şükela:  tümü | bugün
  • gerçek bir hazine.

    ama bizim sığırlar boş/değersiz gömülerin peşinde oldukları için bu hazinenin farkında bile değiller.

    not: eleştiri hakkım saklıdır.
  • zannediyorum ki tez çalışmam bittiği gün kendisi yüzünden uzun süre marcuse okumamaya karar vereceğim. bir çeviri neden bu kadar güçleştirilir anlamış değilim. hayır çevirdiği insanlar zaten en az iki okumayla özümsenecek insanlar. tamam felsefe her baba yiğidin harcı değil de "kültür" değil de "ekin" yazmak nedir? bari dile bu kadar işlemiş kelimelerle oynama. okumayı zorlaştırmaktan, boş yere vakit harcatmaktan geçilmeyen çevirilerin sahibi olmak mutlu mu ediyor seni? hayır çevirdiklerini başka çeviren olsa yüzüne bakmayacağım. el insaf be kardeşim.
  • anlama derdi olmayanların sürekli kulp taktığı felsefeci.

    ki kendisi de söylüyor zaten, size diyor anlayamayacağınız, anlayamayacağınız için de su gibi okuyacağınız dandik metinler lazım. benimkileri zor görmeniz anlaşılır olduğum için. çünkü ancak anlamlı metinler anlaşılabilirdir, ve anlamak da zordur, çaba ister.

    bu adam yüzünden ingilizcesinden okuyorum aynı yazarları falan diyenler, kendinizi kandırıyorsunuz, çünkü sizin anlamadığınız sözcükler değil, onların ima ettiği kavramlar. o kavramları tanımadıktan sonra hangi dilden okursan oku, fark etmez, anlayamazsınız.

    o yüzden şayet anlamayı kendinize gerçekten de dert ediniyorsanız, siz siz olun, a.yardımlı’ya takılın. çünkü o kavramların içeriklerini -ya da kendi ifadesiyle, zorunlu bağıntılarını- ancak anadilinizde ve o kavramları tanıyan kişiden öğrenebilirsiniz.

    naçizane tavsiyem önce ses ve vidyo kayıtlarına bakın.
  • bugün biraz türkçe konuşabiliyorsak bunun nedeni cumhuriyet türkiyesinin dil konusundaki milliyetçi tutumudur; yani arapça, farsça ve fransızca etkilerinin olabildiğince dilden arındırılması çabasıdır. birçok girişim başarısızlıkla sonuçlanmıştır, ama bugün dilimizde bir gezegen, buzdolabı, bilgisayar kelimeleri varsa bu böyle bir girişimin başarısıdır. çabasını takdir ediyorum, ama zorlayıcı ve abartılı buluyorum. daha ortalama bir sayıda türkçeleştirme çabasına girişebilirmiş.
  • hani diyorlar ya kant'ı ingilizce okumak eserlerini daha anlaşılır kılar onu öz dilinde okumayın diye.

    bu abimizi okumaksa her şeyi anlaşılmaz kılıyor. tamam türkçemize sahip çıkalım filan ama bu ne be hocam. zaten idrak etmesi güç şeyler hakkında çeviriler yapıyorsun bari anlama şansımızı imkansızlaştırma.

    latinceye dönelim de herkes rahatlasın.
  • kendisi bir çok felsefe profesörünün götünün yemediği kitapları tercüme etmiştir. dili ağırdır, anlaşılması zordur vs. denilebilir, ancak birçok felsefeci varlık ve zaman'ı çevirmeyi zaman kaybı olarak görürken aziz yardımlı tercüme etmiştir. kim ne derse desin ben kendisine büyük bir saygı duyuyorum ve başıma bir şey gelmeyecekse varlık ve zaman tercümesinin, kaan h. ökten'in tercümesinden çok daha iyi olduğunu düşünüyorum.