şükela:  tümü | bugün
  • keyfekader kahvesi isimli kitabı okur kitaplığından çıktı.
  • şaşırtıcı öyküler yazan keyfekader kahvesi kitabı ile kitaplığımdaki yerini almış olan yazardır. kitaptaki on emir öyküsünü çok beğendiğimi söyleyebilirim. ayrıca karanlık ırmak köpek ve katip barındıran öyküsü de hayli ilgi çekiciydi. tavsiye ederim.
  • yeni kitabı (bkz: mümkün öykülerin en iyisi) dedalus tan çıkmış öykücü. kitap kapağı şahane.
  • 24 mayıs 2014 tarihinde zeytinburnunda düzenlenen şair okur buluşmaları etkinliğinde karşılaştığım ve kendim muzaffer serkan aydın'ın yanındayken, muzaffer abiyle konuşması bitince birden "sizinle tanışmamıştık değil mi?" diyerek kendisiyle tanışmama vesile olmuş kalbi güzel adamdır.
  • şimdilerde post öykü adlı dergiyi çıkarıyor.
    çalışkan bir edebiyat aşığı.
    sadece kendisi için değil, arkadaşları ve dostları için de edebiyatı seviyor.
    güzel öykülere imza atmayı seviyor ve mütemadiyen de imza atıyor.
  • ''bizim geleceğimizi biliyor, geldiğimizde her şey için çok geç olacağını biliyor.'' (bkz: iki dünyanın ustası) stil sahibi öykü yazarı, alışılmışın dışı bir kurgu kabiliyeti var. benzetmeleri oldukça nevi şahsına münhasır.
  • "her şey bir şarkıyla başladı. gerçekten öyle mi? emin olamazsın.
    kimse emin olamaz.
    başlangıçlar, ilk kıvılcım, ilk hareket sırra sarılıdır hep. çünkü
    tanrısaldır. hele de olay yeri ruhsa. ruh öyledir. bilirsiniz, usulca
    yanar; kişiler, olaylar, nesneler, duygular usul usul beslerler ateşi ve
    asla ama asla önceden kestirilemeyecek bir noktada ateş, önlenemez
    bir yangına dönüşür. ben de emin olamıyorum; ille kesin bir şey
    söylenecekse, her şeyi başlattığın) söylemeye cesaret edemediğim bu
    şarkının yanıcı olduğunu söyleyebilirim. ruhta yanıcı. ..."

    cins dergi sayı 1, sfy 26
  • güzel adam. post-öykü'nün genel yayın yönetmeni.
    11 ocak 2016 pazartesi akşamı üsküdar'da bir mekanda görüştüğümüz, platonov üzerine konuştuğumuz kişidir.
  • keyfekader kahvesi kitabını okumuş idim zamanında.

    pek bir numarasını görebildiğimi söyleyemem o kitap adına. öyküler çok içine çekmiyor, hatta bazı bazı sıkıyor bile. zorlama geldi, biraz da yapay diyebilirim.

    yani tam anlamıyla "bunları da nasıl yazdın ulan, iğrenç" falan demeye de dilim varmıyor. ama ne bileyim, benim için yaşayan ilk 10 türk öykücü arasında kendisine sandalye bulamaz.