şükela:  tümü | bugün
  • taksiye binmişsinizdir, açık olan radyonun frekansına ve/veya o sırada çalan müziğe dikkat etmezsiniz. hatta çok zayıf bir ihtimal de olsa, normal zamanlarınızda keyifle dinlediklerinizden biri bile olabilir. ses biraz yüksek gelmiştir, muhterem şoförden biraz kısmasını istersiniz. o ise tek bir hareketle, kökünden kapatır radyoyu. bu bazen radyo olur bazen klima.
  • kısaca nerede nasıl davranacağını bilememe ya da sonuçlarını öngörememe bazen de önemsememe halidir. böylesi kişilerle bir ilişki sürdürmek çok zordur. zira her an ne yapacakları belli olmadığından sürekli bir kontrol ve neticesinde çatışma halinde olmanız mümkündür.

    en etkili yöntemi size zarar veren ayarsızlık davranışlarını anında ve en açık haliyle ifade ederek, rahatsız olduğunuzu söylemenizdir.
  • yeni türkiye'nin ve vatandaşlarının en büyük sorunlarından.

    güç, iktidar geçici şeylerdir. tarih çok kısa sürede alaşağı olmuş iktidarlarla, yöneticilerle dolup taşıyor. eline güç geçenin kendisi gibi olmayanları ezmeye çalışması doğru olmasa da doğal lakin ayarsızlık başa bela.

    günümüz konjonktüründe herkes iktidara yanlama, bir şeylerden nemalanma derdinde. e tabii "devey cilve yap demişler, gitmiş kahvenin camını kırmış" atasözünü kendine şiar edinen bir halk söz konusu olunca çok absürt sahneler çıkıyor ortaya.

    "recep tayyip erdoğan bizim için peygamber gibidir" diyen vardı mesela. fazla sivrildi, eminim hala bir yerlerden nemalanıyordur ama göz önünden çektiler. yıllardır en büyük piyonlarından olan rasim ozan kütahyalı'yı bile kovaladılar "öeh artık" diye.

    fakat şahsımca en büyük sorun lüks ve şatafat düşkünlüklerinin uçsuz bucaksız olması. bu ülkede iktidara gelen herkesin "yediği" çok büyük ihtimalle doğrudur. lakin bu kadarını kimse görmemişti. koskoca ülke batırılır mi yahu? elinizin ayarı olsun biraz. azar azar, çaktırmadan yapın ki bari çok acımasın.

    ama yok, gözler dönmüş bir kere. eline para verilmiş küçük çocuk gibi, bitirmeden rahat etmediler. bitti ama nihayet, yiye yiye bitti koskoca ülke. hepimiz hayatımızı bu adamların yarattığı zararı karşılamaya adasak yine yetmeyecek. ne diyebilirim ki, bir kez geldik dünyaya onda da her yer varoş varoş, altın varaklı osmanlı mobilyasıyla dolsun, resmi kurumlardaki en tırt yöneticinin bile altına mercedes çekilsin diye çalıştık/çalışıyoruz. ben emin değilim pek ama umarım bir ilahi adalet vardır da ödersiniz bunların bedelini.