şükela:  tümü | bugün
  • yakup kadri karaosmanoğlunun yazdığı yaban romanı, halk ve aydınlar arasındaki çelişkiyi anlatır.
    henrik ibsen'in bir halk düşmanı adlı romanı da ayni konuyu işler.
    aydınların düşünçelerinin fiiliyata geçmesi için halk nezninde anlaşılabilir olması ve halkın bu fikirlere sahip çıkması ile mümkündür.
    bunun yoluda aydınların sırça köşkünden inip halkın arasında yaşaması ve ayni düşünce ve hedefi paylaşan insanların karınca sabrı ile birlikte çalışması ile mümkün olabilir.
    ne kadar basit değil mi?
    bu teorik olarak böyle, ama pratikte insanların çıkarları söz konusu olduğu zaman doğruda birleşmeleri kolay olmuyor. insanlar, toplumun ortak çıkarlarında kendi çıkarlarını göremiyorlar. anlık ve günlük çıkarları toplumun ortak çıkarları ile her zaman örtüşmüyor.
    o zaman her kes anlık ve günlük çıkarları peşinde koştuğun da ortaya bir kaos, kördüğüm ortaya çıkıyor.
    ortak çıkarlarda uzlaşamayan insanlar bireysel ve grupsal çıkarlarını korumak için, birbirleri ile kıyasıya bir mücadeleye giriyorlar. bu mücadele kısır döngü ile sonuçlanıyor. hepimiz amacımıza ulaşmak yaşamımızı sürdürebilmek için elimizden geleni yaparken ortak değerlerde buluşamadığımız için hep birlikte kaybediyoruz.
    bu kısır döngüden kurtulmak için ortak değerler sistemi oluşturmak zorundayız