1. osmangazi üniversitesi eğitim fakültesinde öğretim görevlisi olan, çok şey bildiğine inandığım profesör. insan dinledikçe hayran kalıyor. dersinden her çıkışımda kitapçıya gidip yeni bişeyler almak ve okumak istiyorum. ve bazen de komplekse giriyorum, ne kadar eksiğim bi çok konuda diye... bu adamlardan daha çok lazım bize, ama yoklar işte....

    bazı eserleri:

    düşünce tarihi ve insan doğası
    gelişim ve öğrenme psikolojisi
    otizmde ilk adım
    sınıf yönetimi
    yaşadığımız dünya
    yaşamın ve sevginin anlamı
    insanca varolma sanatı
  2. üniversitede derslerimize çok girerdi, her şeyi güzeldir ama not verme sistemine pek alışamazsınız; bi dönem aa bi dönem dd verir, galiba sınav kağıtlarını okumayan bir hoca, bir rivayete göre sınav kağıdını eliyle tartıp sonucu soylüyormuş.. görenler var. dersleri de çok eğlenceli geçerdi, gündemden girer; gündemden çıkar.
  3. konuşmalarda en çok alkışı toplayan, derdini çok iyi ifade edebilen bir profesor. böyle inceden ayarlı, bol esprili bir dili var... bir de ceketini sol isaret parmağının kancasına takıp, aynı işaret parmağını omzuna dayayışı var ki, resmen artis.. bayıldım.

    (bkz: neşeli ol ki genç kalasın)
  4. verdiği konferanstan sonra, -çok afedersiniz- iclal aydın ile tayfun talipoğlu arasında bir kişiliğe sahip olduğunu düşündüğüm profesör.

    evet, herkeste sempati yaratamıyor hocamız.