şükela:  tümü | bugün soru sor
  • lise tarih kitaplarında bunun adının geçtiği yerde her zaman prusya'yı da görürdük.
  • avusturya ve macaristanin ortakligi uzerine degil avusturyalilarin daha dogrusu habsburglarin macaristani guc yoluyla kontrol etmeleriyle dogmus, yasamis, olmus bir imparatorluk ve bir tarih kitabi klasigi.
  • 1868 yılında avusturya imparatorluğu'nun franz josef krallığı altında ikili monarşiye dönüşmesiyle kurulup, birinci dünya savasi sonunda yıkılan devlet.

    sınırlarında günümüzün şu bölgelerini barındırmaktaydı:

    hırvatistan
    çek cumhuriyeti
    galiçya ve rutenya (batı ukrayna)
    avusturya
    güney polonya(krakow dahil)
    macaristan
    trento ve trieste(kuzeydoğu italya)
    slovakya
    slovenya
    vojvodina(kuzey sırbistan)
    bosna hersek
    transilvanya ve banat(kuzeybatı romanya)
  • osmanli imparatorlugunun balkanlarda ilerlemesini engelleyen 1918 de yikilan imparatorluk. slovakya, avusturya, macaristan, eski yugoslavyanın, romanyanın ve ukrayna`nın bir bölümünü bu imparatorluktaydi.
  • napolyon savaşları sonrası rusya ile beraber kıta avrupası'nın en güçlü ve nüfuzlu monarşik devleti haline gelen çok uluslu avusturya imparatorluğu, 20. yüzyıla doğru gelirken bu üstünlüğünü çoktan kaybetmişti. avusturya imparatorluğuiçindeki halkı derin bir şekilde bağımsızlık fikirleriyle etkileyip isyan ettiren fransız ihtilalisonrası, 1830 ve 1848 yıllarında gelen ihtilallerle üst üste iki kez sarsılan imparatorluk, iyice buhrana girmiş ve 1866 prusya-avusturya savaşı ile, "büyük güç" olma, cermen dünyasında liderlik gibi hayallerini bir kenara bırakarak artık var oluşunu sürdürme derdine düşmüş, alman dünyasında liderlik siyaseti yerne rusya ile balkanlar mücadelesine yönelmiştir. bu durumda da ortak çıkarlara sahip olduğu ırkdaşı almanya'nın liderliğini yaptığı üçlü ittifak'a dahil olmaya mecbur kalmıştır. osmanlı'nın 93 harbi sonucunda balkanlar'ı terkiyle daha büyük bir sorunla karşı karşıya kalan avusturya, bölgede milliyetçi temellerle kurulan ve avusturya'dan toprak talepleri bulunan rus destekli sırbistan ve romanya ile uğraşmak zorunda kalmıştır. avusturya-macaristan, transilvanya(erdel) üzerinde talepleri olan romanya'yı 1883'te üçlü ittifak'a dahil etse de sırbistan devleti, avusturya'nın bünyesinde barındırdığı slav unsurları milliyetçi etkiyle kaşıyarak, rusya'nın panislavizm emellerine katkıda bulunuyor, kendi de topraklarını genişleterek "büyük sırbistan"'a ulaşmayı hayal ediyordu. sırbistan ile yaşanan bu gerilim ve diğer balkan devletleri üzerinde etki kurma çabası, geniş açıdan bakıldığında avusturya'yı, eski dostu monarşik rusya ile çetin bir balkan hakimiyeti mücadelesine sokuyordu. balkanlar, bu iki devlet için, avusturya'nın pan-cermen, rusya'nın pan-islav emelleri dolayısıyla etnik ve pazar mücadelesi bakımından da ekonomik bakımdan bir satranç tahtası oluyordu. 1908 yılında osmanlı devleti'nde meşrutiyet hareketlerine denk gelen, bulgaristan'ın da bağımsız olduğu aradaki boşluktan yararlanarak bosna-hersek'i kendine ilhak eden avusturya, rus şimşeklerini üzerine çekiyor, az daha pan-cermen pan-islav bazında başlayacak bir dünya savaşı'na altı yıl önceden sebep oluyordu. bu diplomatik kriz son anda aşıldıysa da, bu hareketin sırp- rus emellerine vurduğu darbe sonucu oluşturduğu etki, fransa'nın alsace-lorraine acısından farklı olmayacaktı. aynı zamanda italya'ya venedik bölgesini vermiş olmasına rağmen trentino-trieste bölgesine olan italyan talepleri de italya bölümünde daha geniş işlendiği üzere, sürmekteydi. franz josef'in avusturya'sının yegane politikası çifte monarşi olarak anılan ve 1868 de macaristan'ın da eklenmesiyle oluşan avusturya-macaristan devletinin üniter yapısı ve birliğini koruyabilmekti. dış devletlerden gelen baskı ve taleplerin yanı sıra, avusturya, kendi içindeki, çoğunlukla da slav olan sürekli ayaklanan milliyetçi unsurlarla da uğraşmak zorundaydı( çekler, slovaklar, hırvatlar vs.)bu sebeple avusturya, dışardan gelen en küçük toprak talebine dahi olumlu cevap veremezdi. zira biliyordu ki, böylesi bir cevap, içerideki ulusları da bağımsızlık isteğiyle azdıracak, küçük devletleri de toprak istemeye teşvik edecek, imparatorluk böyle bir durumda zaten otomatikman parçalanacaktı. her ne kadar "çifte monarşi" içinde değişik ırklara mensup insanlar başa bela olsa da, bunlar aynı zamanda, avusturya'nın avrupa'da kısmen "büyük güç" kategorisine erişmesini sağlayan iş gücünün, askeri mevcudun ve büyük toprakların parçalarıydı.zaten çok küçük bir kıyı şeridi olan, bir kara devleti niteliğindeki avusturya'nın sömürge elde etmek gibi bir derdi de yoktu. ancak yine de italyan donanmasının gelişimi üzerine avusturya, en azından olası bir amfibik çıkarma yahut ablukayı engellemek için bir donanma inşa etmeye başlayacaktı. şu an için sömürge emelleri olmasa da avusturya, bu donanmayla, adriyatik denizi kontrolünün yanı sıra, akdeniz'de söz sahibi olmaya başlamak istiyor, çıkabilecek bir savaş sonrasında rusya'dan alacağı topraklarla karadeniz'e de inmek istiyordu.

