şükela:  tümü | bugün
  • severim.

    fekat çok pişmiş yiyen insanla aynı masada yeniyor ise sanki hayvanı canlı canlı yiyormuşsunuz gibi bakmasına neden olur. sanki kendisi salata yiyormuş gibi...
  • et pişirme konusunda ehil aşçı ve şeflerin, bonfile ve biftek pişirme önerisidir. aşırı pişirilen ete yazık olduğunu düşünürler; ancak gel gör ki türk halkının damak lezzeti çok pişmişe ayarlıdır.
  • (bkz: bloody)
  • ortamda -az pişmiş- gerginliği yaratır. ne meseleymiş yahu. çiğ bonfile, çiğ biftek icat etseler de rahatlasak.
  • testere necmi'nin kurtlar vadisi'nde kırmızı şarapla yediği.. sanırım süleyman çakır'ın öldüğü bölümler civarında.. yanında da iyi gidiyor demek ki kavgam okuyordu..
  • kesinlikle yutamadığım, çiğnedikçe ağzımda büyüyen ettir.

    daha çok ot sever olmamdan kaynaklanır ki şefler tasvip etmese de etin iyisi benim için iyice dövülerek incelmiş ve çok pişmiş olanıdır.
  • fransız mutfağından yayılmış bulunan önemli bir kültürdür ki yalnızca et değil çok fazla pişirilen her yiyecek yararını ve vitaminini kaybedeceğinden mantıklı açıklamaları bulunan eylemdir.
    ayrıca kişisel tavsiyem dana etinde yapılmaması,az pişmiş kuzu etinin yumuşaklığı kullanılan et dana olduğunda kayış yiyormuş hissiyatıyla sonuçlanabilir.
  • (bkz: medium rare)
  • (bkz: nusr-et)
  • helal olmayan ettir. helal et demek, hayvanı kestikten sonra kanının akıtılıp dondurulması demektir, yabancı uyruklular genelde helal et yemezler, özellikle de müslüman olmayanlar.