şükela:  tümü | bugün
  • yunanca "aetos" yani "kartal" kelimesinden gelir. zaten bağlı olduğu ilçenin adı da kartal'dır.
  • 23 ağustos 2014 cumartesi günü çok büyük bir tehlike atlatan, istanbul'un en yüksek rakımlı ormanı..

    (bkz: #45239109)
  • buraya not düşeyim: özel bir işletmedir. arabalardan vs. para alınır. normalde yaya olarak girersiniz ama gözünü kestirdiklerinden para alıyorlar.

    biz dün kahvaltımızı göl kenarındaki işletmeden masa kiralayarak yapmak için gittik. girişte bizden para istendi. zaten masa kiralayacaktık içeriden. yani hem giriş parası vermeniz gerekiyor (yaya başı 7tl) hem de kiralama parası. zaten kiralayacak olsanız bile para isteniyor. ama bizim günahımız elimizde termosumuzun olması. olmasaydı sıkıntı yoktu. bizim yanımızdan geçip gidenlerden de alınmadı. istesinler bakalım 7-8 kişilik, piknik tüplü, damacanalı sultanbeyli sülalesinden para, ne oluyor. hep beraber izleyelim... tartıştığımızı duyunca yanımıza bir grup geldi ve şimdiye kadar para alınmadığını, neden alındığını da sordu.

    sonuç olarak tabi ki para vermedik. biraz gerideki çardaklarda yaptık kahvaltımızı. sonra girişten değil de, aydos'un başka bir ucundan girdik, gölün yanında vakit geçirdik. bu da başka bir saçmalık olarak tarihe geçti.

    lütfen para vermeyin, arkadan girin. sonra istediğiniz yere girebilirsiniz. zaten maaşımın yarısını devlete veriyorum, sonra verginin vergisini bile veriyorum, kendi ormanıma da parayla gireceğim öyle mi! kuruş alamazsınız. ormanlar halkındır!

    ne yapıyor devlet (işletme), bana özel masa mı tahsis ediyor, içeride zaten masalar paralı? bana ekipman mı sağlıyor? ne yapıyor ha söyleyin, ben neden para vereyim? ağaç, kuş, böcek, tek istediğimiz bari pazar günü bir temiz hava alabilmek.

    malum, şehrin içine sıçtınız.

    edit: o sinirle aydos hakkında genel bilgi vermeyi de unuttum. aydos oldukça büyük bir yer, içinde gölet ve işletmeler de var. ama siz işletmelerden masa kiralamak zorunda değilsiniz, biz hiç kiralamadık. aydos'un belli yerlerinde bedava masalar da var. sanırım kışa doğru buralarda mantar da oluyormuş, ben henüz karşılaşmadım ama bu sene inceleyeceğim. kanlıca olur diye tahmin ediyorum. aydos'un bir de sosyal tesisi var, burası da küçük ve hoş bir yer. çay bahçesi ve teraslı mekanı mevcut (bu mekan aydos'un bahsettiğim girişinde değil. ama haritadan bulabilirsiniz). haftasonları brunch veriyorlar fakat henüz denemedik. fiyatı uygundu, sanırım kişi başı 25 tl (2018).

    aydos'un içerisinde orman işletmesi falan var dolayısı ile navigasyona direkt aydos yazarsanız sizi oraya götürebilir ama oradan giremezsiniz, siz göleti işaretleyerek ayarlayın. işletme girişi (yani esas giriş) orası ama arabayla girmek zorunda değilsiniz, arabayla giriş 17 tl an itibariyle. dışarı da çekebilirsiniz, kimse bir şey demez. bu girişin tam önünde a101 var, ihtiyacınızı da oradan alabilirsiniz.

    aydos yürüyüş için, kamp sandalyelerini alıp oturmak ve kahve vs. içmek için, fotoğraf çekmek için, bisiklet sürmek için, koşu yapmak için, mangal, kahvaltı vs. için uygun bir mekan. yalnız, aydos kalesi şu anda halen restore edilmekte.

    aydos'dayken bakımsızlık gözünüze çarpabilir. yerde çer çöp görebilirsiniz ama bu biraz da bizim insanımızla alakalı. hala yanımızda çöp poşeti taşımayı ve çöpümüzü götürüp çöp kutusuna atmayı öğrenemedik. bunun dışında, işletmeye bağlı bazı ihmaller de mevcut.
  • güzel bir piknik alanı. dün ailecek pikniğe gittik. arabayla gittiğimiz için girişte 20 lira ücret ödedik. baya doluydu, ormanın içinde bir masa bulup oturduk. sonra çevreye bakındım her taraf çer çöp doluydu. oturduğumuz yer ve çevresinden; ayakkabı, çocuk bezi, cips poşeti, cam şişeler vb. insan atığı dolu 4 çöp poşeti kadar çöp topladım. neden yapıyorsunuz bunu? o doğa sizin, sizden sonra, arkanızdan gelecek nesillerin. korumak, kirletmemek zorunda olduğunuzu niye kabullenmiyorsunuz?
  • tellerle çevrili olduğu halde tepesine kadar çıktığım, ağaçlarının arasından akan buz gibi sudan içtiğim, evimin mutfak penceresinin baktığı yer.
    pendik ve civarında yaşayanlar genelde pek uğramazlar nedense, ya da yakacık seçilir ama aydos da bir o kadar güzeldir.
    isanbul'u size tepeden gösterir.
  • istanbul'un en güzel pidecilerinin olduğu yer.ayrıca harika bir manzarasıda var.hem göze hem mideye hitap ediyor.
  • istanbul'un 537 rakımlı en yüksek noktası. anadolu yakasında, kartal sınırları içerisinde yer alır. hemen yamacında bulunan yakacık, istanbul'un balkonu olarak bilinir ve ziyaretçilerine prens adalarını gören güzel bir manzara sunar.
  • cok guzel offroad yapilabilen bir mekandir ayrica. isteyenlere de gonullu rehberlik yapilabilir. *
  • geçtiğimiz aralık ayında karın 1 hafta yerden kalkmadığı bölgedir aydos ve tabii ki aydos dağı'nın eteklerine kurulan ertuğrul gazi mahallesi. zaten bahsedilmiş istanbul'un en yüksek yeri olduğundan. özellikle sabahları pek soğuk oluyor. hele bir de yağmurda baştan aşağı ıslandıktan sonra o soğuğa maruz kalırsanız vay halinize. 26 günlük griple hayatımın en uzun gribini yaşıyorum.
    mahallenin görünümüne gelirsek, şu anda gecekondular ve lükse benzeyen binalarla donatılmış durumda. sağlık ocağı, ilköğretim okulu ve lisesi mevcut. yolları ortalama. yol kenarlarında mobilya mağazaları çoğunlukta.
    yok ben gelip kendim görcem illa bir taraflarımı üşütüp hasta olmam gerekiyor derseniz kadıköy'den 16c numaralı otobüse binerek yaklaşık 1 saatlik bir yolculukla ulaşabilirsiniz buraya.
  • bolkarların en yüksek ikinci noktasıdır. 3430 m. rakıma sahiptir. ereğlinin sırtını dayadığı bölgedir.