şükela:  tümü | bugün
396 entry daha
  • son 2-3 senedir gerçekleştirdiğim eylem.

    önceleri sırayla tek tek okurdum. bu şekilde okumanın verimsiz olduğunu fark ettim. çünkü her kitap sizi içine çekmeyebiliyor. bu gibi durumlarda elinizdeki diğer kitaplara yönelip ilerleyemediğiniz kitapla bir süreliğine araya mesafe koyuyorsunuz. tekrar okumaya başladığınızda genelde akıcılık artıyor.

    bununla birlikte aynı anda okunacak kitapları iyi harmanlamak gerekiyor. ben daha çok tarih ve felsefe gibi bilgi ağırlıklı kitapları okumayı severim. bunlarda sorun olmuyor. şu an biri kobo olmak üzere 5 tane kitap okuyorum. üçü bilgi ağırlıklı ve dediğim gibi karışma vs olmuyor ancak yanlarına daha kolay okunması için seçtiğim kuyucaklı yusuf ile ıvan ilyiç’in ölümü isimli eserlerdeki salâhattin ile ilyiç karakterlerini arada karıştırdığım oluyor :)

    kısaca seçimler iyi yapıldıktan sonra mümkün olan eylemdir.
  • yapmayı hiç sevmediğim eylem.

    bazı kitaplar tek başına ve tek oturuşta uzun süreler okunmuyor ve öyle okunmak için yazılmamış bunun da farkındayım ama o kitaba saygısızlık ediyormuşum hissini bir türlü içimden atamıyorum.
  • uzun süre alacak olan, yani hem sayfa sayısı fazla olan hem de anlamak için ekstra kabiliyet gerektiren kitapları okurken yanına ikinci kitap olarak daha soft hızlıca okuyup okurken keyiflendiren kitaplardan ekleyebiliyorum. ama üç dört beş kitap aynı anda okuyan varsa da alnından öpmek isterim.
  • bir tane audiobook roman, bir tane teknik kitap, bir tane hobi kitabi (yemek yapma falan) bir tane de is kitabi son birkac yildir kokteyl miksim.
  • genellikle ve zorunda kalarak yaptığımdır. bir kitabı okurken aklım diğerinde kalıyor. içimde o kadar diğer kitabı okuma isteği artıyor ki elimdekini bitirmeyi bekleyemiyorum. genellikle bu döngü 2 türkçe bir ingilizce ya da bir türkçe bir ingilizceyle devam eder gider.
  • biri bilgi diğeri olay içerikli iki farklı tür kitap gayet rahat bir biçimde okunabilir. severek yaptığım eylem.
  • hâlihazırda okuduğum kitabın zor ilerleyen bölümleri olursa yapıyorum bunu. bir ara verip başka kitapla devam ediyorum, daha sonra tekrar bıraktığım kitaba dönüp ufak ufak yol alıyorum. zaten bir noktadan sonra tekrar ivme kazanıyor okutuyor kendini kitap. iyi yöntem aslında...
  • son bir senedir ben de boyle okuyorum. bir tane sesli kitabim oluyor, saga sola giderken, yuruyuse ciktigimda dinliyorum, bir tane almanca roman okuyorum, genelde her aksam, sirf dil kabiliyetimi kaybetmemek icin. yatmadan once okudugum (genelde roman turunde) bir kitap oluyor, yatmadan once kitap okursam daha kolay uykum geliyor, son olarak da bilim/tarih/kisisel gelisim tarzi bir kitap da elimin altinda oluyor, gun icinde acip okuyayim diye. sanki boyle daha cok kitap okumaya basladim gibi hissediyorum eskiye gore.
  • (bkz: adhd)li biri olarak normal gördüğüm durum. çünkü her işte olduğu gibi çabuk sıkılıyorum ve aynı kitabı günlerce okurken sıkılıyorum. ilgim kaçıyor. zaten adhdli biri için bir kitabı okuyup bitirebilmek büyük başarı.
  • türleri farklı olunca kafa karışıklığı olmuyor. hatta bir solukta bitmesinden korkulan öykü, roman gibi içeriklerin çabuk tüketilmemesini, aşırı sıkıcı, sıfır akıcı... hayvan gibi terimsel psikolojik gibi bilgi bilim içerikleri de ölüp bayılmadan okumayı sağlıyor.

    birinden sıkılıp birini almak. bu arada okumak hareketinden uzaklaşmamak için ideal.
5 entry daha