şükela:  tümü | bugün
  • zeki muren'in azize olarak yorumladigi aziza sarkisi turkiye'de pek cok neslin kulaklarina asina geldigi gibi, arap dunyasinda da populerligini korur. soyle ki: bu sarkinin ezgisi esliginde gobek dansi (hani amerikalilarin "belly dance! belly dance! hem dansedelim, hem sevgililerimizin agizlarini sulandiralim, hem de kicimizi gobegimizi eritelim!" diyerek son bir kac yildir heves saldigi olay) yapilan temel ezgilerden biridir. her ne kadar gobek dansinda lubnan, farsi, cezayir vs vs stillerin ismi gecse de stillerin babalari bu isin dogdugu yer misir ve osmanli hazinesinin de destegiyle bambaska boyutlar kazandigi turk stilleri oluyor. neyse, azize dedigimiz de misir stilinin demirbaslarindan. (bkz: kendimden biliyorum) diye ekleyemeyecek kadar gobek ozurlu bir insanim, bu detaylari profesyonel olarak gobek dansi yapmis birisinden ogrendim.

    azize'nin bir misir gobek dansi muzigi oldugunu, hatta zeki muren'in coverlamis oldugunu falan bilmezden evvel turk filmlerindeki klasik pavyon sahnelerinden hatirliyorum. evet, azize ozellikle arabesk agirlikli filmlerin yapildigi 80li donemde bas aktrisin kotu yola dustugu, gazinolarda veya pavyonlarda dansoz olarak sahneye cikip elin adaminin icki sofrasina meze oldugu sahnelerin degismez fon muzigidir. benim aklima nedense hep derya tuna'nin arkasinda saz ekibi, suratinda "sirf bogazimdan ekmek gecsin diye yapiyorum bu isi, mecburum anlasana!" ifadesi, gorevini ifa ettigi sahneyi getirir.

    bu sirada sevdiginin kotu yola dustugu kotu haberini almis, once "nayir, nolamas, asla inanmam, yapmaz o oyle bir sey!" diye reddedip sonra da "gozlerimle gormeden inanmam" seklinde bir pozitivist moda girerek mekana intikal etmis ibrahim tatlises gizli sakli bir koseden (barin karanlik bir kosesi, elinde bir raki, onunde leblebi) kizin sahne almasini beklemektedir. gerisini tam hatirlayamiyorum ama sanirim azize calmaya basliyor, derya tuna (valla kusura bakmasin, asena'ya gore pek bir beceriksizce) kivira kivira sahneye cikiyor, ibo bunu gorunce elindeki bardagi sikip kiriyor, derya tuna kivirirken kivirirken gozu mekanin bir kosesindeki ibo'ya takiliyor, olayi anlayinca "ah ben ona layik degilim, beni unutsun bari" diyerek daha bir sevkle dansetmeye basliyor, ibo da "kiz elden gitmis!" diye mekani terkediyor olabilir. hatta bu sirada azize'nin ezgisi dinerken yerine nasil isyan etmem'in kemanli introsu giy giy giy giriyor da olabilir. bilmiyorum. ben azize'de takilip kalmisim, dedim ya, gerisini hatirlamiyorum...

    edit: bu entry yazilirken zeki muren versiyonunun sozleri de vardi baslik altinda, simdi yok. madem oyle el emegi goz nuru, buyrun...

    ellerimden ellerin ayrilmasin sevgilim (x2)
    gozlerimden gozlerin ayrilmasin azize

    ah azize ah azize
    yalvaririm gel gitme
    ah azize ah azize
    cok mes'udum ben seninle
    ah azize ah azize
    beni terketmeeeee....
    ah azize ah azize
    beni terketmeeee....

    sev diyorsun azizem, seni nasil seveyim
    vefakar oldugunu, ben nerden bileyim

    ah azizeli bolum tekrar, ama sarki finale yaklastikca "ah azize"ler "ah azizem" oluyor, sarkici azize'ye bir daha kopamamacasina baglaniyor, onu sahipleniyor ve kara bir kadere ilk adimini atiyor. bu vefasiz azize elbette ki onu terkedecektir. ah cok arabesklestim yine, bu sarkinin uzerimde boyle bir etkisi var, engel olamiyorum...
  • mafya rolünü her fani türk oyuncusu tadacaktır kurtuluşu yok
  • oyuncu seçimi yanlış + en önemlisi senaryo sıkıcı.

    max 13 bölüm .
  • çok sevdiğim bir isim. içinde hem anadolu'yu, hem masumiyeti, hem duruluğu, hem mağrur bir ifadeyi barındırır sanki. esmer, ince, ufak tefek, koyu renk ve uzun saçlı, elmacık kemikleri çıkık kızlara yakışır bu isim..
  • kadın evliya
  • silah, tespih, siyah giyen mafyalar, hapisten çıkan bir öküz...

    mafya dizisi yapalım, ama (madem doktor dizileri sevildi) içinde hastane falan olsun diye ganırtılmış.

    hande erçel’in kirpikleri bile kurtaramamış.
  • aynı gün yayınlandığı dizinin kopyası dizi. ne tesadüf burada da masa var.
  • reytinglerde sıçmıştır. fişi çekilecek yakında. hande erçel'i kadroya alan arkadaşa geçmiş olsun. buğra'ya yazık oldu.
  • öpüşseler de bu saçma sapan yakınlaşma sahnelerini geçsek fena olmaz hani.

    her an öpecek gibi yaklaşıp, kulağa hafifçe eğilip bir şeyler söylemek bir yerden sonra bayıyor.

    öp! sende kurtul, bizde kurtulalım saçma sapan gerilimden.
  • hâlâ, hande erçel'in ulusal bir kanalda bütçeli bir dizide başrol olabileceğine ve o dizinin de tutabileceğine inanan yapımcıların varlığına şahit olmamızı sağlamış çöp proje.

    hande erçel yetmemiş üzerine buğra gülsoy'u eklemişler. siz hangi ülkenin tv sektöründe iş yapıyorsunuz, inanılmaz hakikaten, ahaha.