şükela:  tümü | bugün soru sor
  • -alıntıdır-

    olurda bir gun su ikilem arasinda kalirsaniz;

    a: turkiye'de her sabah tecavuze ugrayip, oglen uyusturucu mafyasinin elinde iskence gorup, aksam haksiz yere gözaltina alinip sabaha kadar dayak yemeyi mi tercih edersiniz.

    b: avusturya'da sabah ise gidip aksam eve geri donup, ufak bir ev orta halli bir araba sahibi olup yilda 2-3 hafta turkiye'ye tatile gelmeyi mi diye sorarlarsa, kesinlikle a sikki deyin..

    ...ve gelin size bu ulkenin nasil bir pislik cirkef bir ulke oldugunu, basimdan gecenleri madde madde olarak yazayim.

    yillardir yasadigim ingiltere'de hic bir zaman vizesiz bulunmadim, oturum ve calisma iznim her zaman vardi.ingiltere'de evlendim ve bosandim,eski esimle aramiz halen cok iyidir, sadece ask bitti diyerek ayrilmak istedi benden. su an ki esimle ingilterede tanistik ve de uzun bir sure beraber yasadik ingilterede. simdiki esim avusturya vatandasi oldugundan dolayi hamile kaldigin gun bana "artik burda yasamak istemiyorum, ya turkiye'ye senin ailenin yanina gidelim, ya da avusturya'ya benim ailemin yanina gidelim, cunku bebegimizin yalniz buyumesini istemiyorum akrabalarla bebek daha huzurlu ve buyuk bir aile icinde buyur" dedi, ben de bu kararina saygi duydugumdan dolayi, avusturya da yasama karari aldik.

    ve her sey iste o kararla basladi...

    ingiltere schengen ulkesi olmadigi icin ingilteredeki calisma ve oturma iznimin avusturya'da gecerli olmadigini soylediler. burda calisma ve oturum alabilmem icin gerekli olan belgeleri bana soylediler. resmi olarak gereken belgeleri assagida belirteyim hemen.

    1: su an ki esimle evli oldugumu ispatlayan belge (uluslarasi evlilik belgesi)

    2: esimin avusturya da maddi olarak zorda olmadigini belli eden belge (yani kara listeye alinmis mi, iflas etmis mi)

    3: ikimizin beraber kaldigi evin gercek bir ev olup olmadigini anlasmali bir evlilik olup olmadiginin polis tarafindan onayi, (yani eve polis gelecek ve kontrol edecek acaba biz gercekten beraber mi yasiyoruz.)

    4: bu surec icerisinde maddi olarak beni finanse edecek belgeler (yani bir birikimim var mi yoksa, ben gizliden gizliye calisiyor muyum, banka hesaplari falan filan yani)

    5: bu surec icerisinde saglik sigortamin nasil karsilandigina dair belge (esimden dolayi ab ulkelerindeki saglik hizmetlerinden yararlanabiliyorum, bunu ispatlayan belge)

    6: yabanci dil hakimiyetimin olup olmadigini belirten belge.

    7: turkiyeden almam gereken sabika kaydi.

    bu belgelerin hepsini 3 hafta gibi bi surede hazirlayip, kendilerine sundum. sonra bu ulkenin nasil bir irkci orospu anali evlatlar tarafindan yonetildigini anlayacaginiz olaylari yazayim.

    evraklari verdikten hemen sonra bana dedilerki "ya biz sana calisma izni verecez ama ne bilelim senin calisacagini, belki yan gelip yatacaksin, is bulabilecegine dair belge getir". neyse gittim bir tanidik araciyla bir isyerinden bu belgeyi aldim "evet bu adam is musadesi alir almaz, kendisi su kadar maasla yanimizda calismaya baslayacaktir".

    sonra dedilerki "yahu biz nerden bilelim senin ingilterede birikim yapip yapmadigini belki bu parayi sen kacak yollarla kazandin, ingilterede ne is yaptigini ispatla, ordaki banka hesaplarini son 3 yil olarak bize getir". hadi neyse bunu da hallettim.

