şükela:  tümü | bugün
  • aklı hala, nasıl koydu kocaman tezahüratlarında kalan federasyon yöneticilerinin, işi takım sempatizanlığına dökmeyip, lobi faaliyetlerine girmezlerse, olabilecek en doğal ve en hayırlı iştir. milli takımı illa ki başarılı bir hoca yönetecek diye bir şart yok, keza aykut kocaman da başarısız teknik adam sayılmaz. kişiliği baz alınarak eğer takımın başına geçecekse yanlış olur, ama bu adam kişiliği ile de örnek bir zattır.

    şimdiye kadar ki çalıştırdığı takımlarda oynatmayı düşündüğü futbolu, milli takımın geniş kadrosu ile kolay yapabileği kanısındayım. uzun vadeli bir sözleşme ile takımın başına geçmesini umut ediyorum.
  • bir iki beraberlik veya yenilgi sonucunda, genç, tecrübesi yok, kalibresi yetmiyor, karizması eksik, milli takım anadolu takımına benzemez, milli takımda terim sesleri gibi silahlarla, medya tarafından saldırıya uğrayacak; her okuduğu ve izlediği boku doğru kabul eden futbol fakiri holiganların baskısını hissedecek; sonucunda ersun yanal gibi sepetlenip, yerini terim, denizli, güneş, vural* soyadlı birine bırakarak bir başka anadolu takımının yolunu tutacak.

    bari o anadolu takımı kadıköy merkezli olsa da hayırlı bitse şu işin sonu.
  • ben de çok isterim ancak; rıdvan nasıl fener'in, ertuğrul nasıl beşiktaş'ın başında uzun süre kalamadıysa aykut kocaman'da yönetime gelse dahi milli takımın başında uzun süre kalamaz.

    sadece tek bir kulüp taraftarının ve yönetiminin baskıları dahi bir teknik direktör üzerinde ağır psikolojik tahribatlar yaratabilmektedir. söz konusu milli takım olunca, bu kulüp taraftarlarının tamamı en ufak başarısızlıkta toplanarak umarsızca baştaki teknik direktöre saldırmakta sakınca görmez. bu durumda milli takımın başındaki adamın en önemli özelliği futbol bilgisi ve teknik beceri ötesinde baskı karşısındaki duruşu ve direncinin yüksekliği olmalıdır. milli takımın şu an başında bulunan fatih terim'i sevsek de sevmesek de türkiye'nin bu tip baskılara en dayanıklı olan ve en az yıpranmayla bu atakları savuşturan teknik adamıdır. bu iş tıpkı ertuğrul özkök'ün hürriyet'in başında olması gibidir. belki ülkenin en çok satan gazetesinin genel yayın yönetmeninde olması gereken meziyetlerin çoğu kendisinde bulunmamaktadır ancak yönetici vasıfları kendisi üzerinde oluşan baskıları rahat bir şekilde savuşturabilmesini sağlamaktadır.

    dünyadaki pek çok insan tarafından en iyi teknik direktör kabul edilebilecek olan jose mourinho'nun da temel becerisi futbol bilgisinden öte yönetim yeteneğidir. bu durumu benzer şekilde kendi hayatınızdaki yönetim seviyesindeki insanlarda da gözlemleyebilirsiniz. çoğu zaman bu kişiler bulunduğu konumu hak etmeyen insanlar olarak görünür gözümüze ve teknik bilgisi konusunda haklı olabiliriz ancak bu kişiler yönetim becerileri sayesinde bu mevkilerde bulunurlar.

    bu yönetim yeteneğinin özünde ise gerçekte şişkin bir ego oturur. kendine güveni maksimum seviyede olmayan kişi yöneticilik yapmakta zorlanır. bu güven fazlalığı çoğu zaman yanlışa sürüklese de bu güveni kaybetmeyen kişiler her zaman ayakta kalır.

    bir ülkenin tüm basını ve taraftarın büyük çoğunluğu sizinle dalga geçmeye, sizi aşağılamaya, beceriksiz olduğunuzu yüzünüze vurmaya çalıştığı halde dönüp onlara daha dik tepkiler verebilecek kadar özgüveniniz fazlaysa siz o koltuğu kolay kolay kaptırmazsınız. bu iyi bir şeydir demiyorum. bu her zaman ve her yerde böyledir diyorum sadece.
  • kısa bir süre sonra indirilip yerine imparator veya türevlerinin getirileceğinden emin olanlar için beyhude bir bekleyiştir.
  • yıldırım demirören'in tff'nin başına geçmesi gibi bir şey... lan bi dk...
  • fatih terim istifasının ardından gerçekleşecek durum. devamlı defansif, garantici futbolu ile skor odaklı oyunlar ortaya koyarak bizi kangren etmeyecektir.
  • bir galatasaraylı olarak söylüyorum;

    bu kehanetin gerçekleşmesi halinde belki 4-0, 5-0 gibi skorlarla maç kazanamayabiliriz ama 1-0 önde olduğumuz maçı 1-0 bitirme konusunda sorun yaşayacağımızı da sanmıyorum.
  • bir beşiktaşlı olarak söylüyorum;
    ölümü gösterip sıtmaya razı etmeyin. gerekirse kendini göstermek isteyen genç ve dinamik bir ekibi getirin elenelim ama kimsenin egosuna artık yenik düşmeyelim.