şükela:  tümü | bugün
  • yediği tarihi ayar cuma günüme renk kattı. (bkz: ailenin üniversiteye tebliği)
  • türkiye'de profesör ünvanlı biri. yanımda asgari ücretle çalışacak çırak yapmam. gerçi yine iyi günümdeyim, belki bir iki şey kapabilir benden. köftehor kaptın yine asgari ücreti, hadi gene iyisin.
  • alıcısının ayarıyla oynamaması gereken kişidir, ayarın hasını almıştır, bu ayarla 40-45 sene rahat idare eder.
  • hayatının ayarını almıştır. oturup ağlasın bence
  • http://www.hurriyet.com.tr/gundem/24841593.asp

    normal şartlarda bırakın akademisyen veya üniversitede dekanlık gibi bir pozisyonu işgal eden bir kişi olmayı, herhangi bir insanın yerin dibine girip, bir daha oradan çıkmayı istememesini sağlayacak bu ayarı aldıktan sonra neler hissettiğini merak ettiğim kişidir. günümüz türkiye'sinde bu atamaların liyakat yerine neyle yapıldığı bilindiğinden, bu ayar karşısında kulağının üstüne yatması muhtemeldir orası ayrı.
  • 1 sene önceye kadar ''big brother'' sloganıyla kendi resminin birleştirilmiş olduğu olduğu afişler fakülte duvarlarına asılmıştı.

    koca fakültede devamsızlıktan bırakan tek hocadır kendisi. bir dönem sponsorluk dersi vermiştir. inanılmaz zor olur sınavları, gördüğüm en ayrıntı soruları hazırlayan hocadır. gerçekten kalitesiz bir eğitim anlayışı var.

    (bkz: big brother)
    (bkz: istanbul üniversitesi iletişim fakültesi)
  • görevinden haksız yere ihraç edilen ve duyarlı kişilerden kendisine destek beklediğimiz akademisyen.

    aydemir okay’ın öğrencileri tarafından oluşturulan bu metni, farkındalık amacıyla, hiç değiştirmeden, olduğu gibi burada yayınlıyorum.

    "15 temmuz sürecinde, hiçbir neden belirtilmeden 26 yıllık görevinden uzaklaştırılan, ardından tasfiye edilen akademisyen, profesör. ne savunma istenmiş, ne de gerekçe belirtilmiş. suçu veya gerekçesi de bilinmiyor.

    seversiniz sevmezsiniz, hocalığını beğenirsiniz beğenmezsiniz… bunların hepsi bir yana. hiçbir insanın savunma hakkı elinden alınamaz. üstelik fetö ya da benzeri hiçbir terör oluşumuyla herhangi bir bağı olduğuna dair ne bir gerekçe, ne de bir kanıt yokken. bir insanın kendini savunmadan mahkum edilmesine göz yummamalıyız, sessiz kalmamalıyız. yıllarını akademiye harcamış birinin birkaç kişinin karalama amaçlı önerisi yüzünden tüm itibarını kaybetmesini kimse savunamaz.

    suçlu ya da suçsuz, hiçbirimiz bilemeyiz ancak suçu ispatlanana kadar herkes masumdur ve herkesin kendini savunma hakkı vardır. bizim tek talebimiz, hocamızın kendini savunmasına fırsat verilmesi.

    dekanlık döneminde (yukarıda yazılan eleştiriler bir yana), 2013 yılında, tüm yapmış olduğu çalışmaların neticesinde, dünyanın en saygın sıralama kuruluşlarından birisi olan quacquarelli symonds (qs) tarafından yapılan sıralamada, 2012 yılının en iyi üniversiteleri içerisinde istanbul üniversitesi iletişim fakültesi dünyanın en iyi 106. iletişim fakültesi içine girmiş. bunları başaran bir akademisyenin en azından bir söz söyleme hakkı yok mu? neyle suçlandığını bilme hakkı yok mu?

    bu yılın başında, istanbul üniversitesi rektörlüğü bilimsel araştırma projeleri birimi’nden uluslararası bilime yapmış olduğu katkılardan dolayı başarı belgesi alan bir insan, şimdi aynı üniversiteden, hakkındaki suçlama dahi bilinmezken tasfiye ediliyor. sizce de çok ironik değil mi?

    şimdi, hepimiz onunla ilgili şahsi görüşlerimizi bir kenara bırakalım ve adil şekilde, kendini savunması için destek olalım. adil bir yargılama insan hakkıdır ve kimse yargılanmadan, suçlu bulunmadan cezalandırılamaz.

    size soruyoruz; eğer bu profesör kendini savunur ve haklı çıkarsa, hakkındaki hiçbir iddia doğru değilse, maaş almadan geçen aylarının, çektiği sıkıntının, ailesinin yaşadıklarının bedelini kim ödeyecek? bunun karşılığını kim, nasıl ödeyecek?"