    sonra dedilerki "ya biz senin eski esinden ayri oldugunu nerden bilelim, ya ayrilmadiysan" bakin bu cumleyi iyi okuyun diye tekrar yaziyorum, dedilerki "ya biz senin eski esinden ayri oldugunu nerden bilelim, ya ayrilmadiysan". yahu dedim eger ayrilmamis olsam nasil evlenebilirdim, sen dedim dalga mi geciyorsun. benden bosanma kagidimi istediler.

    neyse ingilteredeki mahkemeden alinmis olan bosanma kararimi bunlara verdim. bu seferde dedilerki "biz ne bilelim bu belgenin gercek oldugunu, ya sen bu belgeyi pc de yazip cikti aldiysan" dedim o zaman ara ingilteredeki mahkemeyi, ver dosya numarasini, onlar da sana fax ceksin ne bilim mektupla belgenin aynisindan yollasin". hayir olmaz dediler, sen arayacaksin onlari onlar bize fax cekecekler...

    ulan buna da tamam dedim, ingilteredeki mahkemeye rica ettim su numaraya bosanma kararimi faxlayin dedim, adamlar hemen faxladilar. simdi su cumleyi dikkatle okuyun "biz bu faxi ceken kisinin ingilteredeki mahkeme oldugunu nerden bilelim". konuyu kaciranlar icin ufak bi not duseyim, adamlar israrla benim bosandigima inanmiyorlar, yani ben su anki esimle evliyim ama, eskisinden bosanmadim.

    yahu dedim elinde google var, yaz ingilterenin su mahkemesinin bilgilerini, orda cikacak fax numarasi ile sana faxi yollayan kisinin fax numarasini karsilastir, anlarsin dedim. ikisi de ayni numara yani. biraz yumusar gibi oldu, dedim bu yaptiginiz olayin yasal bir dayanagi yok. siz sadece benim isimi zorlastiriyorsunuz.

    neyse artik bu olaylardan sonra dosyami viyana'ya yolladilar ve 5 is gunu sonra calisma musademin gelecegini soylediler.

    ve bu sabah telefonla beni aradilar yanlarina cagirdilar, iceri girdim ve bana ufak bir sorun oldugunu soylediler. simdi assagidaki yaziyi iyi okuyun, sadece tek bir cumle yazacagim, ve bundan sonra iyi dusunun, bir turk olarak bir musluman olarak , avrupa denen bok cukurunun gobegindeki bu ulkenin halen nasil olur da demokrasi ve insan haklarindan bahsettigini anlayin. memurun bana cumlesi suydu;

    "sizin calisma belgeniz su an elimde fakat, siz su an calismadiginiz icin, maddi olarak ailenizi gecindirecek parayi kazanamiyorsunuz, maddi durumunuzu daha iyi hale getirdiginiz an size bu belgeyi verecegim"

    calisma izni olmayan birisine, calisma izninizi size veremem cunku calismadiginiz icin maddi olarak hazir degilsiniz, diyen insanlarin ulkesi. butun kalbimle bu insanlarin birgun turkiye'ye tatile gelmesini bekliyorum. allah beni ve de o memuru birgun mutlaka karsilastiracak.

    -alıntıdır-

    http://www.eksiduyuru.com/index.php?m=d&id=107389

    kendisine ulaşmak isteyenler benimle bağlantı kurabilir.
  • "avusturya'nın tarihteki en büyük başarısı, tüm dünyayı, hitler'in alman, beethoven'in de avusturyalı olduğuna inandırmalarıdır" gibi bir laf vardı zamanında..

