şükela:  tümü | bugün
  • "keşke öyle bulduğunuz doğası güzel her yerde festival yapmasanız be canım" dediğim festival. ama yok, çok orijinal olacak ya, çok cool olacak, o yüzden bilmem kaç bin insanı o nereden bulduysa bulduğu güzelim yere getirecek, bi de festival yapacak ki itinayla bi kaç seneye içine sıçılıp atılsın. bi sandras kaldı çünkü festival yapmalık, haklı tabi canım benim

    kimse kusura bakmasın ama gerçekten bu konuda fobik oldum artık. ben de istanbulda yaşayan, festivalden festivale koşmayı seven cici bi insanım. ama aynı zamanda bi muğlalıyım ve gerçekten her geçen gün daha fazla doğal alanı orada yapılması çok da şart olmayan etkinlikler yapıp tahrip ediyosunuz dostlar. çocukluğumuzun mutlu yeşil anılarının içine ediyorsunuz.
    tamam gelin tabi, etrafa zarar ziyan vermeden kampınızı da tatilinizi de yapın. ama festival nedir ya?
    bi şey demiyorum ya. ulusal parkta mangal yapan milletiz. sustum, bi şey demiyorum, tamam.
  • 17-21 temmuz 2014 tarihleri arasında muğla / köyceğiz'de bir göl kenarında düzenleneceği duyurulan, "electric universe" ün sahne alacağı, psychedelic trance temelli açık hava müzik festivali.

    türkiye'de bu tip organizasyonların bu sene itibarıyla iyice arttığını görüyoruz. underground kültürünü bozmaması temennisi ile diğer örnekleri;

    (bkz: tree of life festival)
    (bkz: shamballa festival)
    (bkz: n.o.m.a.d. sundance festival)

    bu arada, bu tip yurtiçi / yurtdışı organizasyonlar için emek harcayan technoshamans art collective'e teşekkürler.
  • bu sene tree of life festival yerine gideceğim festival. sandras dağı gibi efsane bir atmosfer, electric universe gibi büyülü bir adam. düşündükçe tüylerim diken diken oluyor...

    the prayer'ı öyle bir atmosferde canlı dinlemek, uuu beybi güzel bi hareketlenme oldu bende...

    http://www.youtube.com/watch?v=thi2fxdfkfm
  • size iki çift lafım var. aynı seti bir gün arayla tekrar çaldırmaya utanmadınız mı? insanlardan 300er 400er söğüşleyip o 2 sene önceki tuvaletleri getirmeye utanmadınız mi? 2 3dj dışında kim ne çaldı biri bana anlatsın? bu kadar kötü bir organizasyon görmemiştim. bu kadar leş müzik yapan bir psyfestival hiç görmedim.
    sikik sikik dj'leri doldurup bizi badden bade sürükleyen bu saçma organizasyona artık gidilmeyeceği gayet açık.

    olaya bak; stagede dans ediyoruz, arkada evin sahibi gibi oturmuş yok sansar salvolar, selolar, kekolar bir yanda,
    haplanmaya gelmiş apaçiler öbür yanda.
    ulan hepsini geçtim bok gibi çaldınız bok.
    üst-üste binen trackler, ses sisteminin zırt pırt bozulması. 2 yıldır insanlardan çaldığınız paralar acı acı çıksın sizden. bedduam da tutar hani.
  • hemen belirteyim, kapıda o yağmurun altında 24 saat canla başla çalışan jandarmaya hakarettir bu ''hükümetin henüz keşfetmediği festival'' yazılması.

    araçlar içeri alınmadı, tüm çantalar detaylıca arandı, hatta saatlerdir arayıp bulamadığım sigara paketini bulup çıkardılar.

    içeride 3 tane narkotik köpeği tüm festival boyunca devriye gezdi.

    yine özel güvenlik ve jandarma içeride devriye halindeydi.

    stand'ları maliyeciler bastı, iki stand için işlem yapılıp kapatıldı.

    sürekli küfür ve kavganın olduğu futbol maçları da böyle denetlense keşke.

    festival ile ilgili geniş bir yazıyı yakında buraya asacağım.
  • iyisiyle kötüsüyle sorunsuz atlattığımız festival.
    bakalım neler dönmüş;

    cuma günü saat 20:00 sularında festival alanında gelmiş bulunduk.
    ilk bomba burada patladı. park eden her araç için 20 lira topladı bir ağabeyimiz. dağın başında, otlak alana park edilen araçlar için para alınmaz. nitekim o kadar temeli çürük bir hamle olmuş ki, " ben bu parayı vermem" dediğimde kimse de ses çıkartmadı.
    vale görünümlü ağabeyimizle de karşılıklı olarak herhangi bir saygısızlık yaşamadık.
    kapıdan itibaren olumlu enerji içimize kadar işlemişti. ta ki müzikler başlayana kadar.

    kimse kusura bakmasın; ama bu kadar tatlı bir organizasyonda bu kadar boktan çalmanıza neden olacak ne yaptık biz size?
    uhu tişörtlü arkadaş, sanırım hakan egemen. 30 parçanın 20'sinde geçiş hatası mı yapılır.
    sonrasında çıkan nirmal. iki ayrı ritimi üstüste bindirdi dakikalarca.
    daha da yazmaya üşeniyorum vallahi. bok gibi çaldınız. pazar öğle saatlerinde stage'in önünün yarısı boşaltı. ve çalan arkadaşlar aynı takılmaya devam ettiler. deneysel takıldığınız o şeyler var ya hani. bilin ki denediniz ve olmadı.

