şükela:  tümü | bugün
  • avukatların duyguları dört çeşittir.
  • avukat savunan bir şahıstır. suçluyu da savunur suçsuzu da... suçlu olup olmadığını bilmediği bir insanı bile savunabilir. maaşlı çalışıyordur, çalıştığı şirket hileyle düzenbazlıkla uğraşıyordur, onu bile savunur. bu bağlamda avukat insani duygularını ortadan kaldırabilen tam bir görev insanıdır. en acayip mesleklerden biridir avukatlık ve avukat asla güvenilmemesi gereken bir insandır nazarımda.
  • street fighter'daki hareketlerden biri sırasında duyumsanabilecek efektlerden herhangisi; kesme hareketi...

    aduket, yu-ket, nezaket gibi...
  • tarihin ilk avukatlarindan biri icin (bkz: cicero)
  • eskiden, verilen hukuki hizmet karşılığında para konuşmanın ve para vermenin ayıp ve onursuzca olduğu kabul edilen,şimdi ise kanunların da sayesinde (serbest çalışan avukat tacir statüsündedir) olayın paraya döküldüğü mesleği icra eden kişi.
  • avukatlık olarak adlandırılan negatif enerjili mesleği icra eden meslek mensubunun sıfatı. avukat, mesleğinin ilk yıllarında çoğu zaman özünde terzi kendi söküğünü dikemezmiş sözü ile anlatılmak istenen gerçek ve zavallı* şahsı, kimi zaman ise en cok yalan söyleyen meslek grupları * arasında sayılmanın ezikliğini yaşayan uyduruk kaydırık insan rolünü oynamaya zorlanır. bu rol temel eksende gayri safi milli hasıla bağlantılı ihanet ve ego ilişkisi olarak müvekkilin iç dünyasında şekillenir ve avukatın yaşamında ayar alma bilincine dönüşerek gerçeklik halini alır. bu hal bir süre için avukatı sersemleterek, mesleğinden ve canından bezdirse de alınan ayarın etkisi kendini çabuk gösterir ve avukat kısa süre içersinde hayat orospu gibidir parana göre verir * sözünü kendine düstur edinerek yanına gelenin donunu almadan ofisinden yollamaz, toplum nazarında işi bilen adam olarak sevilir, sayılır. (bkz: homo homini lupus)
  • ciyak kedi'nin (eek the cat) bir bölümünde; büyü için malzeme hazırlayan cadı ve yardımcısı konuşmaktadır (aşağı yukarı):
    -evet, malzemeler nedir?
    -kurbağa bacağı...
    -var.
    -yarasa kanadı...
    -o da tamam.
    -avukat kalbi...
    -elimizde hiç yok, ne yapacağız şimdi?
    -hahahah. korkma tatlım; şaka yaptım. öyle bir şey yoktur zaten!
    amerikalılar'ın nedense dişçiler, postacılar ve avukatlar konusunda takıntıları var.
    avukatın iyisi de (dürüst, namuslu, yalan söylemeyen veya en azından söylememeye çalışan, kanunlara uyan...) olur, kötüsü de. önemli olan iyi olanını bulmak veya avukat olan kişi bizsek iyi olmaktır.
  • "avukatlik, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir.
    avukat, yarginin kurucu unsurlarindan olan bagimsiz savunmayi serbestce temsil eder. "
    (avukatlik kanunu madde 1)
  • insanların genelikle vazo kırıldıktan sonra gelmesi nedeniyle son derece zor, stresli olan, erken yaşta ülser, gastrit, kalp hastalıklarına sebebiyet veren, iyi yapıldığı takdirde kişiyi ihya, kötü yapıldığı takdirde kahya eden, beyaz yalanların bolca kullanıldığı, çok fazla okuma ve koşturma gerektiren, sorumluluk duygusu bulunmayanların uzak durması şart olan, göz numarası büyüten, saç ağartan, müvekkili dövmek haricinde davanın kaybedildiğini söylemenin getireceği zararlardan kurtulmanın bir başka yolunun malesef olmadığı (halbuki her davanın bir kazanı bir kaybedeni vardır), yüksek derecede kendini ifade edebilme, ikna, ve anlama becerisi gerektiren, pratik zekalı olmanın son derece yararlı olduğu, mensuplarının oldukça önemli bir yüzdesinin küp gibi içki ve sigara içtiği, fikri takip özelliği aranan meslek üyelerine verilen isim.