şükela:  tümü | bugün
  • izmir'de 80 li yılların sonlarında namık kuyumcu adlı sair ve diger arkadaslarının cıkarttıgı dergi.
  • okuduğum en güzel şiirlerden, zahrad'ın.

    ayrım

    gigo kendine bir gözlük aldı
    neye baksa hep mavi görüyor
    gökleri mavi- denizleri mavi
    sevdiği kızın gözleri mavi
    mavi görüyor hep neye baksa

    etrafına bakınıyor burnunda gözlüğü
    sen diyorsun ki denizler mavidir
    oldum olası
    sen diyorsun ki gökler mavidir
    oldum olası
    yeni oldu bu diyor - inanmıyor sana

    gigo kendine bir gözlük aldı
    maviyi mavi görüyor artık

    çeviri: can yücel
  • ayırtı.
  • veba gibidir. insan farklılıklarını olumsuz biçimlerde göstermektir.
  • muazzam haklılığımız.
  • dünyanın kilit kelimesi gözüyle baktığım kelime. sınıflandırmak da buna dahil.

    günümüzde ülkemizde yaşadığımız sorunlar, orta doğu'nun akan kanları hepsi bu kelimede yatan şeyler.

    ne yazık ki ülke olarak bizim ısrarla o ayrımı tadında bırakıp sadece saçma şeyler olduğunu kabul edemeyişimiz bizi gün geçtikçe daha da etkiliyor ve derinden vuruyor.

    ırk, din başlıcaları.

    oysa insanız işte. insan bu kadar basit. hepimiz aynı oksijeni aynı havayı yakıyoruz, hepimiz aynı organlara sahibiz, hepimiz aynı beyinlere. sadece geliştirmek sana kalmışken bunları ayırmanın anlamı nedir ki.herkes neyi isterse düşünsün. herkes neye inanırsa inansın. neden buna bir din koydun. neden buna türk,kürt,zenci,beyaz, dedin. işte tüm sorun burada değil mi. sınırlandırılmış, birer hayali çizgi, kilometrelerce reel tel örgü ile ayrılmış ülkeler. kitaplara bölünmüş din düşünceleri. kimliklere işlenmiş müslümanlık yazısı.

    müslümana önce insan diyebilmek önemli olandır, ateist olana önce insan, zenci olana önce insan diyebilmek. afrikalıya insan, kürt, laz, çerkez e önce insan diyebilmek önemlidir. keşke ilk bunu diyebilsek. keşke. bunu yapabilsek şuan yaşadığımız sorunların birçoğunu yaşamıyor olacaktık. bunu yapabiliyor olsak ateist kardeşim, müslüman kardeşim gibi inancını dile getirebilecekti. bunu yapabiliyor olsak kimse omuzlarında psiko tomlumsal bir baskı ile yürümeyecekti bu ülkede. kimse korkmayacaktı ırkını söylemekten. yormayacaktı bu baskılar bizi zaten hayatın sorumluluklarıyla başa çıkarken. keşke yapabilsek. keşke ayrım kelimesinin evren üzerindeki kilidini çözebilsek ve sevmek gibi olan çok uzun kelimeyi kaldırabilsek kenarlara.

    bunu yapabilen insanların 3-0 önde ve aydın zekaya sahip insanlar olduğuna inanıyorum. toplumda nadiren görünen gerçekten sözünü dile getirdiği gibi olan az kişi varken. çünkü ateistin karşısındayken sadece ona saygı duyup arkasından küfreden insan gerçek anlamda kopamamış oluyor. gerçek anlamda kopabilen o kelimeden ateist kardeşimizi tekrar gördüğü zaman ateist olduğunu unutan yada unutmasa da ona karşı farklı bir his edinmeyen kişi oluyor. ateistler toplumda daha çok dışlandığı için bundan bahsediyorum basit örnek olsun diye.

    düşünüyorum toplum olarak bir gün atar mıyız bu yargıları diye ancak bir cevabım yok. belki benim oğlum, belki torunuma denk gelir ve belki onlar omzunda gereksiz yükleri ile yaşamaz. belki onlar elinde birası ile rahatça sokakta yürüyebilir. belki onlar sohbet ederken ben müslümanım, ben deistim, ateistim der ve sonra orada saygı sevgi ile konuşup tartışırlar. belki onlar görmezler müslümanların dinsiz dedikleri ile savaşlarını. belki onlar görmez türk, kürt, laz, çerkez ayrımını. şimdiden yüz yılların savaşı zenci-beyaz olayının yaraları sarılıyorken hatta bir zenci başkanın amerikan başkanı olduğunu görünce biraz da olsa umudum oluyor bu konuda. neden olmasın diyorum. evet neden olsun derseniz ona da haklısınız çünkü çok uzun zamandır bu nefret ile yürümüş bir toplumuz ve eğitim seviyemiz oldukça düşük. düşünmekten korkan zihinlerimiz var. kendi fikirlerinden uzakta. o kadar rutine, alışılagelmiş şeylere devam eden insanımız var ki toplumda bunlar kaçırıyor umudu ve neden olsun dediriyor.

    umuyorum ki müslüman kardeşimin allahı, ateist kardeşimin enerjisi, budaların, putların gücü her kim neye inanıyorsa kendi inancına göre onlardan birisi gelir ve kurtarır bizi bu durumdan. umuyorum ki sarılır yaralar elbet bir gün. ayrım ne uzun kelime.

    (bkz: sevmek ne uzun kelime)
  • dünyanın en güzel şiirlerinden birisi.. bir zahrad şiiri..

    görmek istedikten sonra her şey mavi. mavi zaten mavi. ama kaçımız görüyoruz o mavileri. inanmak ve maviyi görmek için, özellikle bu ülkede mavi gözlük şart.