*

şükela:  tümü | bugün
  • avrupalıların, tarihi hep kendi tarihi olarak algılamaları, diğer toplumları uygarlık dışı varlıklar olarak kabul etmeleri, kendilerini sivilizasyon görevlisi olarak kabul edip insanlıın ilerlemesinden kendilerini sorumlu tutmaları, tüm kıyımları, kanada'daki kızılderilileri, mexikadaki yerlileri yoketmelerinin felsefi temeli, avrupa dışında herkes vahşidir, onlar anlaşamaz dilleri yoktur, tapamazlar dinleri yoktur ya da putlara taparlar, yani her boku biz bilios, biz sadrazamın sol daşşağından indik mantııı...
  • oteki kavramının da tetikleyicisi, nedenini avrupa'nın tarihsel surecte gercekle$tirdigi ke$iflerden demokrasiye, sanayi devriminden emperyalizme baktıgımızda gorebiliriz. hem insanlarının dogasında var hem de literaturlerinde. onemli olan bu merkeziyetcilik guden yazıları sezip, dogru yorumlayabilmek.
    (bkz: oryantalizm)
  • (bkz: eurocentrism)
  • a. olaylari algilama süzgecinin aydinlanmayla ortaya cikan degerlerden olusturuldugu yorumlama sekli.
    (bkz: west and the rest)
    b. (etimolojik olarak) artik herseyin para pul oldugunu izahat eden terim.
    c. euro'dan cent'ten baska para tanimamak.
    (bkz: euro) (bkz: cent)
  • avrupalıların tarih yazarken herseyi kendi bakıs açılarından degerlendirmelerinin adı.
  • (bkz: sps)
  • avrupa'yı dünyanın merkezine koyan düşünce sistemi.

    dünya haritası, avrupa'yı ortalayacak şekilde kesilmiştir. bu nedenle "uzak" ve "orta" doğu gibi kavramlar çıkmıştır ortaya. örneğin avustralya'ya "down under" denilir. çünkü o doğrultuda kesildiğinden avustralya, merkezin çok altındadır. atlası bir avustralya'lı kesmiş olsaydı merkez orası olurdu.. kısacası tamamen avrupalıların egosuna göre ayarlanmış biraz da "bencil" bir kavramdır eurocentricism.