şükela:  tümü | bugün sorunsallar (3)
  • sadece ekşi sözlük'ün yöneticisi olarak değil, bir ekşi sözlük yazarı olarak da katıldığım çağrı. o yüzden beni de yazın listeye.

    ancak benim sizden farkım şikayet edecek değil, çözüm üretecek kişi olmam. bu sorunu kabul ediyor, bunun sorumluluğu alıyor ve çözüm sağlayacağımı taahhüt ediyorum. nasıl yapmaya çalışacağımızı da açıklayacağım.

    1. moderasyon ekibini güçlendiriyoruz. sözlük inanılmaz dinamik, sonsuz entry yazılıyor ve sonsuz şikayet geliyor, moderasyon ekibi yetersiz kalabiliyor ve bu yüzden aksamalar olabiliyor. moderasyon ekibimizi halihazırda arttırıyoruz ve moderatörlerden en az birinin sadece aşağılama, ayrımcılık ve ırkçılık konularında çalışacağını taahhüt ediyorum. (edit: açıklama sonrası arttırdık ve alıma devam ediyoruz.)

    2. yazarların entryleri şikayet etme sürecini kolaylaştıracağız. bu sistemi tümden yenileyeceğiz ama öncelikli olarak yazarların şikayet iletirken mail onaylama ve şikayet metni yazma zorunluluğu saçmalıklarını kaldırarak başlayacağız. bir entry'yi şikayet etmeniz 2 butona inmiş olacak ve bunu 2 gün içinde yapacağız. sonrasında da baştan sona medeni bir şikayet arayüzü hazırlayacağız. (edit: ilk geliştirmeyi yaptık ve diğerini de yapacağız.)

    3. yazarların yine yazarlar tarafından değerlendirildiği yeni karma sistemine geçeceğiz. yeni karma sistemi sadece entry oylanması üzerinden değil, yazarların sözlük'te genel olarak gördüğü takdiri tartan bir sistem olacak. başta sözlük'teki takipçi sayısı ve entry beğenileri olmak üzere, bir çok faktörü değerlendirdiğimiz, yazarların sözlük'teki gerçek kıymetini gösteren sistem kurulduktan sonra bazı hak ve yetkiler bu karmaya bağlı olacak. bu çerçevede yazarların entry silinme istatistiği ve engellenme istatistiği de yazarların kıymetini belirlemede etkili olacak. (edit: hazırlıklarını yapıyoruz, çoğulculuğu bozmayacak bir geliştirme yapacağımıza emin olabilirsiniz)

    4. karma sistemi hayata geçince gündeme başlık sokmak, başlık açmak ve hatta entrylerinin görünür olması dahil olmak üzere bazı yetkiler sadece belli karma sahiplerine ait olacak. burada yeni karma sistemini tartarak, kimseye haksızlık yapmadan ve dinamizmimizi kaybetmemeyi amaçlayarak ilerleyeceğimiz için aceleci davranamayacağımızı belirtmeliyim.

    5. nefret söylemi nedeniyle silinen her bir entry için yazarına en az 1 ay çaylaklık cezası uygulanacak. yazarın genel profilinin yetersiz olması / nefret söyleminin şiddeti / eylemin tekrarı gibi durumlarda yazar uçurulacak. (ki nefret söylemi zaten çaylaklık ve uçurma sebebi) (edit: uygulamaya başlandı.)

