şükela:  tümü | bugün
658 entry daha
  • --- spoiler ---

    izlerken utandığım, berbat bir film.

    kore savaşı, milli hiçbir yönü olmayan haksız bir savaştır ve onun üzerinden kahramanlık falan devrişilemez.

    burda kastettiğim astsubay'ın ayla'yı kurtarması, bakması, sevmesi gibi insani durumlar değil, arka planda dönen savaş hikayesi.

    film oscar adayıymış sanırım. bu yüzden sırf bu yüzden iğrenç bir "amerika abi, biz senin müttefiniziz bak" mesajına girilmiş. yok amerika'nın çağrısına ilk türkiye yanıt vermiş de, yok tarih türkleri yazacakmış da. eksik olsun öyle tarih.

    ha film ağlatır mı? pekala ağlatır çoğu insanı. şirin küçük çocuk koy, bi sürü acı yaşat, ağlat, arkaya güzel müzik koy... bu numaralarla tabii ki ağlatırsın seyirciyi eğer marifetse.

    --- spoiler ---
  • tekraren söylemekte fayda var filmi izlemeyen göttür. izleyin.
    1-ali atay ve ismail hacıoğlu gerçek birer aktör olduklarının ispatını yapmışlardır.
    hatta öyleki, normalde hacıoğlu sert imajlı bir insan olmasına karşın, dünya tatlısı süleyman astsubayı gayet inandırıcı canlandırmıştır.
    süleyman astsubayın yaşlılığını oynayan çetin tekindor ise, yanlış seçim olmuş.
    2- hacıoğlu ile tekindor arasına 15 santim boy farkı var. ne oldu adam kısaldı mı?
    3- süleyman astsubayın naifliği tekindor’da tam yansımamış.
    4- madem boy farkını önemsemediniz, aklıma bu rol için şevket altuğ geldi. tip olarak da naifliğin gösterilmesi olarak da cuk otururdu diye düşünüyorum.
    5-süleyman astsubay’ın kızına neden itici bir insanı seçmişler ve neden itici dialoglar yazmışlar anlamadım. bu durumun hikayeye ne gibi katkısı olmuş çözemedim.
    6-evet, gazeteci kızın ingilizcesi sırıtıyor.
  • oscar almasa da izlediğim en iyi türk filmlerinden bi tanesi eğer biraz duygusalsanız ağlama ihtimaliniz de yüksek
  • peçete götürmekte fayda var, sweatshirt'ümü mendil olarak kullandım,
    eve gelir gelmez kirli sepetine attım,
  • ağlamadım ama iki koltuk yanımdaki kadın salya sümük ağladı. salondaki pek çok kadın gibi. bu, filmi benim için başarısız yapar mı? yapmaz. çünkü ben kolay kolay ağlayan birisi değilim.

    hele ankara marşını söyleyen korelilerden sonra o filmde kimse beni kolay kolay ağlatamazdı.

    sesli güldürdünüz lan. gece gece aklıma geldi, sinirlerim bozuldu bak. yaşlı başlı koreliler ankara marşı söylüyor.*

    --- spoiler ---

    thy'nin reklamı gibi çekilmiş uçak sahnesini, cephede marilyn monroe'nun fotoğrafına bakarken vurulan askerin sahnesini, sanki okudukları servis durağında yan sınıftan çocuklarla yaptıkları kavgadan kaçarmışçasına motorsikletle kaçan motorsiklet çetesinin sahnesini ve amerikalıların "türkler mükemmel canlılar, hepimiz onların boklarını yiyeceğiz," tadında şişirmelerini çıkarırsak güzel bir film olmuş.

