şükela:  tümü | bugün
  • dolunayın yaklaşık olarak ayın 14'üne denk gelmesi ve güzel bir görüntü oluşturmasından yola çıkan romantik atalarımız güzel olanlar için bu tabiri kullanmışlardır. cümle içinde kullanalım:

    yar profilo'ya gittim bir öğlen vakti,
    pahalıydı marşe, vah marşe
    ama yedim doydum pek leziz
    gönül kervanından geçtim güzellikler sahnesinde
    karnım tok gözlerim açıldı fotoya modele
    her biri ayın ondördü gibi güzel
    bittim be bittim bittim
  • kadınlarda bedriye, erkeklerde de bedrettin* "ayın ondördü gibi" anlamına gelir, ama ayın ondördü gibi deyince benim aklıma duraksamadan gelen isim leyla'dır. ayın ondördünün leyla'nın güzelliğini nasıl kıskandığını ve onu nasıl önce yatalak sonra ölü hale getirdiğini anlatan nazar isimli (bir şarkısı da bulunan) az çok sevdiğimiz yahya kemal beyatlı şiirini hatırlatmak, ayrıca adına şarkı, şiir, roman yazılmamış sözlüğün tüm bayanlarına kendimizi fazla yıpratmayalım diye seslenmek istiyorum buradan.

    gece, leyla'yı ayın on dördü
    koyda tenha yıkanırken gördü.
    "kız vücudun ne güzel böyle açık!
    kız yakından göreyim sahile çık!"
    baktı etrafına ürkek ürkek
    dedi: "tenhada bu ses ne olsa gerek?"
    "kız vücudun sarı güller gibi ter!
    çık sudan kendini üryan göster!"
    aranırken ayın olgun sesini,
    soğuk ay öptü beyaz ensesini,
    sardı her uzvunu bir ince sızı;
    bu öpüş gül gibi soldurdu kızı.
    soldu, günden güne sessiz, soldu!
    dediler hep: "kıza bir hal oldu!"
    ta içindendi gelen hıçkırığı,
    kalbinin vardı derin bir kırığı.
    yattı, bir ses duyuyormuş gibi lal.
    yattı, aylarca devam etti bu hal.
    sindi simasına akşam hüznü,
    böyle yastıkta görenler yüzünü,
    avuturlarken uzun sözlerle,
    o susup baktı derin gözlerle,
    evi rüzgar gibi bir sır gezdi,
    herkes endişeli bir şey sezdi.
    bir sabah söyledi son sözlerini,
    yumdu dünyaya ela gözlerini;
    koptu evden acı bir vaveyla,
    odalar inledi: "leyla! leyla!"
    geldi köy kızları, el bağladılar...
    diz çöküp ağladılar, ağladılar!

    nice günler bu seametli ölüm,
    oldu çok kimseye bir gizli düğüm;
    nice günler bakarak dalgalar,
    dediler: "uğradı leyla nazara!"
  • "ayin ondordu gibi guzel" kavrami insana yoneltiliyorsa incelikten yoksun tabak gibi bir surat da gozunuzun onune gelebilir.
  • eski türk masallarında güzel kadınları betimlemek için kullanılan benzetmelerden bir tanesi.

    şu cümlenin naifliğine bir bakın: ayın on dördü gibi güzeldi. bir de şuna (bkz: at gibi kadın güzelliği).
  • pek çok insanın bilmediği bir deyim, ben dede korkut hikayelerinden mi biliyorum yoksa babannemin masalları hafızamda yer mi etmiş emin değilim.

    ama bu deyimi bilen az insandan olmak mutlu ediyor beni.

    işin garibi 2016 yılının kasım ayındaki dolunay hem miladi hem de hicri takvime göre ayın 14üne denk gelmekte.. güzel tesadüf

    ama hala bu deyimin kökeni nerden geliyor bulamadım, ay takvimine göre her ayın 14ü dolunay değil. herhang ibir ayın 14üne şans eseri dolunay ın denk gelmesiyle "anlamadım babacım" gibi dile yerleşerek genel bir kabul mü gördü yoksa bilemediğim ezoterik bir anlamı mı var.
  • sadece bu deyimin güzel anlamından şişman veya yuvarlak/ ablak suratlı anlamına değişimi bile dilin nasıl da yaşayan bir varlık olduğuna örnektir. eski anlamını sevip, çok romantik bulurdum, şimdi böyle kullanıldığını görüp azıcık üzülüyorum.
  • melih cevdet anday'ın şiirinde geçen bir cümle...

    o gün gelsin neşemiz tazelensin de gör
    dünyayı hele sen bir barış olsun da gör
    seyreyle gülü bülbülü
    çifter çifter aylar gökyüzünde
    her gece ayın on dördü

    (bkz: olsun da gör)