    6. nefret söylemi içermediği için kapatılmayan ama ayrımcı içeriklerin girilmesine vesile olan türden başlıkların işaretlenebilmesi için ayrı yeni bir kanal belirleyeceğiz ve bu şekilde işaretlenen başlıkların gündem filtresi üzerinden görünürlüğünü kısıtlayacağız. bu tür başlıkları görmek isteyenler ayarlardan bu filtreyi kapatabilecekler. bu özellik de en geç 2 gün içinde hayata geçireceğimiz bir fonksiyon olacak. (edit: yapıldı.)

    bunlar dışında önerilere de açığım, bana direkt mesaj atabilirsiniz. geç cevap verebilirim veya hiç cevap veremeyebilirim ama muhakkak, er ya da geç okuyorum mesajları ve hepsini değerlendiriyorum.

    bu sürece katkıda bulunmak isteyen yazarlardan ricam özellikle nefret söylemi olduğunu düşündükleri başlıklara yazarak başlığı gündeme taşımak yerine başlığı ve/veya entryyi şikayet etmeleri ve başlığı işaretlemeleri olacak. (bkz: don't feed the troll)

    nefret söylemi, tanımı çok geniş tutulabilen bir konu, bizim şu an esas aldığımız tanım 'belirli bir grubu ya da kişiyi, ırk, cinsiyet, ulus, din, dil, politik görüş, sosyal sınıf, sosyoekonomik durum, fiziki/zihinsel engel ya da cinsel yönelim gibi konularda aşağılama ve/veya tehdit etme' şeklinde, zamanla kapsamı genişletilebilir veya daraltılabilir. ifade özgürlüğü ile nefret söylemi dengesini korumaya çalışacağız.

    son olarak, gururla belirtmek isterim, moderasyon ekibimizin yöneticisi kadın ve onun yöneticisi de kadın. ama elinin hamuruyla moderasyon yapan erkek çalışanlarımız da var.
    • tahammülsüzlüğün normalleştiği, seviyesizliğin yüceltildiği, zorbalığın güçlü olmak sanıldığı bir ülkede böyle bir platformun da etkilenmesi doğaldır. ama bunun doğal olması, olması gerektiğini ortaya koymaz. aksine bunun olmaması için elimizden geleni yapmalıyız.
      eskiden yazım yanlışı yapanın uçurulduğu ‘sözlükte’ şimdi yazım yanlışsız entry bulmak çölde penguene rastlamakla aynı. umarım para için kaliteden ödün verilmeye devam edilmez. burası kaliteden ödün vermediği için buralara kadar gelebildi. böyle devam ederse yok olmaması için hiçbir sebep yok. ve umarım yok olur.
    • (bkz: yes we can)
    • bu ne ilk suserlığım ne de uçurulursam son olur; ama günden güne daha az yazar oldum burada ve böyle giderse de bir gün bırakacağım yazmayı. sözlük yönetimi yanlış kararlar üstüne yanlış kararlar aldı. yanlış kararların bir yana, yılların ilerlemesiyle toplumdaki ve internetteki değişime ayak uyduramadı. belki böyle bir amaçları da kalmadı, burası bir darphaneye döndü sadece onlar için.

      atılan tweetlerin ortalamasının 33 karakter olduğu bir dünyada bu girmekte olduğum entry'yi okuyacak insanların sayısının bir elin parmaklarını geçmeyeceğine eminim. her ne kadar sınırsız bir ifade özgürlüğünden yana olsam da girilen entry'lerin lağım medyasından farksız olması beni bir katkı sunmaktan ve hatta eski suserların ürettiği kaliteli içeriği tüketmekten bile alıkoyuyor. bunu açıkça itiraf etmem lazım. dolayısıyla bir şeyler yapılması gerektiğine kesinlikle katılıyorum. bunun çözümünün ifade özgürlüğüne müdahale olduğunu halen düşünmüyorum; aihm'in bile sınırını çizerken başarılı olmaktan uzak bir resim ortaya koyduğu ifade özgürlüğü hakkının sınırının sözlük yönetimi tarafından çizilmesini beklemek ve talep etmek istenen sonucun ortaya çıkması için başarılı bir yöntem olamaz bence.

      her şeye rağmen buradaki rahatsızlığa tüm kalbimle katılıyorum. nickimi isterseniz ekleyin. sadece şerh düşmek istediğim nokta bu sorunun çözümü ilk akla gelen çözüm olmayabilir ve çözümü bulmak noktasında da hayli demokratik bir yöntem izleyebilir ve daha başarılı bir yöntem de bulabiliriz belki.
    • coğunluğun dikta ettiği kurallar dışına çıkmamak için uydurulmuş çağridir.
      bugün facebook, twitter, ınstagram vs. sitelerde terör örgütleri bile hesap açabiliyor.

