şükela:  tümü | bugün
  • ayni zamanda bir burhan cacan filmidir. burhan abi minibus $oforu, bir kiza sevdali falan derken karde$ini birasina ilac koyaraktan...
    olaylar geli$ir...
  • soz ve muzigi kenan erel'e ait olan ho$ parca. cengiz kurtoglu tarafindan da seslendirilmi$tir. sozleri de $oyle:

    geceler sessiz sessiz yagar [x2]
    yagar sabahlara kadar [x2]
    aglama gonul aglama [x2]
    bu sevda seni de yakar [x2]

    geceler sessiz geceler sensiz [x3]
    geceler yaşanmıyor sensiz [x3]
    geceler hüsran geceler ayaz [x3]
    geleceksen artik etme naz [x3]

    geceler sessiz sessiz tuter [x2]
    tuter ocagin dumani [x2]
    aglama gonul aglama [x2]
    yarin yok dini imani [x2]
  • vvela şarkıdan bahsetmem gerekirse, ki niye gereksin, sanki ne söyleyeceğimi biliyormuşum gibi şöyle başlamam daha iyi olur:

    80'li yıllarda ani bir tırmanış yapan türkücü furyası ve bundan sonra hemen türkücülerin arabeske kaydırılması döneminin hafızalara kendini kazıyabilmiş, halen o dönemin ekmeğini yiyen özel karakterlerin biridir burhan çaçan. o dönemde belkıs akkale, mahmut tuncer, hatta yunus bülbül bile bir yönetmenin senede 20 film çekerek rekor kırmasına neden oldukları filmleriyle arz-ı endam etmişlerdi. bu türkücülerin o sıralar ne kadar popüler olduklarını belgeler gibi.

    türkü ve arabesk arasında ajitasyonlu müzik türünden paçaları da en iyi yedirenlerden birisi bitmek bilmeyen hıçkırıklarıyla burhan çaçan‘dı elbette. kendisinin en çok hırçkırdığı şarkılarından biri ise ayaz geceler’dir. ayrıca burhan çaçan bu şarkıda söylediği ilk kelimeden sonra gelen ikinci kelimenin ilk hecesini, bir önceki kelimeye bağlamalı söyleyiş biçimiyle bu şarkıda “tamam.stop.anladım.stop” kâbilinden bir telgraf tınısı katmıştır parçaya. burhan çaçan’ın projeksiyonuyla sözlere şöyle bir bakalım:

    hıçk.sıh.gecelersses siz sessizyağ arrrrggğiğ.
    hıçk.yağarrsssa bahlarağğkad arrrğğğiiğ
    hıçk.sıh.ağlamağgö nülağ lamağiğğhh.
    hıiğğçk.busev dase nideya karrriğğh.

    gibi devam ediyor, fazla katlanamazsın.

    bu söyleyiş biçimi ve şarkı nedense öyle bir ilgiye haiz olmuştur ki toplumsal etkisi neticesiyle şarkıyı söylemeyi deneyen herkes hıçkırmaktan, iğğğnlemekten bitap düşmüştür.

    o zamanlar, daha önce dert keder ortamlarında yoğun kullanımı ve imge aracı olarak başvurulduğu pek görülemeyen “ayaz eceler” tabiri, zamanla “sevgi sözleri“, “aşk fısıltıları“, “duvar yazısı aşıkları“, “sms sevgi bombaları” gibi tanımlanabilecek ortamlarda büyük bir payda yakalamıştır. birbirine aşk duyuruları ve sevgi sözcükleri, aşk şiirlemeleri gönderip bununla şad’olan zümrede “ayaz geceler”in ne kadar sık ve ne biçimde kullanıldığına örnek vermek gerekirse, ki gerekmez, şöyle bir şey olabilir bunlar:

    “sensizim, yanlızım gökyüzü duman duman
    ayaz gecelerin sessizliği boğuyor beni
    sevdiğim duyarsızmısın ikilemlerimin çiğliğine
    gözlerin aklımda, bulutlar, yağmur ve sen
    ayaz geceler sonsuza kadar,
    ayaz gecelerde kimsesiz bir çıldırıştayım

    aşk sarhoşu bünyamin”

    bir örnek daha;

    “yıldızlar yere inse, yemyeşil ormanlar yansa falan, güneş buz tutsa, ayaz geceler beni esir alsa da, dört tane herif ağzımızı gözümü kırsa, rüzgar hırçınca fışlayıp bulutları gücendirse de seni sonsuza kadar seveceğim.

