1. tarihin tozlu derinliğinden olsa gerek, ışıkları halen daha bizlere tam olarak ulaşamamış olan çağ.
  2. niye ulaşamamış onu da belirtmek gerek.

    bu çağın adını aldığı aydınlanma bir tek düşün ve edebiyat alanında olmamış; gerçekte, insanları aydınlığa götüren, bilimin yaptığı keşifler sonucu açtığı yol olmuş. galileo'nun dünya'nın kainat'ın - ya da en azından güneş sistemi'nin - merkezi olmadığı yönündeki keşfi, newton'un principia'sı, halley'in kuyruklu yıldızı yavaş yavaş inancın yerini aklın, kabulün yerini sorgulamanın alacağının habercisi olmuşlar.

    şimdi bunları okuduktan sonra bugünü bir kenara bırakın, 1780'in üzerine koyun bir 220 sene ve nerede olacağımızı bir hayal edin:

    paralel evren'in 2000'li yıllarında insanların tek yol göstericisi akıl ve bilim olmalı. 4000 küsür sene dağa taşa tapan, şimşekte tanrı parmağı, yıldızların dizilişinde ulvi düzen arayan insanoğlu, geçmişte yaptığı hatalardan ders almış; bilmediği konular üzerinde fikir yürütürken çekinceli davranmayı, abuk sabuk inançlara kapılıp da sonradan utanmamayı kavramış bulunmalı. herhalde her gün gazetelerde bilimin son keşiflerini anlatan makaleler yayımlanıyor, insanlar birbirlerini tanımak için geçmişlerini araştırıyorlardır. 200,000 yıllık ortak evrimimizin bizi birbirimize ne kadar benzettiği de 21. yüzyıl insanına aşikardır herhal. şüphesiz onlar kuarkların içinde cin, galaksilerde ruh aramıyorlardır. inançlar iyice kişiselleşmiş, tartışmalar en seçkin erdemler üzerine yapılıyor olmalı.

    güzel değil mi; 1780'de açılan yoldan buralara varılır muhtemel.
    o zaman hemen bir kurt deliğinden geçip bu evren'e gelin ve şöyle buyrun (bkz: kova burcu erkeği)
  3. en onemli temsilcilerinden biri de voltairedir. voltaire sivri dili sayesinde aydinlanmaya giden yolda kiliseye ve soylu sinifa giydirip durmus, halki galeyana getirecek derecede kiskirtmis mis mis.
  4. 1. orijinal adı erklarung olan tablo
    2. isviçreli araştırmacı ulrich im hof un bir kitabı
  5. insan, tanrının bir sureti olduğunu ve dolayısıyla yaşamın hedefinin kendisi olduğunu anladığı bir çağ'dır.
  6. almanyada, 1730'dan 1790'a kadarki yıllarda üç aşamada gelişen, schiller'in,goethe'nin ortaya çıktığı 'dehalar dönemi'dir..
    aşamalar sırasıyla:
    'aufklaerung'-aydınlanma-(ki kant bunu, 'insanın kendisinin sorumlu olduğu hamlıktan kurtulma çabası' olarak değerlendirir.)
    'empfindsamkeit' (duyarlılığın ön plana çıktığı bir akımdır ki tam türkçesi 'duyarlılık'tır.heyecanların, aile yaşamının yüceltilmesini ve ahlak endişesini güder.)
    'sturm und drang'-fırtına ve atılım-(bir 'kopma isteği' kanıtıdır...bu akımı tanımlayan anahtar sözcükler gerçek, bireyselcilik ve doğadır.)
  7. cogito ergo sum dusuncesi, insanin bir varlik olarak kendisi ile diger tum varlıkları yeniden sorgulamasi ve onlardan dusunme yetisine bagli olarak suphelenerek bilgiye ulasmasi acisindan aydinlanma donemini tanimlayan en onemli ozelliktir.
  8. 18.yüzyıla denk gelen,düşünürlerin akla çok önem verdiği, bireyi geri plana atıp toplumu ve toplumun ilerlemesini önemsediği, geçmişi hurafeler ve geleneklerle dolu olduğu için reddettiği, otu boku akılla açıklamaya çalıştığı baya bi işe yaramış dönem.

aydınlanma çağı hakkında bilgi verin