      şimdi kısas ne olacak?
      örnek ypg terör örgütü diyeceğim ben, birisi bunu kabullenmeyecek, özgürlük savaşçısı diyeceksin derse kimin dediği olacak.

      homofobik değilim ama müslümanım kardeşim.
      size göre bu işe günah diyenlerde homofobik. ne yapalım şimdi? ekşi sözlük açık çağrılarına göre dinden mi çıkalım?
      bu öneri mhp'nin tc kimlik no ile internete girilsin önerisine benziyor.
      elbette ileri giden sapıklığı varan şeyler yazan kim varsa sözlükten ucurulsun bunda hemfikiriz. ama herkesin sizin gibi olması beklenemez.
    • gec bile kalinmis bu eylemi baslatanlara tesekkurler +1
    • düşünce güzel
      tavır yerinde
      uslup fena değil
      belagat biraz eksik
      bireysel anlamda desteklesem de kitlesel hareketlere karşıyım. tck önemli bunu zaten klavye başına oturanlar bilmeli, hukukta aman efendim, bilmiyorum diye bir kaide yok.

      insan olun insan, başkaları için bir şeyler yaptığı sürece insandır, insan*
    • sadece ekşi sözlük'ün yöneticisi olarak değil, bir ekşi sözlük yazarı olarak da katıldığım çağrı. o yüzden beni de yazın listeye.

      ancak benim sizden farkım şikayet edecek değil, çözüm üretecek kişi olmam. bu sorunu kabul ediyor, bunun sorumluluğu alıyor ve çözüm sağlayacağımı taahhüt ediyorum. nasıl yapmaya çalışacağımızı da açıklayacağım.

      1. moderasyon ekibini güçlendiriyoruz. sözlük inanılmaz dinamik, sonsuz entry yazılıyor ve sonsuz şikayet geliyor, moderasyon ekibi yetersiz kalabiliyor ve bu yüzden aksamalar olabiliyor. moderasyon ekibimizi halihazırda arttırıyoruz ve moderatörlerden en az birinin sadece aşağılama, ayrımcılık ve ırkçılık konularında çalışacağını taahhüt ediyorum. (edit: açıklama sonrası arttırdık ve alıma devam ediyoruz.)

      2. yazarların entryleri şikayet etme sürecini kolaylaştıracağız. bu sistemi tümden yenileyeceğiz ama öncelikli olarak yazarların şikayet iletirken mail onaylama ve şikayet metni yazma zorunluluğu saçmalıklarını kaldırarak başlayacağız. bir entry'yi şikayet etmeniz 2 butona inmiş olacak ve bunu 2 gün içinde yapacağız. sonrasında da baştan sona medeni bir şikayet arayüzü hazırlayacağız. (edit: ilk geliştirmeyi yaptık ve diğerini de yapacağız.)

      3. yazarların yine yazarlar tarafından değerlendirildiği yeni karma sistemine geçeceğiz. yeni karma sistemi sadece entry oylanması üzerinden değil, yazarların sözlük'te genel olarak gördüğü takdiri tartan bir sistem olacak. başta sözlük'teki takipçi sayısı ve entry beğenileri olmak üzere, bir çok faktörü değerlendirdiğimiz, yazarların sözlük'teki gerçek kıymetini gösteren sistem kurulduktan sonra bazı hak ve yetkiler bu karmaya bağlı olacak. bu çerçevede yazarların entry silinme istatistiği ve engellenme istatistiği de yazarların kıymetini belirlemede etkili olacak. (edit: hazırlıklarını yapıyoruz, çoğulculuğu bozmayacak bir geliştirme yapacağımıza emin olabilirsiniz)

      4. karma sistemi hayata geçince gündeme başlık sokmak, başlık açmak ve hatta entrylerinin görünür olması dahil olmak üzere bazı yetkiler sadece belli karma sahiplerine ait olacak. burada yeni karma sistemini tartarak, kimseye haksızlık yapmadan ve dinamizmimizi kaybetmemeyi amaçlayarak ilerleyeceğimiz için aceleci davranamayacağımızı belirtmeliyim.