    bütün bu engin güce rağmen, sömürgesiz, balkanlar'da umutsuz bir pazar rekabetine girmiş avusturya'nın kaynakları uzun sürecek bir savaş için yeterli değildi. ülke kendini total savaşta ancak 2-3 sene idare edebilirdi. ülkenin kendi bütünlüğünü koruyabilmesi, ayakta kalabilmesi için, öncelikle almanya'nın dostluğu ve desteği şarttı. almanya, 1914'te veliaht franz ferdinand'ın ölümü sonrası avusturya'ya "açık çek" önermiş, yani her şartta destek vaad etmiş olmasına rağmen avusturya, bir savaş durumunda, çok cepheli(3-4 cepheli) bir savaşa maruz kalacaktı. bunun yanında bir de, savaş zamanı düşmanla işbirliği yapacak, savaş zamanının zorluğunda ayaklanarak imparatorluğu içten yıkmaya çalışacak gruplar vardı. bütun bu felaket senaryosu, avusturya'nın önlenemez çöküşü demekti... yüzyıllardır süregelen monark çatırdıyordu, ancak kesinlikle savaş sonrası yanında başka krallıkları da götürecekti...
  • (bkz: nemçe)
  • varlığı, gücü, duruşu ve 19yy sonlarına doğru hızla çöküşe doğru gidişi hakkında kolayca bilgi sahibi olmak istvar szabo'nun muhteşem filmi colonel redl'i seyretmek ile mümkündür. bir ilber ortaylı tavsiyesi. tarihi dönem filmleri arasından her yönüyle sıyrılan, hem tarihi hem de derin işlenen karakterleri ve yoğunluğu ile gerçekten sinema açısından değerli bir eser.
  • taş hanımlarla ünlü bir imparatorluk.
  • hey gidi namli sanli ulke hey diyecegimiz ikili