şükela:  tümü | bugün
  • çekilecek çile değildir. meslektaşına bile üstten bakabilmeyi sağlayan egodur. iki yıl fazla deneyimi var diye her davayı o kazanır, her ihtilafı o çözer diğer meslektaşlarından hep öndedir. toplumdaki en saygın kişi odur.
  • en kötüsü 1.yıl egosudur.

    özellikle bu kadınlarda çok net gözlemlenir ama erkeklerde de bu ego açılın ben avukatıma kadar gider.

    ruhsatı aldıktan sonra bir bok olmadığını anlaması yaşayacağı bir bok olmadığını anlama şokuna kadar sürer.

    bu şoku erken yaşayanın burnu biraz sürter ve zengin oluncaya kadar yerdeki faaliyetlerini sürdürür.

    zengin olunca ise gökteki.
  • genel itibariyle ağırlıklı olarak ruhu ve karakteri kezban olan kadınlarda görülen egodur.

    tek başarısı kıytırık bir okuldan diploma almak olan bu kişiler bir anda kendilerini üstün insan olarak görmeye başlarlar. yaptığı tek şey dilekçe vermektir, 1500tl'ye çalışır ama egosuna paha biçilemez.

    ekseriyesi stajı bitirir bitirmez, kimisi henüz stajdayken, bilimum sosyal medya hesaplarında isimlerinin başına av. hede höde sıfatını yapıştırırlar.

    bakkaldan ehliyet almak kadar kolay hale gelen hukuk fakültesi diploması ile bu kadar egoda fazla değil midir?

    bırakınız ellerindeki tek geçer akçe olan diplomaları ile övünmeye devam etsinler.
  • ramazan pidesi üzerine av.!* yazacak kadar mesleğinle ne yaşadın?, nasıl bir ilişkin var? diye sormak istediğim ego.
    adınla soyadınla var olamamışsın o kısaltma mı sana vasıf kazandıracak?
  • doktor kadar olmasa da epey yukarılarda olan egodur. ortalama öss sıralaması 50.000 civarı bir yerleştirme ile yerlesilebiliyor, 2 yıl staj yapıldıktan sonra avukat olunabiliyor. ülkeye ve millete 5 kuruş faydası olmayan bir güruhun bu denli ego sahibi olmasını anlayamıyorum.
  • aynı doktorlar gibi avukatların da sahip olduğa denilen ego vatandaş yüzündendir. üstüne bir de devlet oy için yeşil pasaport da verdi şimdi artık sabahlar olmasın. iki adet kapalı hanım kızımız starbucks'ta hoşlaştıkları erkeklere bakarken biri hoşlaştığı erkeğin avukat olduğunu söylediğinde hafif tombul (yok ya nazik olmayayım bildiğin şişman üstüste giyinmiş) hanım kızımızın gözleri parladı, yani avukat benim gözümde şu bu falan. şimdi bir insansınız ve sadece mesleğinize göre size değer veriliyor bu acınası bir durum.
    tv'de haberde görmüştüm, doktor trafikte çevriliyor polisle tartışmaya başlıyor ters kelepçe yapmaya kalkışıyorlar doktor kendini yerden yere atıyor dediği şey şu " doktorum ben! doktorum! doktorum ben!"
    yani adam o kadar doldurulmuş ki trafikte çevrilemez, kavga edilemez, sorgulanamaz vs vs vs.
    yani avukat da doktor da ego sahibidir evet ama bunun sebebi bu ekranı okuyan sensin, komşun anan baban. sebebi bu yani.
  • adliye koridorlarında bir hakim veya savcı ile karşılaşana kadardır. karşılaşma anından itibaren yerini ezikliğe bırakır.
  • sosyal hiyerarşi içinde konumlandığı yer, başarı kriterlerinin yüksekliği ve mesleki kapsamda ilişkide olduğu tarafların güçlü rekabeti ve baskısı sonucu oluştuğunu düşündüğüm bir hal.
    sürekli olarak müvekkiline, diğer avukatlara ve savcılara aklıyla üstün gelmek zorundadır bir avukat ve bu ilişki ağını başarıyla yönetmenin ancak güçlü bir egoyla mümkün olabileceğini, önündeki diğer örneklerden görerek mesleğin daha emekleme yıllarında öğrenir.
    bunun yanı sıra maddi başarı sahibi olup çok para kazanmış hemen tüm üstadları birer ego abidesi gibi karşısındadır. çoğu avukat bu sert rekabetin içinde kaçınılmaz olarak kendisini ve kazandıklarını diğer avukatlarla kıyaslar. kendi değerini onlarla kendisi arasındaki mesafe üzerinden ölçer. artık ego tuzağına düşmüştür!
    rekabete ve kazanmaya bu denli odaklanmış bütün bu ilişkiler ağının içinde, ciddi bir mesleki deformasyona uğrar zamanla çoğu. hastalıklı bir ego, depresyon, alkol, seks ya da madde bağımlılığı avukatlar arasında bu yüzden yaygındır.
  • ilahi güç tarafından dünyaya adalet sağlamak için gönderildiğini sanan egodur.
  • hiç yok.
    olan "meslektaşlarımı" da anlamıyorum zaten