      5. nefret söylemi nedeniyle silinen her bir entry için yazarına en az 1 ay çaylaklık cezası uygulanacak. yazarın genel profilinin yetersiz olması / nefret söyleminin şiddeti / eylemin tekrarı gibi durumlarda yazar uçurulacak. (ki nefret söylemi zaten çaylaklık ve uçurma sebebi) (edit: uygulamaya başlandı.)

      6. nefret söylemi içermediği için kapatılmayan ama ayrımcı içeriklerin girilmesine vesile olan türden başlıkların işaretlenebilmesi için ayrı yeni bir kanal belirleyeceğiz ve bu şekilde işaretlenen başlıkların gündem filtresi üzerinden görünürlüğünü kısıtlayacağız. bu tür başlıkları görmek isteyenler ayarlardan bu filtreyi kapatabilecekler. bu özellik de en geç 2 gün içinde hayata geçireceğimiz bir fonksiyon olacak. (edit: yapıldı.)

      bunlar dışında önerilere de açığım, bana direkt mesaj atabilirsiniz. geç cevap verebilirim veya hiç cevap veremeyebilirim ama muhakkak, er ya da geç okuyorum mesajları ve hepsini değerlendiriyorum.

      bu sürece katkıda bulunmak isteyen yazarlardan ricam özellikle nefret söylemi olduğunu düşündükleri başlıklara yazarak başlığı gündeme taşımak yerine başlığı ve/veya entryyi şikayet etmeleri ve başlığı işaretlemeleri olacak. (bkz: don't feed the troll)

      nefret söylemi, tanımı çok geniş tutulabilen bir konu, bizim şu an esas aldığımız tanım 'belirli bir grubu ya da kişiyi, ırk, cinsiyet, ulus, din, dil, politik görüş, sosyal sınıf, sosyoekonomik durum, fiziki/zihinsel engel ya da cinsel yönelim gibi konularda aşağılama ve/veya tehdit etme' şeklinde, zamanla kapsamı genişletilebilir veya daraltılabilir. ifade özgürlüğü ile nefret söylemi dengesini korumaya çalışacağız.

      son olarak, gururla belirtmek isterim, moderasyon ekibimizin yöneticisi kadın ve onun yöneticisi de kadın. ama elinin hamuruyla moderasyon yapan erkek çalışanlarımız da var.
    • kısaca faşizm istiyorum, herkes aynı şeyi düşünsün, aynı şeyi yazsın deseydin yeterliydi.
    • ıfade ozgurlugu, ifade ozgurlugudur. sinirlari sadece ve sadece somut bir karsiligi oldugunda cizilebilir. tehdit, azmettirme vs icermeyen tum soylemler ifade ozgurlugu dahilindedir, tartisilamaz. kisaca bu ulkede ifade ozgurlugu yoktur ve hic olmamistir.

      bilale anlatir gibi anlatayim:
      "x kesimin katli vaciptir!" demek suctur. ayni degerleri tasiyan bir kesimi suc islemeye ve baskalarinin yasam hakkina saldirmaya tesvik ve azmettirirsen suc islersin.
      "x kesimi yasamasa da olur", "bence x toplulugundan olmak suc sayilmali" demek suc degildir. aksiyona gectigin an yargilanip, cezalandirilirsin. kimsenin vucut butunlugune kastedemezsin, mudahale edemezsin.
      nefret soylemi ifade ozgurlugu kapsamindadir. hakaret de ifade ozgurlugu kapsamindadir. aksini iddia ediyorsan ifade ozgurlugunu savunmuyorsundur. tartismaya acik degildir!

