aynı isimde "aydede" başlığı da var
şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ezgi mola ve mehmet özgür'ün baş rollerini oynadığı abdurrahman öner filmi, ben fragmanı çok beğendim, ezgi mola ve filmin çocuk oyuncusu arasında geçen dialoglar etkileyici, vizyon tarihi 5 ekim 2018.
  • https://www.youtube.com/…annel=aydede/roadtothemoon

    fragmana bakılırsa oyunculuklar heyecan ve umut verici filmdir.

    yolu açık olsun.
  • filmin sonunda karnıma taş yemiş gibi oldum.

    ezgi mola taşralı kadını, onun küçük umutlarını ve fukaralığını çok güzel yansıtmış bence.
    ezgi mola’nın ağzı gayet güzel oturmuşken ayşenil samlıoğlu hanımefendininki biraz eğreti durmuş gibi geldi bana.
    senaryoda o kadar çok muydu bilmiyorum ama çocuk oyuncular çok fazla lan ve len nidalarını telaffuz ediyordu her repliğin başında. bir yerden sonra beni biraz rahatsız etti diyebilirim.

    hep olumsuz şeyler söylemiş gibi hissettim kendimi ama genel olarak filmden duygusal olarak çok etkilendiğimi ve beğendiğimi söylemek isterim.
    ilk uzun metraj filme göre oldukça başarılı diye düşünüyorum.

    son olarak mazlumun mazluma yaptığını kimse yapmıyor şu zalim dünyada be bekir’im.
  • film hakkında bir eleştiri. dikkat spoiler içerebilir. zira ben de filmi izledikten sonra internetten eleştirileri okurken denk geldim. ona göre okumaya devam ediniz..

    ilk kez adını duyduğumuz bir yazar-yönetmenin elinden çıkma aydede, bir kitle filmi olmasa da kendine özgü nitelikleriyle gönül çelen ve üzerinde durulması gereken bir yapım kuşkusuz…

    film bir yandan kırsal kesim yaşamına, öte yandan çocukların dünyasına sağlam bakışlarla yaklaşıyor. kocasını yitirmiş olan rabia küçük oğlu bekir’le sorunlu bir ilişki yaşıyor. dedenin de ölümüyle açılan filmde çocuk öylesine üzülüyor ki, annesi ona dedesinin şimdi gökyüzünde olduğunu söylüyor: tam bir aydede yani…

    ama rabia’nın da sorunları vardır. bir yandan baba mirası tuhafiye dükkanını yönetmek. öte yandan babasının ölümü üzerine ablası ve eniştesiyle haşin bir miras kavgasını yürütmek. bu arada hala genç ve güzel bir kadın olarak hem bir sevda aramak, hem de peşine düşen hayırsızlarla ve dedikodularla boğuşmak…

    filmin sanıyorum ki temel erdemi çocukların dünyasına dalmada ki başarısı. gencecik bir oyuncu o kadrosu başta , bize uyumlu, canlı ve inandırıcı bir çocuk dünyası sunuyorlar. içinde herşeyi barındıran: öncelikle okuldaki eğitim, içerdiği rekabet, kıskançlık, sınıfsal çatışma, kabadayılık, güç gösterisi, uyanan cinsellik ve kız-erkek ilişkisi gibi psikolojik sorunlarla birlikte perdeye geliyor.

    sonra bir küçük kasabada yaşamanın sorunları. ve de aile: taşrada kimi zaman büyük kentten çok daha zalim ve kıyıcı olabilen ilişkiler; ahlaktan maddiyata uzanan bir çelişkiler ve çatışmalar toplamı.

    film bunları son derece sade biçimde anlatıyor: kimilerine sıkıcı gelebilecek bir yalınlıkla…birçok şey incelikle, nüanslarla veriliyor, hiçbir şeyin altı çizilmiyor. kaba melodrama meydan okuyan bir ağırbaşlılıkla…film özellikle bekir kişiliğiyle bir çocuğun büyüme zorluklarını ve bunalımını iyi anlatıyor. ve onun tv’de gösterilen badi adlı çocuk filminin temsil ettiği masallar kadar kadar, kavgaya, şiddete ve maçoluğa sığınmasını da iyi işliyor.

    rabia da çok şeyi temsil ediyor. kırsalda kadın olmanın sorunlarını ve eğer varsa- küçük keyiflerini…bu rolde harika bir ezgi mola küçük bilal zeynel çelik’le birlikte kolay unutulmaz bir ana-oğul portresi çiziyorlar.

    ve o hiç abartılmamış, hiç şişirilmemiş finalde kahramanlarımız son derece sade biçimde kaderlerinde birer adım atarken, yüreğiniz burkuluyor: bu şiirsel sinemanın veya sinemasal şiirin etkisi altında…

    kaynak
  • birazdan izleyeceğim film. bu entry kendisini editleyecektir.

    edit: kötülenecek değil ancak abartılacak derecede bir film de değil. ülkenin çıtasının recep ivedik olduğu düşünülürse gayet de güzel film.

    --- spoiler ---

    filmi izlerken source code izliyormuşum izlenimine kapıldım. tuhafiye, çocukların yolda yürürken muhabbetleri, ezgi mola'nın kaportacı önünden geçişi... herhalde bu sahneler sırayla 4 veya 5 kez oldu. bu da filmi çok durağan, yer yer de sıkıcı hale getirmiş. onun dışında maalesef içimizden bir film olmuş. maalesef diyorum, çünkü gerçekten bu miras konuları gerçek hayatta da böyle. 3 gram toprak için insanlar birbirini, kardeşlerini satar haldeler. ülkemizin gerçeklerini yüzümüze vurmuşlar, o yönden sevdim. başroldeki çocuk gerçekten yetenekli. eşkiya eşek sıpası. * final sahnesi ise geride bir sürü soru işareti bıraktı. çocuğun bisiklet sürerken öldüğünü anladık ve tam orada bitti, ancak konu sadece bu değildi. sonrasında ezgi mola’nın durumu noldu, adamla evlendiler mi, köye taşındılar mı, hiçbirinin cevabını öğrenemedik. muhtemelen de devam filminde öğreneceğiz.
    --- spoiler ---
  • filmin en iyi oyuncusu bekir karakterini oynayan çocuk oyuncu bilal çelik'ti. dikkat spoiler içerebilir.

    bekir filmin sonunda öldü ama muradına ererek yüzü gülerek ölüme pedal çevirdi. belki de film boyunca yüzünün güldüğü tek sahneydi. annesi, sevdiği kız, en yakın arkadaşı, oğretmeni gibi yakın çevresinden hep bir şekilde kazık yedi. öldü de kurtuldu sanki bekir. acıların çocuğu emrah bile bu kadar çekmedi yaşarken.