    bir de (bkz: anschluss/#8114743)
  • sen git "nazilerin ilk kurbani biz olduk, oy bizi anschluss ettiler" diye aglak maniler düz, yahudi soykiriminda topu almanya'ya at, ama hirvat fasistleriyle birlikte ikinci dünya savasi sirasinda balkanlar'da yapmadik pislik birakma, sonra da yugoslavya'nin parcalanmasi sirasinda insanlik suclari isleyen savas suclularini iade etmedigi icin müzakere baslangici ertelenen ayni hirvatistan'i, mük kemmel bir atlayisla türkiye'ye karsi koz olarak kullan. 1683'te "barbar" türklerin viyana'yi kusatmalarini, sanki daha dün olmuscasina, hala ders kitaplarinda minicik cocuklarin kafasina kazi, türkleri 17. y.y.'dan itibaren kana susamis barbar sürüsü olarak resmeder, yontar ve nitelendirir iken gayet hümanist bir tavirla merzifonlu kara mustafa pasa'ya ait oldugu iddia edilen kafatasini bir kac yil öncesine kadar müzende ele güne sergile, alti üstü 250 bin müslümanin yasadigi ülkende dinimiz, kültürümüz elden gidiyor propagandasi yap, üstüne de jörg haider gibi bir baris ve kültür elcisini iktidara tasi, bu yüzden ab ile iliskilerin donma noktasina götür, ama arada ufaktan tirsarak haider'i uzaklastir, türkiye icin imtiyazli ortaklik diye yapmadigini birakma, abd'den "ne yapiyon lan sen kanguru kilikli, ha sen ötekiydin di mi? her neyse, ne yapiyon lan sen habsburg pisekari?" diye telefon gelince de, "yok biz öyle bir sey demedik, türkiye'nin tam üye olmasi taraftariyiz, evet efendim, sepet efendim" diye öyle bir kivir ki nesrin topkapi'yi gölgede birak. iste size alplerin incisi, avrupa'nin yemyesil kalbi avusturya. nieyyt, sözlükten topladik yigitleri dört nala geliyoruz, üstelik bu sefer ückagitci kirim hanini gözcü yapmayacagimiz gibi, en son kablosuz teknolojiyle donattigimiz lagimcilarimizi firincilariniz tarafindan farkedilemeyecek kadar da sessiz calistiracagiz; polonya'dan da artik ordu falan degil, gelse gelse göcmen isci gelir bundan sonra. bittiniz oglum siz!
    yok be saka yahu, siz hala 1683'e takili kalmissiniz be kuzum, ama olmaz ki böyle, coluk cocuga ayip oluyor, nicht wahr?

    dipnot: mozart'a laf söyletmem bak, onun yeri ayri, zaten, özsalzburglular kiraathanesinde cayci söyledi, babasi kusatmada esir alinan humbaracibasi sebinkarahisarli mahmut efendi imis, saraya alinmis, sonra olaylar gelismis...
  • avusturya’da yaşayan biri olarak avusturya hakkında biraz bilgi vermem gerekirse ;

    esrar kullanımı kanunen yasaldır, esrar içilmesine bağımlılık yasasında (suchtmittelgesetzt) herhangi bir atıf yapılmaz. toplumsal alanda içilmesi yaygındır, kimse de dönüp bakmaz bile (schönbrunn sarayı bahçesinde gloriette'in önünde, hofburg sarayının merdivenlerinde, museumsquartier'da içtim...viyana'yı bilen kişiler için buraları örnek verdim)

    esrar üretimi, yetiştirme, edinme, ticaretini yapma, sağlama, satın alma ve satma kanunen yasaktır.

    çalışanlara kanunen yılda 14 maaş verilmek zorundadır. 6. ayda urlaub (tatil) maaşı, 12. ayda weihnachten (christmas) maaşı çift maaştır. bakkal’da da çalışsanız, devlet bakanı da olsanız yılda 14 maaş almak zorundasınız.

    yıl sonunda finanzamt'dan (maliye) steuerausgleich (vergi hesaplaşması) yaparak yıl içerisinde ödediğiniz fazla vergiyi ve işe gidiş gelişlerinizde ödediğiniz yakıt parasını alabilirsiniz (gidiş geliş 20 km'den aşağı olmamak kaydıyla)

    yıllık çalışanların resmi tatil izni 5 haftadır, 25 yıl çalıştıktan sonra yıllık resmi izin 6 haftaya çıkar.