    --- spoiler ---

    aslında cidden güzel film. yukarıda yazdıklarım bizim şimdiye kadar çektiğimiz bütün askeri filmlerde mevcut. o yüzden çok şey etmemek lazım.

    izlenilesi, tatlı bir film olmuş.

    edit: spoiler eklendi.
  • eleştirimi yapmadan öncelikle şunu belirteyim. hiç bir asker nizamiyeden üniforması olmadan bisikletle o şekilde geçemez.

    gelelim genel hatlarıyla ''ayla''ya. filmin ilk yarısı ile ikinci yarısı arasında gerçekten dağlar kadar fark var. ilk yarısı ''uğraşılmış, üstünde durulmuş'' bir film gibiyken ikinci yarısı ''bitirelim şu filmi'' tadı verdi. ayla'nın yaşlanmış hali hiç duygu geçiremedi bana. aynı şekilde ikinci yarıdaki çoğu kast böyleydi. ali atay ve ismail hacıoğlu çok çok iyiydi gerçekten muhteşem bir aktör olduklarını gösterdiler.

    sonuca bakarsak oskar alacağını düşünmüyorum fakat bir çok senaryo ödülü alacaktır sebeplerini siz zaten biliyorsunuz...
  • filmi izledim, beğendim. ilk yarıdaki pek çok sahnede " hadi ordan o kadar da olmaz" diyerek inanmadıklarımı filmin sonunda gösterilen fotoğraflarda görünce çok etkilendim. bazı kekolar oynayan videoya rağmen jeneriği izlemeden kalkıp gidiyor, yapmayın. öyle yapacaksanız filmin yarısında çıkın bari.

    --- spoiler ---

    ilk yarı ile ikinci yarı arasındaki kopukluktan bahsedilmiş, evet. bu çok rahatsız etti. ama düşününce gerçekte de bir kopukluk var. yani adam dönüyor ve arası bu belgesele kadar boş, yapacak bişey yok. bir de ben çetin tekindorun yanlış isim olduğunu düşünüyorum nedense. 17 ağustos, kore maçı gibi kore ile ilişkiye girdiğimiz durumların gösterilmesine gerek yoktu bence, bir şey çıkmıyor oralardan. reklamların hepsi bir araya sığdırılmış ve gözün içine sokulmuş. mesela türk hava yollarının kuruluşu 1933 de kurulmuş. o dönemin radyosuna, gazetesine bir şeyler sıkıştır ki insanlar etkilensin. mesela hyundai, logoyu ekranın %100 üne koyup göze batıracağına bir oyuncuya modeli telafuz ettirseymişsiniz, en azından hyundainin hangi modeli olduğunu bir arka çekimde görseymişiz ne bileyim ben. süleymanın ilk sevgilisi olan kezonun başkasıyla evlenmesi isabet oldu. sevemedim onu zaten. süleymanın kızını niye öyle nemrut gösterdiler anlamadım. belgeselci ablanın telafuzu biraz kötü, yani türk aksanlı ama bu bence kabul edilebilir bişey. sonuçta türküz anasını satayım ne yapalım yani her millerin bir aksanı oluyor bizimki de böyle nedir yani. abartmayın yok oskara gidecekse düzgün konuşsun falan filan diye.
    --- spoiler ---
  • bu filme sadece bir sebeple oscar verirler; emperyalist abd'yle işbirliğine övgü...
  • filmi yaklaşık 10 gün önce izledim. birkaç abartılı sahne dışında filmi genel olarak beğendim. oscar alır mı almaz mı orasını bilemem ama türkiye standartlarının üzerindeydi. görüntü yönetmenini tebrik etmek gerekiyor. gerçekten güzel bir iş çıkarmış.
  • uzman degilim gorduklerim şöyle;

    --- spoiler ---
    hikaye tek basina cok guzel. son orijinal kavusma sahnesini seyretsek yetermis aglamak icin.
    ısmail hacioglu, ali atay, kucuk ayla, buyuk ayla guzel olmus,
    murat eh,
    cetin tekindor olmamis. o saclar ne allahim? orijinal amca bile daha iyi olabilirmis.

    --- spoiler ---
194 entry daha