      sizin bu yasakci zihniyetinizi sikeyim. bak bu da ifade ozgurlugune dahil. senin bir seylerin yasaklanmasini ve engellenmesini talep etmen ifade ozgurlugu oldugu gibi benim de senin kafani sikeyim demem benim ifade ozgurlugumdur.

      bu kafa yuzunden rahat rahat konusamiyoruz, istedigimiz seyleri okuyamiyoruz. her seyin cercevesi cizilmis, belli sinirlarin disinda cumle kuramiyoruz. herkes sadece kendi duymak istediklerini gormek istiyor. politik dogruculugunuza sokayim.
      cok basit tanimladim bakin, ozgurlugun sinirlari o kadar da goreceli degil. "benim gibi dusunmeyen siktirsin gitsin!" diyebilirsiniz ama ifade ozgurlugunu savunuyorsaniz bunu yargiyla, kollukla dayatamazsiniz.
      sagcisi da solcusu da ayni kafada amk. hepiniz aynisiniz.
    • yönetimden ve yazarlardan talep edilen "sansür" nedeniyle, daha çok ayrımcılığın değirmenine su taşıyacak olan çağrı.

      bugün, "güya haklı" bu sebebi arkasına alabilerek sansürü ve linci bir şekilde başlatan bir güruh,
      yarın bu sözde başarıdan yararlanarak cenderedeki hedefi değiştirecek ve daha fazla sıkacak.
      olan yine marjinallere ve azınlıklara olacak.
      tamam, doğru, sözlük giderek boka sarıyor;
      ama "ifade, ifadedir" ve özgürlük sınırlarını kimse belirleyememelidir.

      "ayrımcılık" ile mücadelemiz ne yazık ki şu şekilde işliyor:

      önce suyu bulandırıyorlar ve tahrik ediyorlar ki; trollüğün olayı bu.

      sonra suyu berraklaştırmak isteyenlere sansür uygulatıyorlar;
      en sonda da sansürün yerleştiği mecrada troll olmayan, gerçekten faydalı olabilecek kişileri ve fikirleri avlıyorlar.

      bizim ifade özgürlüğümüzü, hatta doğrudan özgürlüğümüzü hangi düşünce, ifade, söz, yazı kısıtlayabilir biz istemedikten sonra?
      zaten "taktik"leri bu, sinirlerimizi bozup, panikletip bize yaptırıyorlar hatayı da linci de.

      sırtlanların zebraları koşuşturup, sürünün dışında kalanları kapmaları gibi tek tek avlayacaklar böyle giderse.
      paniklemesek ve sadece "hiçbir şey yapmasak", olmadık sansür taleplerinde, sözlükten atılma isteklerinde bulunmasak, ellerinden ne gelir ki bu baskıcıların?
      sadece "düşünün, üretin ve yazın"!

      "bağnazlığa karşı sansür"; yapmamız gereken bu mu?
      "kolektivizm", biraz yanlış anlaşılmıyor mu?

      ("bırakınız yapsınlar" demek değil bu, biz de boş duracak değiliz; özgürlükleri savunanlar bile eleştiriliyorsa, kısıtlamaya kalkanlara neler neler denecek..)

      asla susmamak,
      sürekli konuşmak,
      ve asla susturmamak;

      bu oyuna gelmemek lazım.

      ***

      (bkz: oylamayla sözlükten atılma/#49673398)
      (bkz: entry numaralarının kaybolması/#49772008)
      (bkz: 13 ocak 2017 debe'nin kaldırılması/#65562150)
      (bkz: 11 kasım 2016 kanzuk'a açık mektup/#64034191)
      (bkz: ekşinin ışid'ci götleklere teslim edilmesi/#95944713)
      (bkz: ekşi'de başlık açmak için 100 karma koşulu/#88693998)
      (bkz: 1200 kişinin favorilediği hamamböceği entry'si/#68491073)