şükela:  tümü | bugün
  • - bir adet eski gazete
    - bir adet derin dondurucu
    - bir kaç tane küçük boy poşet
    - eser miktarda su
    - bir adet hamam tası

    gazeteyi jünyen et ebatlarında doğruyoruz.
    içine su doldurduğumuz tasımızın içine gazeteleri yatırıyoruz.

    gazetelerimiz beş dakika suyun içine marine edildikten sonra,
    küçük boy poşetin içine tıkıyoruz.

    bu poşetimizi ikinci bir poşetin içine geçirip,
    ayakkabının ayağınızı tahriş eden burun, kenar, kıç, küpeşte kısımlarına yerleştiriyoruz.
    ve tekrar ayakkabıyı bir poşetin içine atıp, buzluğa yerleştiriyoruz.

    bir kaç saat sonra ayakkabınızı kontrol edin buz aşırı miktarda genleşip ayakkabınızı patlatmasın.

    lastik, spor, kösele, deri her türlü ayakkabının bakımı için idealdir.

    dar ayakkabılarınıza birden fazla defa buzluğa atıp çıkarttığınızda, iyice açılıp kalıbın genişlediğini, giyilecek kıvama geldiğine şahit olacaksınız.
  • insanda yolun ortasında duruverme, bir milimetre dahi ilerlememe, hatta bir ömür boyu duralak yaşama arzusu uyandıran antipatik vuruş türü; misilleme yapılması imkânsız hain darbe.
  • yıl olmuş 2012, hala bu duruma adam gibi bir çözüm yok. yeni aldığım ayakkabı, giydiğim gibi ayağımı vurduğu için bir haftadır topuğumda yaraynan geziyorum. bilim adamları, ateyisler falan birşeyler yapsın buna. yeter lan.
  • ayakkabı ilk kez giyiliyorsa ve ayakta naylon diye tabir edilen ince çoraplardan varsa, ilerleyen saatlerde yürüdükçe ayağın arka derisini sıyırır alır ayakkabı. şişliği bırakın, sıyrılmış deri parçası ve kanla karşılaşırsınız ayakkabıyı çıkardığınızda.
    bir yerde oturuyorsanız bir nebze olsun acıya katlanmak mümkündür oysa yürümek öyle zordur ki... kimse olmasa da ayakkabıları çıkarıp elime alsam, yalın ayak yürüsem dersiniz. hele ki kalabalık bir ortamda insanlara renk vermeden acınızı çekmeye gayret ediyorsanız.
    yine de ayakkabının arkadan vurması kötüdür ama yandan ve üstten sıkması yanında solda sıfırdır
  • denilen o ki, ayakkabıyı ilk aldığınızda akşamdan buzluğa koyup sabah çıkarıp giymenizle ortadan kalkacak can sıkıcı durum.* bir ayakkabıcı önermişti ve sonra da bir tanıdığım bunu denediğini ve işe yaradığını söyledi. sonra bana bu durum çok saçma geldiği için bir kaç yerde konusunu açtım ve de deneyen bir sürü insan ortaya çıktı.

    bir de bunu deneyen insanlar sanki çok önemli bir sırra ulaşmışım gibi "tabi öyle yapınca öyle oluyor" şeklinde sözler, bakışlar ve kafa hareketleri yapıp, 'bak sen de bu bilgiye ulaştın iyisin hadi' türü hareketlerle beni kutsadılar.
  • ayakkabi vurmasi sikayeti olan bazi mazosistler* "niye baska ayakkabi giymiyorsun*?" sorusuna yanit olarak "aksam ayakkabiyi cikartinca hissettigim rahatlik cok hosuma gidiyor da ondan" diye cevap verirler.
  • "vurmak" deyiminin çok iyi ifade ettiği durum, zira mafya filmlerindeki gibi ayağınızdan vurulsanız (bkz: topuğuna sıkmak) ancak öyle acı verir.
  • abartarak söylersek: büyük mutluluklara açılan kapıdır. meseleye alçakgönüllüce yaklaşırsak: iyidir. böylece her adım atışınızda başka dertlerinizi unutursunuz.
  • yıllardır paşalar gibi giydiğiniz converseinizin birgün size işkence etmeye karar vermesiyle eve kadar cnntürk pengueni gibi gelmenize neden olan durum.

    hayır neden yıllar yıllar sonra?
  • normal ayakkabıyı anladım da en iyisinden spor ayakkabı niye vurur onu anlamadığım, ayakkabı üretiminden kaynaklanan sorun olduğunu düşündüğüm olay. o spor ayakkabının arka en üst kısmını ayak bileğine gelen kısmını oraya ergonomik dizayn etsen o oraya vurmayacak.

hesabın var mı? giriş yap