şükela:  tümü | bugün
  • "pardesusunun yakasini kaldirdi, kalabaliga karisti.." muhtesem bir roman, done done, tekrar tekrar okumak gerekir..selim isik'tan once aylak adam vardi..
  • her seye "karsi" duran,"karsi" cikan,"karsi" olan, siradanliga, tekduzelige, alisilmisin kolayciligina hic katlanamayan,hem farkliyi, hem dogruyu arayan, bir ismi bile olmayan ve yusuf atilgan'in kisaca "c." dedigi bir adam... aylak adam...zor bir karakter, zor bir yasam, yalin bir roman.(bkz: yusuf atilgan)

    3 yıl sonra gelen edit: bu entry yky baskısının arka kapak yazısıdır.
  • a-da-ko ve ku-ya-ra gibi iki mükemmel kavramı ve bir genç adamın gerçek aşkı arayışının öyküsünü anlatan son derece modern bir yapıt. tekrar tekrar okuduğum ve bazen keşke hiç farkında olmasaydım, hayatımın beş yılı dah az obsesyona tanıklık ederdi dedirten başyapıt.
  • bir 'anti-kahraman'. bir kızı görebilmek için günlerce aynı sinemanın önünde bekler. aynı pastanede aynı iskemleye oturup aynı noktaya bakar. yusuf atılgan'ın başyapıtı.
    "yirmisekiz yaşındaydı ve tedirgindi."
  • bir istanbul-beyoğlu güzellemesi de olan, tembelliğe övgü ve çalışmak yorar* ile beraber biz bezginlerin başucu kitaplarından biri. bu dünyada aşık olmak yeterince ciddi ve insanın tüm zamanını alabilen bir iştir dedirten, aylaklığı özendirten türk romanının başyapıtlarından. yusuf atılgan'ı ölümsüzleştiren kitap..
  • alfabenin c'si ile halvet olmamızı sağlayan; karaköy'de tırım tırım o kahveyi arattıran bir bekleme salonu güzellemesi; pek nadide aylaklık manifestosu..
  • (bkz: big lebowski)
  • "karıncalar bilmeden severler" diyen atılgan amcanın aşkı- ya da aşk arayışını- c.'li b.'li ve kadınlarlı ve erkeklerli anlattığı romanı.
    ağaç dalı kompleksine sahip olduğunu sandığımız** c.'nin tedirginliğiyle dolu bir aşk romanı bu.
    adako'ya tutulmuş kişi tedirgindir ("yirmi sekiz yaşındaydı, tedirgindi") diyen ve bu kavramı ağaç dalının gövdeden ayrılma eğilimi, gövdenin toprağa kök salmış rahatlığından kaçış, özgürlüğe susamışlık olarak niteleyen atılgan amca insanların ağaç dallarını budayıp gövdeye yaklaştırmalarını yakınlarının tedirgin'in içindeki bu a-da-ko'yu budamalarına benzetiyor... (hmm, evet burda bitiriyorum)
  • "sustu. konusmak luzumsuzdu. bundan sonra kimseye ondan bahsetmeyecekti. biliyordu anlamazlardi."
    okudukca suruklenilen , surundukce de okunmasi gereken bir kitap.
  • (bkz: oblomov)