şükela:  tümü | bugün
  • özellikle amerikan romantik komedilerinin bir klişesi olarak karşımıza çıkan durum. uçak kalkmadan bir dakika önce sevişilerek barışılır. hep suçlu hava limanı çalışanlarıdır. onlar sevenlerin kavuşmasına mütemadiyen engel olmaya çalışırlar. ama bu "süper düper müper" sevgililer bütün bürokrasiye rağmen bariyerleri aşar ve kavuşurlar.
  • şehirden şehire göre değişen romantik hareketlilik. istanbul'da karşıya taşınmak da yetebilir nihayetinde ama orta anadoludasınız misal. yozgat'ta ayrıldın nereye gidecen ? tokat' a mı ? geçiniz efendim geçiniz. orda osbir çeken diğer tarafta ne çekcek ? ya da güneydoğudasınız diyelim ayrıldınız. geçtim başka şehri gabon' a gitseniz gelir bulur sizi vururlar yemin içerim.
  • böyle bir adam tanıdım. sonra döndü tabi. nereye gidiyosun diye sormazlar mı adama. ulan otur evinde. acını yaşa. yalnız kalmak istiyorsan da söyle gelmeyiz. sevgilinden ayrıldın diye bukadar derbeder etme kendini. bak sonra ziyan ettiğin günlere üzülürsün.
  • uzaklaşmak iyi gelir diye düşünür. o an ki ruh haliyle doğru yapmıştır. bunun yanında ülkeyi bile terk eden insanlar vardır. ne kadar uzak o kadar iyi diye düşünür. tabi düşüncelerini de terk edemediğini anlar bir süre sonra. yine de iyi gelir beklenenden az da olsa.

    (bkz: kişi kendinden bilir işi)
  • ben bunu yaptım.. deliler gibi sevdiğim istanbul'umdan ayrıldım.. ağlaya ağlaya terk ettim sonra..
    tanım: ayrıldığınız sevdiceğiniz bir de o şehrin kendisiyse ölene kadar içinizde kapanmayan bir yara olarak kalır..
  • ayrılınca ülkeyi terk etmekle kombo yapılan durumdur. dünya vatandaşlığı kafasında yaşanılan 21. yy ilişkilerin görece acısını çıkarmanın başka bir boyutu. ha şiddetle tavsiye ediyor muyuz, asla. ama yaşanılanlar ve o şehrin ruhunuzda yarattığı tahribat sizi başka limanlara, başka hayatlara ve açılacak yeni kapılara sürüklüyorsa hayat bir kere yaşanılır düsturuyla yaşayıp görmenizde fayda var. kim bilir belki hak ettiğinizi düşündüğünüz hayatı ve aşkı başka bir mekanda yakalarsınız. tebdil-i mekanda ferahlık vardır demişler.
  • doğru olanı yapmaktır. aynı şehirde kalmayı başarana saygım sonsuzdur. ayrılığın acısı adeta öldürür insanı, o şehir yakar canını; ölmek istersin. eheheh şaka lan şaka.
  • sol frame'de gördüğümde ağzımı açık bırakan eylem.

    tam 18 gün sonra yapıyorum da kendisini o yüzden. hatta şehir değil, ülkeden ayrılarak.

    çok geç kalmışım aslında. şimdi hesapladım da, o beni bir bahar akşamı terkedip gideli tam 551 gün olmuş bugün. olsun, geç olsun güç olmasın. çok söyledim arkasından; ne olur, bir bahar akşamı sen bana dönsen diye. dönmedi. canı sağolsun.

    http://www.youtube.com/watch?v=-mrq8u9atjq

    yepyeni bi hayata başlıyorum. iyi, kötü, zor, mutlu. nasıl olacağını bilmediğim, ama her halükarda buradan daha iyi olacak bir hayata.

    tek sebep o da değil tabi. bunu da eklemek lazım. (bkz: #34050931)
  • zengin aşık işi. yoksa işi gücü bırakıp nereye gidiyorsun, yıllık izni de ayrılmadan yemişsen sevgiliyle, geçmiş olsun. ücretsiz izne çıkılabilir tabii ama dönüp dolaşıp geleceğin yer belli.

    (bkz: düz adam sami)
  • yok öyle bir aşk. şimdilerde manitadan tekmeyi yiyen biri şehrin sokaklarına, caddelerine, kafelerine daha sıkı bağlanır. kaybedilenin yerine yenisini koymak veya içindeki boşluğu bir şekilde doldurmak ister. bu erkek için geçerlidir elbette. kadın ise şehirden ayrılmak şöyle dursun, odasına gömülür, evine çapa atar. nitekim ayrılınca şehri terk etmek ancak şiirlerde rastlanan ütopik bir hadisedir.