şükela:  tümü | bugün
  • kendisi şu anda doçenttir. dünyanın başka ülkelerinde de olsa, hep fransız düşüncesinin etkisinde kalmış olan, idare hukukumuzun galatasaray lisesi mezunu bu değerli mensubu o ruhu istanbul üniversitesinde yaşatabilen son temsilci konumundadır. çok çalışkan olup bütün gelişmeleri çok yakından takip eden ancak dünyayı kavrayışı nedeniyle birçoklarının sevmedikleri bir kişidir kendileri...
  • kendisi yemek konusunda oldukca geniş bir damak kültürüne sahip olup üniversite yıllarında arkadaşlarıyla girdiği iddialar sonucu hiltonda yemek ısmarlama inceliğine sahip insanlara jest yapmasını oldukca sahip bir öğretim üyemizdir.
  • iühf'nin en kibar, en düşünceli öğretim görevlisi.
  • öğrenci ile ikili diyalogdan asla çekinmeyen, her zaman kapısından içeri girip iki kelam edebileceğiniz, öğrenciye asla yukarıdan bakmaması ile iuhf un çoğu öğretim görevlisinden farklı bir görüntü çizmekte olan hoca "idi". derslerde günlük pratik hayattan birçok örnekler ile süslemesiyle oldukça keyifli hale getirmesi, sınavda dilekçe yazdırması gibi eğitimci farklılığını ortaya koymuştur. öğrencileri topluca boğaz gezisine götürmesi, balık ekmek yedirmesi gibi iuhf da fazla örneği görünmeyen uygulamalara imza atmıştır zamanında.. şimdilerde ne yapar ne eder bilmem ama türkiye nin böyle öğretim üyelerine ihtiyacı var.
  • en meşgul olduğu zamanlarda bile odasına gelen öğrencilerini reddetmez, her zaman için elinden herhangi bir konuda gelebilecek bir yardımı tüm imkanlarını seferber ederek gösterir.

    galatasaray lisesi mezunudur. akademik kariyerinin başlangıç yıllarında, çalışmalarının içinde mezun olduğu lisenin öğrencilerine akşamları etüd ağbiliği de yaparak onlarca kişinin, onlarca gece boyunca hayatlarını yönlendirmelerinde şimdilerde hayat koçluğu denilen, ağbiliğini esirgememiştir.

    idare hukuku konusundaki akademik yetkinliğinin haricinde son derece sosyal bir insandır. tarih, sanat ve özellikle gurme konusunda yola beraber çıktığı insanları dumura uğratacak kadar bilgi sahibidir.

    bu satırların yazarı; süleymaniye sokakları arasında, kaynakçı, konfeksiyon, kalaycı sesleri arasında kaybolmuş bir eski kütüphane olan atıf efendi kütüphanesi'nin dinginliğini kendisi sayesinde keşfetmiştir.

    yitip gitmiş bir istanbul efendiliğinin, hernasılsa kendisi üzerinde ete kemiğe kavuşmuş bir son halidir.

    kendisini tanımak, sohbetine katılmış olmak ve hele bir kez olsun beraber bir yemek yemek, insanın şu ana kadar yaşadığı ömrü ne kadar dolu geçirdiğinin hesabını uzunca süre yapmasına neden olur...

    ya silkinir ve geri kalan ömrünüzde adam gibi birşeyler yapmaya yönelirsiniz, ya da oturur bunalıma girersiniz...
  • iuhf de yerel yönetimler dersini de veren hocamızdır.
  • doğal kaynaklar hukuku dersini amfi yerine arka bahçe*, botanik bahçesi, beyazıt kulesi; imar hukuku dersini ise boğazda yapmayı tercih eden, fırından yeni çıkmış içtihatlarla süslediği dersi zevkle dinlenen, her daim kibar ve güleryüzlü idare hukuku hocası.
  • koskoca iühf'de öğrencilerine dilekçe örneği yazdırmayı akıl etmiş yegane hocadır. içtenliği, yardımseverliği ve güleryüzlülüğünün yanı sıra pek de iyi bir hatiptir kendisi. onun sayesinde, kendisinden usul dersi* almış kimseler bürolarda, icra daireleri kapılarında "e, bir dilekçeyi bile yazamıyorsan!" tadında azarlanmayacaktır böylece. kral adam!

    "istanbul üniversitesi hukuk fakültesi akademisyen yetiştirir" kanısına ters düşüyor belki böylece fakat; yılda 450 öğrenci kabul eden bir fakülte "sadece" kağıt üstünden öğretim yapmaya ne kadar devam etmelidir ki acaba?
  • kendisi gün itibariyle ders esnasında profesörlük ünvanını almıştır ve kutlama olarak da iühf 2007 girişlilerden tek numaraları yani dersine girdiği öğrencileri boğaza tekne gezisine çıkaracağını söylemiştir.
    profesörlüğü sonuna kadar hakeden çok kral bir hocadır üstelik süper mario ya da acayip benzemektedir.
  • öğrencilerinin derslerinde daima söz almasını isteyen; lakin bu hak verildiğinde de karşılığını sonuna kadar bekleyen iühf idare hukuku profesörüdür. eğer öğrencisi bir hata yaparsa bunu "usulünce" sezdirir. her zaman güler yüzlü bir beyefendidir; lakin bu özelliği onun sinik bir insan olduğunu düşündürmemelidir. öyle ki birçok kez şahit olunduğu üzere, güler yüzüyle, bir çok öğrencisi kendisine ters bir kelam ettiğinde ya da hatalı düşündüğünü belli ettiğinde acımasızca dumur eder; yerlerde süründürür..
    kendisiyle beraberce - koca amfi olarak desek yanlış olmaz - i.ü. botanik bahçesi gezisi, beyazıt kulesi gezisi (3 kez) , boğazdaki imar kirliliklerini yerinde tespit gezisi(!), sultanahmet "yeşil ev" otel' de limonata-kek partisi icra edilmiştir. masrafları da kendi cebinden karşılamış; hilton' da arkadaşlarına yemek ısmarlama adetinin henüz sona ermediğini de defalarca ispatlamıştır. takdir edilesidir. fazla söze ne hacettir.