şükela:  tümü | bugün
  • saygı duymakla nefret etmek arasında karar veremediğim insanlardır bunlar. bahsettiğim tipler, arabadan inip günde yüzelli defa makinelerle parlatılan granit zeminlerde yürüyen, ordan çıkıp tekrar arabasına atlayan falan, steril ortam adamları değil yalnız. onların ayakkabılarının temiz olması normal zaten. benim bahsettiğim tipler otobüse falan binen, istanbulun kaldırımlarında senin benim gibi yürüyen insanlar. arkadaşım manyak mısınız lan siz?! nasıl başarıyorsunuz bunu?

    bakın şimdi her gün mecideyeköy şişli arasını yürüyen bir insanım. o yol boyunca kaldırımda hiç denk gelmiyorsam iki defa yerinden oynamış kaldırım taşına denk geliyorum ben. otobüse her bindiğimde en az iki defa ayağıma basılıyor. ve hatta geçen amcanın teki koltuktan atlarken baldırıma bastı la! ayak ne kelime. ben bu haldeyken, gözüm takılıyor arkadaş bu insanların yaldır yaldır, cillop gibi ayakkabılarına. havada mı yürüyosunuz arkadaşım siz? lan ben galoşla gezsem o kadar temiz tutamam ayakkabılarımı. hele açık renk nubuk giyenleri var ki bunların... ben onlara hiçbir şey demiyorum. allahınızdan bulun! ben nubuk botlarla ilişkimi keseli onbeş yıl oluyo lan!

    şimdi diyeceksiniz ki, iyi de ne olmuş birader, neden takıyorsun bu konuya kafanı? aha buyrun: (bkz: erkeğin ayakkabı temizliğine önem veren kız modası)

    şu an ayağımdaki ayakkabılara baktım ve bir uğur gürsoy karikatüründen de ilham alarak şunu söylemek istiyorum: seksten bu kadar uzaklaştığıma inanamıyorum lan! :((
  • (bkz: lutfi pekta$)
  • özellikle ayakkabıları beyaz converse ise şaşkınlık yaratan insanlardır.
    yahu o ayakkabı bir bez parçası, hadi geçtiğin yol çamurlu değil diyelim. ama etraf toz kaynıyor, nasıl bembeyaz tutabiliyorsun onu ya! kirlendikten sonra silinse de eskisi kadar beyaz olmaz diye düşünüyordum ta ki bugun kolkola gezen 3 kızın ayağında bembeyaz, gözümü alan converseler görene kadar.
  • birkaç örnekten yola çıkarak söyleyebilirim ki gidecekleri yerde değiştirmek üzere yedek ayakkabı taşıyor olabilir bu insanlar. benim gibi yürürken bi ayağıyla diğerine basarak ayakkabısını kirletmeyi başarabilen insanlar da hayretle sırlarını çözmeye çalışıyor hala.
  • aynı zamanda yağmurlu günlerde pantolon paçasını çamur yapmadan yürümeyi beceren insanlardır. imrenilesidir..
  • pantolon paçaları pis olan insanlardır...
  • birkaç alt başlıkta incelenebilecek olan insanlardır:

    1. gelişmiş ülkelerde yaşayan insanlar:
    hemen ilgili bkz'ı verelim: (bkz: finlandiya'da çamur olmaması). o kadar imrenilmiş ki başlığını bile açma ihtiyacı hissetmişler.
    avrupa deneyimi olanlar bilirler ki, almanya, isveç, finlandiya, norveç ve benzeri ülkelere kışın yağışın en abartı boyutlarda olduğu dönemlerde gitseniz bile eğer bot giyiyorsanız o botun üzeri sadece ıslanır, kuruyunca da geriye hiçbir çamur, toz, toprak izi kalmaz. tatile, sürekli yürümeye, keşfetmeye gittiğiniz bu ülkelerde bir hafta yürürsünüz. bir haftanın sonunda ayakkabınız cillop gibidir. istanbul'a döndüğünüzde havalimanından evinize kadar olan mesafe kadar süre zarfında ayakkabılarınız kirlenme, tozlanma, çamurlanma riski altındadır.

    2. gideceği yere göre ayakkabı giyen insanlar:
    bu tip insanlar sabah evden çıkmadan uğrayacağı ortamda karşılaşabileceği bilimum çamur, toz, toprak, kir ve pas ihtimalini düşünerek ayakkabı giyerler. çok daha titiz olanları çalıştıkları ofiste, arabalarında, yanlarında giydikleri ayakkabıya göre çeşitli temizlik malzemeleri bulundururlar. eğer gidecekleri mekan çamurlu bir ortamsa, iki badem yağı darbesiyle çamuru saf dışı edebilecek türden ayakkabı giymeye özen gösteren, hangi ayakkabının hangi ortamda hangi malzeme ile pratik bir biçimde temizleneceği konusuna hakim insanlardır.

    3. kirli ortamda çalışan insanlar:
    bilhassa demir çelik, ağır sanayi ve benzeri makine yağı ve pasla karşı karşıya kalma ihtimalli sektörlerde çalışan, zamanının bir bölümünü fabrika içerisinde, ayakkabısına yağ damlama riski ile geçiren insanlardır. bu insanlar ayakkabılarını nasıl temiz tutarlar demeyin sayın okurlar; çalıştıkları ortamdan dolayı ayakkabı kirinden çok çekmiş oldukları için, daha fazla önlem alır, dikkat eder olmuş insanlardır bunlar. fabrika ortamı için hep yedek, kirli ayakkabı bulunduran insanlardır. bunun yanı sıra ikinci alt başlıkta belirtilen hususları da harfi harfine uygularlar.
  • tanıdığım birinin de aralarında olduğu insanlar topluluğu. günümüzde ayakkabıları temiz tutmak gerçekten güç, ayakkabılar bizim her şeyimiz. şahsen ben ayakkabılarımı çok seviyorum. kendi ayakkabılarıma bakıyorum, başkalarının ayakkabılarına da bakıp etkilenmeden edemiyorum. bununla birlikte her an her yerde ayakkabıların kirlenmesi an meselesi. evinin temizliği konusunda titizlik gösteren insanların dışarının pisliği konusunda bu kadar tutarsız olması gerçekten anlaşılmaz. bunun haricinde sokaklar çamur seli. değişimin önünde kirlenmeden durmak hemen hemen imkansız gibi. asfalt göçüyor, kaldırım taşları karolarına basılınca çamur fışkırıyor. sokaklarda yürümeyen birinin bile ayakkabılarının temizliğini koruyabilmesi kabus gibi, arabanızla gidip geldiğiniz yerler yollar nasıl yerlerse arabaya inip binerken bile lastiklerin pisliğinden kaçış yok illaki ayakkabılarınız, hiç olmadı üstünüz mutlaka pislenecek. pislik insanlığın peşini hiç bırakmadı bu tarih boyunca böyle oldu, böyle olunca ayakkabılar da alındığı ilk gün kadar hiç temiz olmadı kabul etmek lazım.
    tüm bunlara rağmen ayakkabısını temiz tutmayı başaran birini tanıyorum o da garip biri zaten. takıntılı mıdır nedir eve geldiğinde ayakkabılarına özel bir raf seçiyor koca rafa tek bir çift ayakkabıyı yerleştirip bencilce başkasının ayakkabısını sıkıştırıyormuş. itiraf etti hep içinde bir korku bir tedirginlik "ya ayakkabılarım kirlenirse!".
  • askeri personel. isterlerse tutmasınlar.