    yılda 16 gün resmi tatil vardır. resmi tatillerde çalışma (mesai) karşılığı 1 güne 2 gün izin verilir.

    işçi hakları çok yüksektir. işçiler çalışmaya başladıktan sonra otomatik olarak arbeiterkammer’e (işçi odası) kayıt olur. işle ilgili her sorun ve problemde arbeiterkammer ücretsiz halleder. arbeiterkammer’de ayrıca ücretsiz kişisel danışmanınız bulunur.

    mangal yapmak orman alanlarında, açık alanlarda, açık otoparklarda yasaktır. istisna olarak ev balkonlarında (kömürsüz, elektrikli mangalla), bireysel evlerin bahçelerinde, bireysel arsalarda serbesttir. buradaki ayrım kamu alanı ve özel alan ayrımıdır. kamu alanlarında alpleri koruma kanunu gereği yasaktır. (benim bir arkadaşım ormanda kimse görmez diye mangal yaptı, şikayet nereden geldiyse artık eve 7200 euro ceza gönderdiler açık alanda mangal yasağını delmekten dolayı)

    viyana’da korna çalmak yasaktır.

    viyana hem başkent hem de avusturya’nın bir eyaletidir.

    avusturya’nın yönetim sistemi cumhuriyettir, bölgeleri eyalet sistemiyle yönetilir.

    avusturya’da 9 tane eyalet vardır, eyalet isimleri ve başkentleri ; viyana (viyana), niederösterreich (sankt pölten), oberösterreich (linz), salzburg (salzburg), tirol (innsbruck), burgenland (eisenstadt), vorarlberg (bregenz), kärnten (klagenfurt), steiermark (graz)

    viyana dünyanın en yaşanılabilir şehri ve avusturya’nın başkenti olmasına rağmen kişisel gelirin en yüksek olduğu bölge oberösterreich’dir (yukarı avusturya), kişisel gelirin en yüksek olduğu şehir linz’dir.

    çocuğunuz varsa aylık 170 euro devletten çocuk yardımı alırsınız, yıllar geçtikçe çocuk büyüdükçe miktar artar. liseye giden çocuklar için bu tutar 200 eurodur.

    çocuk doğunca kadın çalışamadığı için toplam tutar 16.500 euro olmak üzere doğum izni ve parası verilir (eski ismi karenzgeld, yeni ismi kinderbetreuungsgeld). bu miktar bazı opsiyonlara tabidir. 12 aydan 26 aya kadar değişken taksit ve süre miktarı seçilerek toplam tutar aynı olmak kaydıyla kadınlara verilir.

    2.5 yaşında anaokulu başlar fakat zorunlu değildir. 4 yaşında anaokulu zorunlu hale gelir ve göndermeniz gerekir. 6 yaşında ilkokul başlar ve zorunludur. zorunlu eğitim 9 senedir ve çocuk 15 yaşına kadar okula gitmek zorundadır.

    dünya üzerinde en iyi 10 kayak pistinin en az 3-4 tanesi avusturya’dadır.

    avusturya’nın milli sporu kayaktır.

    avusturya bir sanayi ülkesidir, başı çeken sanayi kolları silah, metal ve kağıt sanayidir.

    avusturya’nın en ünlü markaları swarovski (pırlanta, değerli taş), redbull (içecek), steyr (silah), glock (silah), omv (akaryakıt)

