şükela:  tümü | bugün
  • görünce "rumbala rumbala rumbamba" dedirten marş.
  • ispanya’nın çağdaş oyun yazarı jose sanchis sinisterra’nın ispanya iç savaşı’nda geçen oyunu. ibb şehir tiyatroları yorumuyla iki perde ve yaklaşık 100 dakika süren oyunda, milliyetçi franco rejimi tarafından rehin alınarak gösteri sunmaya zorlanan karı-koca varyete oyuncuları carmela ve paulino’nun baskı altında sanatlarını icra etmeye çalışmaları konu ediliyor. kurşuna dizilmeyi bekleyen paulino hayatta kalmak için her yolu denerken, carmela cumhuriyetçilerin aşağılanmasına ve ölüme gönderilecek olan “komünist” polonyalı esirlerin haline tahammül edemeyerek ispanya’nın ve isyanın sesi oluyor. oyun boyunca kendini hissettiren iç savaşın korkunçluğu ve faşizme karşı özgürlük mücadelesinin yanı sıra sanatın gücü de dikkat çekiyor.

    oyunculuklarda, her devrin adamı paulino rolünde çağatay palabıyık adeta oyunu sırtlanmış. fakat rol arkadaşı ada alize ertem aynı ağırlığı gösteremiyor. şahsen carmela karakterinin daha baskın olmasını, handiyse direniş ruhuyla sahneyi ateşe vermesini beklerdim. sanırım ikilinin kimyası pek tutmamış.

    oyunun dekoru ve ışık yönetimi başarılı. ay carmela’nın muhteşem tınıları başta olmak üzere müzikler çok güzel. yalnız keşke final o son dans sahnesinde olsaymış.
  • geçenlerde şehir tiyatrolarında izlediğim oyun. daha önce metnini okumuş, dramaturgisini incelenmiştim. o günden beri hayranım oyuna. oyun gayet başarılı aktarılmış paulino karakterini oynayan çağatay palabıyık çok başarılıydı. ay carmela rolünü oynayan hanımefendi de iyiydi ancak bizim izlediğimiz oyun özelinde enerjisi biraz düşük kalmıştı.

    savaşın acılarını, fakirliği, faşizmi, ufak mutlulukları ve en önemlisi de ideallerinden vazgeçmeyenleri çok iyi anlatan bir oyun.

    sadece ay carmela şarkısını dinlemek için bile gidilir.
  • 2019 yılı itibari ile sahnelenmeye başlayan, vasat bir ibb şehir tiyatroları oyunu.

    özellikle ruhsar kıvamında geçen ilk perde çok sıkıcıydı.

    ispanya iç savaşı sırasında franco rejimi askerleri tarafından öldürülen carmela, taa öbür dünyadan eşi paulino'yu ziyarete gelir. tüm ilk perde, bu ziyaretlerle, gel-git'lerle geçer.

    ikinci perde ise, carmela'nın öldürülüşünü anlatan bir flashback'tir. ikinci perdede hikaye geriye döner ve carmela'nın nasıl öldürüldüğünü görürüz.

    hani kötü demek istemiyorum. oyuncular vs. çok emek vermişler belli. ama yani gitmeseydim de olurdu dediğim oyunlardan biri oldu.

    özellikle yukarıdaki entry'lerden birinde zihni göktaycibali karakolu ile falan kıyaslanmış. yazar arkadaş kusura bakmasın ama kanaatimce "ay carmela" ile "cibali karakolu" aynı cümle içinde bile kullanılmamalıdır. aksi durum cibali karakolu'na hakarettir.
  • ibb şehir tiyatrolarının tek başına izlendiğinde bile keyif verebilen nadir güzel oyunlarından biri. insana eski bir aşkını hatırlatıyor. neredeyse 15 senedir unuttuğum dans aşkımı depreştirdi. flamenko ya da tango kursuna yazılmazsam iyidir.
    oyuna gelecek olursak, ilk perde nispeten durağan ama ikinci perdede iyice yükseliyorsunuz. o kadar ki reveransta oyuncuların heyecanı sizin katharsisinizle birleşip harikulade bir son oluyor. oyuncular çok başarılı ama paulino burun farkıyla alır. ay carmela marşı, müzikler, danslar ve o dekor... ah o kurşun deliklerinden ışığı sızdıran duvar harikaydı. teşekkürler naşit özcan.
  • carmela'ya oyun boyunca aklımdan çıkmayan orhan veli dizelerini bırakmaya geldim;

    "sade kadın değil, insan.
    ne kibarlık budalası,
    ne malda mülkte gözü var.
    hür olsak der,
    eşit olsak der.
    insanları sevmesini bilir
    yaşamayı sevdiği kadar."
  • ışık ve müzikler iyi. adamın içinde bulunduğu duyguyu da iyi veriyor ama sanki danslar çok çok çok daha iyi olabilirmiş ve müzikler ne bileyim tam eşlik edeceksiniz pat kesiliyor gibi.

    kadın oyuncunun sesi çok güzel. ay ne bileyim flamenkoyu tüm damarlarında hissetmeyi bekliyor insan.

    kötü bir sahnelenim yok ama sanki daha da iyi olabilirmiş.

    yine de gidin. insan olduğunuzu, sevdiklerinizi kaybedince nasıl bir ruh haline bürüneceğinizi ve savaşın ne boktan bir şey olduğunu hisseder çıkarsınız oyundan.
  • istanbul büyükşehir belediyesi şehir tiyatroları nın bu sezon oynamaya başladığı, iyi bir metne sahip olan, kadın ve erkek oyuncularının başarılı performansıyla dikkat çeken fakat tüm bunlara rağmen temposuzluğu nedeniyle biraz yavan kalmış oyunu.
    keşke daha çok müzik, daha çok dans ve daha çok isyan görebilseydik sahnede.
    ilerleyen yıllarda devam ederse belki o zaman daha hareketli bir oyun haline getirilebilir.
    ama şehir tiyatrolarının bir sahnesinde el pueblo unido jamas sera vencido sloganını duymak ve ay carmela şarkısını dinlemek bunca senenin ardından güzel bir his bırakıyor.
  • ne kadar iyi olduğuna karar veremediğim şehir tiyatroları oyunu. oyunun metni belki çeviriden kaynaklı olarak biraz eksik gibi, yeterince vurgulu ve alakalı değil gibiydi. ilk perde daha durağan iken ikinci perde daha güzeldi. sahne kullanımı, dekor, kostümler ve müzik çok güzeldi ama ay carmela’yı daha çok duymayı beklerdim. kesinlikle dans etmeye, özellikle flemenkoya özendiriyor. eve gidip vidyolarını izledim uzunca. erkek oyuncu çok başarılıydı ancak carmela’yı canlandıran kadın oyuncu yeterince asi ve isyankar bir karakter olamamış bence. izleyiniz.