sayılabilecek bir şey yaşamadım diyebilirim. sırp bölgesinde yaşayacaktım ama bir boşnak amca sağolsun olası tatsız olayları önledi. ayrıca hayatımın hiçbir döneminde muhafazakar olmadım, olmayı da pek düşünmüyorum. muhafazakarlığın da bir payı vardır belki ama kesinlikle temel bir neden olamaz. ancak ayrıntı sayılabilecek bir neden olabilir. temel nedenler çok başka.

    edit2: vay be tonlarca kaynağa (website, sosyal medya platformları) yönlendiriyorum, 5 yıl yurtdışında yaşadığımı ekliyorum, birkaç kez avrupa'da bulunana göre kaynak götüm oluyor. neyse belki bunlar iyi günler. ileride "ya ben 3 defa yabancı kanal izledim yok öyle bi şey" seviyesi revaçta olur belki. gidişat kötü.

    edit3: bu ne yahu iyice "o senin medeniyetsizliğin. medeni olursan geçinirsin. bakın ben çok medeniyim" prim kasma yerine döndü iyice burası. ben genel olarak türklere ve türk imajına nefret var diyorum adamlar "hıı o senin görgüsüzlüğünden" saçmalığında. hay sizin prim sevdanıza ve artistliğinize arkadaş. tamam siz süpersiniz normalde avrupa türkleri çok sever. avrupa'da türk deyince hayranlık ve sevgi dolar avrupalılar. tamam.

    edit4: konu saptırılıp kürtlere getirilmeye çalışılmış. hem de kürt nefretim olduğu iddia edilmiş. bi entry'lerime baksaydın kürtlerle ilgili düşüncelerimi görmek için. bu ne alınganlık?
  • doğu avrupalılarda olmayan nefrettir.
  • yaşam kaynaklarıdır.
  • gitmedim görmedim, ama bizden kesin nefret ediyordur diye bir tezle ortaya çıkan girişim.
  • doğu avrupa'da ağababası olan nefret. sırf srebrenica soykırımı'nın türklerden intikam motivasyonuyla yapılması bile tek başına yeterli bir örnek ki ne yazık ki çok fazla sayıda kanıt niteliğinde örnekler de rahatlıkla bulunabilir. 92-95 bosna savaşı'nda çetniklere gönüllü olarak katılan yabancı teröristler de genelde doğu avrupa kökenliydi ki onların da işlediği büyük savaş suçları oldu. onu geçtim, yunanistan'ın hiçbir zaman dostumuz olmadığı ve olamayacağı da aşikar. bunlar en yaygın bilinen, temel kanıtlar. bulgaristan, romanya, makedonya vs. ile ilgili detaylarla uğraşmak istemiyorum. onlarla ilgili detayları orada yaşayanlardan ya da işi gereği yolu oralara düşenlerden dinlemek mümkün.
  • 1000 yıllık kin…
    bugün coğrafyamızda olan biteni anlayabilmemiz için, 1095 yılında papa urban’ın hıristiyanlar’a yönelik yapmış olduğu iki haçlı seferi çağrısını tercüme ettim. bu konuşmaların hıristiyanlar’ı kudüs’ü almaya motive etmek için yapıldığını zannederdim hep. asıl meselenin çok farklı olduğunu, asıl meselenin 1071’de malazgirt’ten giren türkler’i durdurmak olduğuna gözlerinizle şahit olun… geçmişte yapılmış kin ve nefret dolu bir konuşmanın, günümüze nasıl yansıdığını bugün ypg, pkk ve daeş maskesiyle karşımıza çıkanların hangi amaçla hareket ettiğini görün…

    papa urban’ın clermont’ta toplanan avrupa’nın farklı yerlerinden gelmiş asillere ve ruhbanlara yaptığı ilk konuşma:

    “ey tanrının evlatları…

    siz aranızdaki tanrı barışını korumak üzere and içmiştiniz ve siz bu aziz kilisenin hakkını ve çıkarlarını korumak için and içmiştiniz. bugün bu andınızın gereğini yapma günüdür. tanrının bugün size ihtiyacı var, doğudaki kardeşlerimizin size ihtiyacı var.