    edit : yazım hataları düzeltildi.
  • inanilmaz bir kültürel tarihe sahip oldugu halde son 50 yilda kültürle uzaktan yakindan alakasi olmayan ülke. kendilerini kilitlemeyi cok severler. thomas bernhard bunu daglarin icinde yasamalarina baglar. nazi tarihlerini inkar ederler. viyana haricindeki her yerde kendinizi 100 yil öncesinde yasiyorsunuz zannedersiniz. sütleri güzeldir, domatesleri felakettir. kendilerine göre bir alayciliklari vardir. bunu mizahla karisitirirlar. yol sordugunuzda lafi gereksiz yere uzatirlar. basmakalip degerleri vardir, sürü psikolojisine sahiptirler. ezbere konusurlar. almancalari almanca´dan baska herseye benzer. hele krampus diye bir adetleri vardir ki noel öncesi yaratik kiyafetine giren adamlar (önce kafa cekmislerdir) sokakta yakaladiklarina zincirle hafiften vururlar. zararsiz gibi gözükür ama yakin tarihte kar üstünde kacmak isterken kayip düsüp ölenler görülmüstür. bir probleminiz oldugunda cagirdiginiz polisin agzi bira kokar. bazilari kahvaltida prosecco veya bira icer. sokakta delileri coktur. bir oturusta 40 sise bira icenleri de vardir. ikiyüzlülük (cifte ahlak) kültürel bir özelliktir. yalnizligi, kisisel özel alanlarini cok severler, bunun icin de yalniz ölürler...
  • avusturya'ya 70lerin başında işçi olarak giden ilk türklerden bir amcanın anlattıkları "türk"lerin avusturyalılar üzerinde nasıl bir etki bıraktıklarını göstermesi açısından etkileyicidir. bu amca avusturya'ya ilk gittiğinde bunu duyan avusturyalılar akın akın bu türk'ü görmeye gelmişler. böyle aralarında fısır fısır konuşarak seyretmişler. hergün birileri geliyormuş görmeye. hatta çevre illerden de görmek isteyenler bu türkün bulunduğu şehre geliyorlarmış. bir kaç avusturyalı cesur bayan bu türkten -türk olduğu için- çocuk bile doğurmak istemiş. evli bir bey olduğu için nazikçe reddetmiş amca. ilintili olarak
    (bkz: kerhaneye zenci gelmiş)
  • almanya'da bonn'da doğmuş olan beethowen'ı avusturya'da viyena'da öldüğünden dolayı avusturyalı sayan ancak braunau am inn kasabasında doğan adolf hitler'i alman sayan bir zihniyete sahip ülke.
  • 3 senedir yaşadığım ülke.

    ara ara gizli ırkçılıktan yakınsam da burada asıl sıkıntılı olan konu adamların almandan daha alman olmaları. herşeyi doğru yapmaya çalışıyorlar, arada yapamayan oldu mu da bakışlar "ah ulan gerizekalı yine mi sıçtın" a dönüyor. bir müddet sonra bıyık altı gülüş ve sarkastik konuşma kombosuyla yıkıyorlar adamı. ilk bir kaç ayım buna alışmakla geçmişti, daha sonra hata yapmamayı öğrendim. ancak genel olarak hissettiğim kadarıyla sürekli uyanık olma duygusu bir yerden sonra yıkıma geçiyor. sanırım çoğu avusturyalının aşırı depresif olmasının nedenlerinden biri de bu olabilir.

    adamı dil öğrenmekten de soğutuyorlar. ulan dünyanın hangi ülkesine gitseniz, yerel dili çat pat konuşmaya çalışan turiste gülümseyerek yardımcı olmaya çalışırlar. burada ise suratına öyle bir bakıyorlar ki kendini aptal gibi hissediyorsun.
  • başkenti genelde viyana'dır ama sidney de paralel başkenttir.
  • holocaust konusunda akıl almaz bir yüzsüzlük sergileyen ülkedir.

    alman askerlerini çiçeklerle karşılamalarına*, yahudileri kurtarmak için neredeyse hiçbir şey yapmamalarına, soykırımda rol alan bir çok kişinin (başta adolf hitler ve adolf eichmann olmak üzere) avusturya kökenli olmasına, yedi milyon vatandaştan beş yüz elli bininin nazi partisine üye olmasına, altı büyük toplama kampından dördünün avusturya kökenlilerin kontrolünde olmasına rağmen "nazilerin işgal ettiği ilk özgür ülke" gibi bir ünvan alarak mazlum rolü oynamışlardır. buna benzer bir yüzsüzlüğü de fransa yapmıştır.