    biraz da güzellikleri yazalım.
    ctsi sabahı çadırdan zıplayarak uyandık ve sahneye koştuk. astropilot çalıyordu. müthişti.
    ertesi sabah fractal wave. belki de festivalin en temiz çalanıydı.
    alternatif stage'e de değinmeden edemeyeceğim.
    bence genel olarak main stage'den çok daha iyi çaldılar. technosu da, psybienti de, ambienti de...

    biraz da ortamı yazalım. herkes şeker gibiydi vallahi. tanımadığın insanları sevebilmek güzel şey.
    yemekler hem lezzetli, hem çeşitli, hem de fiyatı çok uygundu.
    gözleme 8, kumpir 15, köfte, sucuk, tantuni 15, tavuk tantuni 10.
    agartha'dan sonra gözler belli ki ayata'daydı. ama hiç de tedirgin olmadık. çalışanlar da, güvenlik de gayet düzgün yaptılar işlerini.

    son olarak söylemeliyim ki, bu güzelim ortama bu tuvaletler hiç yakışmadı.
  • muhteşem bir sahne kurulmuş olmasına rağmen dj'lerin olduğu gibi progressive'e abandığı, adam gibi darkpsy-hitech ayini yapılmadan geçilmiş festival. katılımın da biraz düşük kaldığını söylemek lazım. ayrıca tuvaletlere o konuda ben de çok kırgınım amk.
  • uyusturucu festivali de denebilir.
  • line up'a diyecek hiç bişey yok. hatta klasik ''şu tür ağırlıkta olmuş, ama bu eksik kalmış çekişmesi'' bile yok.
    electric universe, rinkadink, bitkit, mad maxx, egorythmia, mayaxperience, fuzulu, shane gobi .. çok iyi kadro olmuş ki mad maxx ismini defalarca tekrar etsem olur.

    nereye çadır kurucaz derseniz,

    http://ayatafestival.com/location-2/gallery/

    ses: clear sound & deco: botn

    http://www.deco-botn.com/

    official site ve facebook sayfası..

    http://ayatafestival.com/

    https://www.facebook.com/ayatafestival?fref=ts

    şöyle bişey var ki ülkemizdeki psy festivallerin başarılı olarak nitelenebilmesi için organizasyonun yapması gereken çok şey oluyor. ama tüm bunlar yapılabilse bile ortada ruh diye adlandırılacak o bütünselliği yakalamak çok zor. umarım temmuzda sandras'a gelen herkesin, gece gökyüzüne baktıklarında, kendilerinden de bir şeyler aktığını hissederek bütünü tadabilecekleri bir festival olur.
  • 430 lira biletine, 200 lira gidiş geliş servisine verdim. 100 lirasını helal ediyorum kalan 530 lirası haram zıkkım olsun. daha servise binemeden başlayan rezaletler silsilesine girmek istemiyorum ama çok zorluk çektik alana varana kadar. 2-3 tanesi dışında rezalet ötesi ve hangi janrdan hangi janr'a geçeceğini dahi bilmeyen darkpsy'ın üstüne psytechno çalmaya kalkan artık detaylarına bile girmek istemiyorum "dj"ler topluluğuna diyecek bir şeyim kalmadı. festival boyunca bırakın duyurulmayı, oraya buraya asılmış timetable'lar bile olmaması nasıl bir komedidir? sevdiğin dj'leri dinlemek istiyorsun ama ne zaman çalacaklarından bile haberin yok. daha komiğini söyleyeyim mi? bir dj tanıdığıma soruyorum abi ne zaman çalacaksın diyorum, sorma ben de bilmiyorum diyor. bakın bu bir festival için rezaletin daniskasıdır.
    bir diğer önemli mevzu. cuma gününden maliye festivali bastı, bütün alkolleri topladı. 1 gün boyunca alkolsüz kaldı festival, sevdiğim dj'lerden biri de cuma akşamı çok süper bir seti alkolsüz dinleyici topluluğuna çalmak zorunda kaldı.
    3rd edition'a da gittik. "tuvalet" denilen konteynır ve "duş" denilen hayrat neyse aynen o sistem devam edilmiş. insanlara tuvalet ve duşumuz var diyorsunuz ama yalan söylemekten utanmıyorsunuz. o hayrattan akan suya elinizi değdirdiniz mi hiç? o suyla duş almaya kalkarsanız donarak ölürsünüz.

    bazı anlarda o 8'li funktion-one'ların önünde hayatımda eğlenmediğim kadar çok eğlendim bunu not etmeliyim. çünkü işini gerçekten iyi yapabilmiş güzel setler çalabilmiş birkaç tane dj var ki ne mutlu onları yakaladım.

    burayı aklıma gelen şeyler oldukça editleyeceğim. ama şu anlık söylemek istediğim tek şey şu, ayata son vurgununu yapmıştır. bir festival o işi sevgiyle ve tutkuyla yapan insanlar tarafından organize edilmeli. ama bunun gibi yalanlar söylemekten utanmayan ve derdi kırptığı paralarda olan kişiler beni daha fazla kandıramaz. üzgünüm ayata, bir sonraki seferine yokum. hiç sanmıyorum ama ondan çok iyi dönüşler alınırsa 2 sonrakine görüşürüz.