    tanrının ve o kardeşlerimizin gözleri yolda sizleri bekliyor. bugüne kadar hiç başımıza gelmemiş bir musibetle karşı karşıyayız.

    bu musibetin adı türkler…

    türkler onlara saldırdı ve aziz circis’in toprakları olan akdeniz kıyılarındaki bizans topraklarına dayandılar. kardeşlerimizi yedi defa hezimete uğrattılar, kardeşlerimizi katlettiler, kardeşlerimizi esir aldılar. kiliseleri ve tanrıya ait toprakları harap ettiler.

    sizi uyarıyorum seyirci kalırsak, tanrının hâkimiyetindeki bütün topraklar onların eline düşecek.

    size tanrı adına yalvarıyorum, sizi uyaran ben değilim tanrıdır, tanrımız isa’nın kutsal savaşçılarını bu kutsal çağrı ile çağırıyor. zengin olsun fakir olsun, şövalye olsun çiftçi olsun, atlı olsun yaya olsun, tanrı sizi bu değersiz ırk olan türkler’i durdurmaya çağırıyor. burada olmayanlara da bildirin, bu isa’nın emridir.

    türkler’le savaşmak için kim denizyolu ile olsun karayolu ile olsun yola çıkarsa, günahları affedilmiştir. allah’ın yeryüzündeki vekili olarak bunu ilan ediyorum.

    yazıklar olsun bize, eğer türkler gibi alçak ve lanetlenmiş bir ırka mağlup olacaksak!

    tanrının gerçek dinine iman etmiş ve bir yıldız gibi parlayan isa’nın himayesinde olan bizler, türkler’e mağlup olacaksak.

    tanrının yüzüne nasıl bakarız, tanrı sizi suçlamaz mı? oradaki hıristiyan kardeşlerimizim imdadına yetişemezsek?

    birbirleriyle savaşan hıristiyanlar savaşı bıraksın, hırsızlar ve yol kesenler de gelsin, hep birlikte barbar ve inançsız türklerle savaşsınlar. kardeşleriyle savaşanlar artık barbar türklerle savaşsınlar. bugüne kadar üç beş parça gümüş için savaşanlar, artık ebedi cennet için savaşsınlar. savaşsınlar ki tanrıya bu zaferi hediye edelim.

    hazırlıklarınızı tamamlayın, yola çıkmayan kimse kalmasın. kış bitip, mevsim bahar olduğunda tanrının yardımı ve vecd ile yollara koyulun.”

    kaynak: steven runcimen “a history of the crusades” 1987

    cambridge university press

    aşağıdaki ikinci konuşmayı ise clermont’ta toplanan halka hitaben yapmıştır…

    “frenk halkı,

    siz tanrının sevdiği bir halksınız, gerek topraklarınızın konumu, gerek katolik inancına bağlılığınız gerekse kiliseye göstermiş olduğunuz saygı, seçilmiş kullar olduğunuzu gösteriyor.

    kudüs’ten ve konstaninopol’den kötü haberler geliyor, yabancı ve tanrıya uzak bir millet olan türkler, oradaki hıristiyan kardeşlerimize musallat olmuş, kardeşlerimizin ülkesini talan ediyorlar. katliamlarla ve yıkımlarla hıristiyanlar’ı perişan ediyorlar. esir aldıklarını kıyımdan geçiriyorlar, kıyımdan geçirmediklerini köle yapıyorlar. tanrının kiliselerini harap ediyorlar ya da kendi sapkın inanışları için kullanıyorlar. bizans’ın toprakları o denli küçülmüş ki artık yaya olarak iki ayda baştanbaşa geçilebiliyor.

    kardeşlerimizin intikamını almak, sizden başka kime düşer?

    ey kahramanlar dedelerinizin kahramanlıklarını hatırlayın.