    ayaz gecelerin şahidi selim
    liselim ara beni çağrı bırakma kontör yok“

    şimdi artık bu ayaz geceler’den bahsetmeyen bir romantiğe inanılmıyor bile. tatlı su romantiği deyip geçiliyor hatta. işte toplumsal bilinçaltına ayaz gecelerin derinliğini zerk eden bu şarkıdır.

    film ise o zamanlar turbo sakızı gibi süratle üretilip tüketilmiş bir dönemin tarihi kalıntılarından biridir. sanırım o zamanlar türkiye’de jöle, saç spreyi gibi şeyler bilinmiyordu. aslında türkiye’de değil, tüm dünyada böyle bir denyoluk vardı. saçları kabartan şampuanlarla tel tel ayrılıp en küçük rüzgar parçasında sağa sola fink atan, kabarık kabarık saçların en iddialı örneklerinden birini bu filmde görebiliriz.

    banyodan yeni çıkmış, balon gibi bir hacme sahip saçlarıyla burhan çaçan minibüsçüdür ve minibüsün içinde ha bire, durmadan, yılmadan türkü söyleyip durmaktadır. bazen yolcular bile ona katılırlar, hiç biri de, “kardeş sabah sabah neskiyon kafamızı” demez. tamam hoşlananlar olabilir ama ben de çok minibüse bindim, böyle bir durumda, ki böylesi zaten mümkün değil, şoför pop olmayan bir şarkıyı damardan verdiğinde minibüste mutlaka, en azından bir kişi duramaz, isyan eder, “şoför bey şöyle yapın, böyle edin” bik bik eder. hepimiz, “ne uyuzmuşsun sen ya, adamın ne şevkini kırıyon?” “2 milyon verdin diye minibüsü satın mı aldın yav salakana” diye içimizden sinirleniriz, genelde teyze olan bu insanların yaptıklarına. ama mutlaka biri çıkar. filmde hiç itiraz eden görmedim. sanki suurlu peygamber sesi töbestafurullah.

    neyse evet, içkiye ilaç atma sekansı var filmde, başka da bi şey yok. minibüs içinde klip.

    gelgelelim öyle bir şarkıdır ki bu, sanırım o zamanlar 10-15 yaşında olup da, mütemadiyen teyp, radyo falan dinleyen, dışarıda bir yerlerde çay bahçesinde falan oturmuş her kişi, bu şarkıyı duyduğunda sonuna kadar beraber söyleyebilecek kadar bilir bu şarkıyı. ister istemez, çaresiz. ayaz gecelerin karanlığında. yapayalnız.
  • (bkz: türküola)
  • yunanca cover'ı da yapılmış olan şarkı.
  • seksenler'in yarısı galiba. seksen altı veya yedi olabilir. tam hatırlayamıyorum. aylardan ben diyeyim ocak siz diyin şubat. buz gibi bir hava. eve dönüyoruz ama gece yarısı vakit. citroen'imiz var o dönem. modeli seksen küsür. böyle uçak gibi, çalıştırdıktan sonra biraz bekliyoruz arka çamurluk yükselsin diye. öyle hemen gitmeyiz, nazlıyız az biraz. kadranı var sarı, böyle ne basarsan onu gösteren. misal doksan ile gidiyorsun kocaman doksan yazıyor. başka bir rakam yok yani o an. çok fiyakalı yani. neyse kar başlamıştı hafif hafif, eve varana kadar iyice bastırmıştı. yerler tutmuştu bile. hafta sonu olduğunu hatırlıyorum. nereden mi ? çünkü gece yarısı ne işim var benim gezmekte eğer ertesi gün okul var ise ? neyse, eve giderken babam burhan çaçan kasedini taktı teybe. vay arkadaş işte o an tanıştım ayaz geceler ile. burhan çaçan gibi söyleyen çıkmaz bu parçayı. ne vakit duysam bu parçayı işte o an aklıma o karlı soğuk ocak mı şubat mı bilemediğim kış gelir. bir de tabi emektar citroen.
  • nerden aklıma geldiyse bugün dinleme ihtiyacı hissettim...oysa en az 20 yıldır dinlememiştim..çocukluğumun fon müziklerinden biridir...binlerce anı çarpar yüzünüze dinlerken...bu ve bunun gibi şarkılar belki ergenlikte,belki ilk aşklarda,belki ayrılıklarda dinlenir ama parmak kadarken dinlemenin ve hüzünlenmenin sebebi neydi ey çocuk ruhum?
  • özdemir erdoğan yorumu beni benden almaktadır.
  • fi tarihinde ortaokul sonu sınavına gittiğimiz ildeki genelevde, milli olurken hocamın radyosunda çalan şarkıdır. bu yüzden bu çalarken kaldıramıyorum hiç bir şekilde...