şükela:  tümü | bugün
  • hiç yaşlanmayacak yazar beyanı
  • keşke ölmeseydi de hep anlatsaydı
  • dedem de böyle. geçmişine, anılarına artık çok vakıf olduğum için bazen devreler karışıp olayların kişilerinde falan yanıldığında düzeltiyorum, "hay atana rahmet, doğru öyle olmuştu." deyip devam ediyor.

    ilgiyi taze tutmak için konuşurken sürekli koluma dokunmasına tavım ama.
  • bu benim dedemdi. 2 yıl önce kaybettik alzheimer’den. keşke hayatta olsaydı da , milyonlarca kez aynı şeyi anlatsa ve bende hep ilk kez duyuyormuşum gibi dinlesem.
  • yaşlı değilim ama çoğu kez kasıtlı olarak yaptığımdır. bazen hatırlatmak iyi oluyor. bazen bir mesajın daha iyi verildiği bir örnek akla gelmeyebiliyor. daha çok oğluma yaparım.
  • (bkz: entry nick uyumu)

    anneannem.
    normalde hiç dedikodu gıybet sevmeyen bir kadınken yaşlandıkça çenesi açıldı kadıncağızın. başta uyarıyorduk, anneanne boşver düşünüp konuşup kendini üzme diye; sonra baktık ki yaşlılıktan. daha müdahale etmiyoruz. terapi gibi oluyor yaşlılara konuşmak, anlatmak. doktorlara, misafirlere, kadın erkek yaşlı genç demeden görümcesi ile elli yıl önce yaşananları anlatıyor. sağolsunlar insanlar anlayışlılar, bozmuyorlar. biz de her seferinde ilk kezmiş gibi dinliyoruz. o kadar olacak, çocukken kafasını şişirdiklerimize sayalım.
  • girilen ortamlarda, ilgili konuyu / konulari bilmeyen en az bir kisi varsa, ayni hikayeler defalarca anlatiliyor.

    konunun bayma katsayisiyla alakali olarak ya digerleri de heyecanla konuya mudahil olup skec tadinda aktarima katiliyorlar ya da sus pus kalip "yine basladi ya" diye saga sola bakiniyorlar.

    kisacasi, yas mas degil olay, her yasta hepimiz yapiyoruz.

    bonus: erkeklerde bu konunun sekmeyeni de askerlik anilaridir mesela, abi cidden yeter...