    eğer ailelerinize olan sevginiz sizi yola çıkmaktan alıkoyacaksa, tanrının incil’deki şu buyruğunu hatırlatırım size:

    annesini ve babasını benden çok seven, bana layık değildir. evini ve yurdunu benim için terk edene yüz misli vereceğim ve onlar cennete gireceklerdir (incil mt10,37-mt19,29)

    dünya malı ve aileleriniz sizi alıkoymasın, bulunduğunuz yerde zaten ettiğiniz zor biçiyorsunuz, etrafınız dağlar ve denizle kaplı. sizi içinden bal ve sütten dereler akan kudüs’e doğru yola çıkmaya çağırıyorum. sizi tanrının oğlunun çilesi ve kanı ile kutsadığı kudüs’e doğru yola çıkmaya çağırıyorum.

    kudüs dünyanın ortasıdır, cennetin dışındaki cennettir ve topraklar içindeki en bereketli topraktır. isa’nın mübarek mezarına doğru yola koyulun ve o lanet olası ırkın elinden kurtarın.

    kral tanrının toprakları kudüs bugün yabancıların elinde esir ve yalvararak sizi bekliyor. yola çıkın ki günahlarınız affolunsun…

    düşmanlarınıza hep bir ağızdan deus vult(bunu tanrı istiyor) diyerek saldırın…”

    kaynak: steven runcimen “a history of the crusades” 1987

    cambridge university press

    tuğrul selmanoğlu
  • olduğuna inanmadığım nefrettir.

    avrupalılar muhafazakarlıktan nefret eder. avrupalı pek çok eski arkadaşım var ve hepsiyle hala facebook üzerinden muhabbet kuran biri olarak söyleyebilirim ki, sizin sikik muhafazakarlığınızı sevmiyorlar diye kimseye bok atmayınız.

    türkiye'nin %15'lik bir bölümü var ki, adım gibi eminim avrupalılar tarafından çok sevilirler. %85'lik bölümünün sevilmemesinin sebebi de yaşam tarzı ve muhafazakarlıktır...

    kısacası sizi türk olduğunuz için değil, mal olduğunuz sevmiyorlar.

    sizin kafanıza ite ite sokmam gerekse de bir gün sokacağım. türk olmak müslüman olmak demek değildir!
  • türkiye'de develerin gezdiğini düşünen, ya da avrupa'da kara parçamızın olduğunu öğrenince şaşıran, kadınların tümünün arabistan'daki gibi kara carşaflı olduğunu sanan avrupalı sıradan insanların halleri ve tavırlarından 2002de açılan (bkz: avrupalıların türklere bakışı) başlığında biraz bahsedilmiş.
    bu başlığı açan yazar arkadaşın tespiti ise farklı bir boyutta zira 2002den bu yana durum nefrete dönüşmüş, artık tüm avrupa türkiye hakkında daha çok bilgiye sahip ama tavırları da daha sert..

    aşırı politik, ırkçı, türkiye'yi avrupa'dan dışlayıcı söylemler üretenler bizim aydın tarafımıza değil de siyasal islam yüzünden arap sevici ve dinci tarafımıza vurgu yapmaktalar.

    ama bizim kendi icimizde birbirimize yaptığımız söylemlerden fazlasını yaptıklarına da inanmıyorum.

    edit: tanımlama
  • türklerdeki avrupalı nefreti oranından ne eksiktir ne de fazla. her iki tarafın ırkçıların toplamı kadardır. geçiniz.

    amerikalıların çinli nefreti,
    türklerin ermeni nefreti
    beyazların siyahi nefreti
    müslümanların yahudi nefreti veya tersi
    hintlilerin vs vs şeklinde çoğaltılabilir.
  • var böyle bir nefret. global bir sirkette calisiyorum ve sozde ust duzey yoneticiler bile herhangi bir olayda kinlerini dokuyorlar.

    avrupadan kasit: ingiliz, alman, fransiz, italyan, ispanyol gibi ozellikle bati avrupa...