şükela:  tümü | bugün
64 entry daha
  • ayna nöronlar kişi hem belli bir hareketi yaptığında hem de başkasının benzer bir hareketi yaptığını gördüğünde veya işittiğinde aktive olan nöronlardır.
    ayna nöronlar diğer kişilerin hareketlerini anlamada ve empatide etkilidir. belli bir hareket gerçekleştirilirken alınan görsel, işitsel ve dokunsal uyarılar hareketi duyularla ilişkilendirir. bu tecrübe yaşandıkça aradaki bağlantı kuvvetlenir ve sadece hareketin görülmesi ya da işitilmesi ile motor (hareket) nöronlar uyarılmaya başlanabilir ve ayna nöronlar oluşabilir.
  • ayna nöronlar, başta işitme ve görme olmak üzere bütün duyular vasıtasıyla, dış dünyadan gelen sinyalleri alıp, âdeta onların fotokopisini saklayan hücrelerdir. bu nöronlar taklit etme ve karşıdakinden öğrenme gibi bir süreçte kendilerine verilmiş rolü hassas bir şekilde yansıtmakta ve kişiyi elinde olmadan taklide meyyâl hâle getirmektedir. bu durum beynin tamamen normal bir fonksiyonudur. insan elinde olmadan çevresindeki kişilerin mimiklerinin, hâl ve tavırlarının tesirine girer. aynı davranışları o ânda hemen doğrudan sergilemese bile, beynine kaydeder. televizyonda film seyrederken acıklı bir sahne gördüğümüzde kendimizi tutamayıp ağlamamız gayet tabiî bir hâdisedir. kişi elinde olmadan bu davranışı göstermektedir. bazen kendimizi gayriiradî başkalarının mimiklerini taklit ederken yakalarız veya nerede duyduğumuzu hatırlayamadığınız bir şarkının melodileri istemeden dilimize dolanır. esneyen birinin, ortamdaki diğer kişilerin de uykusunu getirdiğini ve esnemelerin giderek arttığını çoğumuz biliriz.

    son yıllarda yapılan psikoloji araştırmalarının temelini oluşturan ayna nöronlara "sürü psikolojisinin" ortaya çıkmasında aktif rol verildiği anlaşılmaktadır. maç seyrederken insanların birbirlerini taklidi, mitinglerde insanların daha sonraları kendilerinin bile hayretle karşıladığı aşırılık ve taşkınlıkları ayna nöronların rollerine birer örnektir.

    1980 ihtilâli'nden önce, aynı sınıfta olan sağ ve sol görüşlü arkadaşlarımızın okulun bahçesinde birbirlerine taşlarla saldırdıklarını pencereden seyretmiştim. sonra polis onları sınıflara soktuğunda birbirine taş atan arkadaşlarımızın az önceki davranışlarına kendilerinin bile hayret ettiklerini dün gibi hatırlıyorum.

    şizofreni, otizm ve diğer bazı psikiyatrik bozuklukların temelinde de ayna nöronların rol oynayabileceği düşünülmektedir. buna "kırık ayna teorisi" denmektedir. bu tip psikolojik hastalığı olan kişiler karşısındakine ayna olamamakta, yani empati kuramamakta veya aynasındaki görüntü kırık olmaktadır. aynadaki bu kırıklar arasındaki bağlantı iyi kurulup yapıştırılamadığından, hasta kişi karşısındakinin hisleri konusunda doğru bir yoruma ulaşamamaktadır. ağlaması gereken yerde gülmek istemektedir. en yakınının cenaze merasiminde üzülmesi ağlaması gerekirken veya en azından diğer üzülen insanları taklit etmesi gerekirken, o hasta kişi defin sonrası dağıtılacak kumanyayı düşünmektedir.

    kaynak