şükela:  tümü | bugün
  • so ends another day adlı şarkısyla tanıdığım, hem klasik hem rock müzik tadı alınabilecek grup..
  • bir de frp ve mud meraklılarının karşılaşmış olması muhtemel olan "baba yaga's hut" vardır.. uçan bir kulübedir.. ilginç bir olaydır.. bu kulübe monster statüsünde değerlendirilir.. ac'si, saving throw'u, thaco'su vardır.. charm falan da eder.. nefis bişiidir yani..
  • iskandinav ve slav milletleri özellikle libidinal hususlarda epeyce karıştırıldığından olsa gerek (şimdi cümleyi daha fazla açma gereği duymadım) bir hata yapılmış, zira baba yaga aslanlar gibi bir slav tanrısıdır, hatta tanrıçasıdır, hakkında ileri geri konuşup saygıda kusur etmek istemem.

    baba yaga, yunan mitolojisindeki bilge ve yaşlı kadın arketipi olan hecate ile benzerlikler gösterir, ölümü ve yeniden dirilmeyi simgeler, temiz kalpli ve cesur olanları sonsuza dek korur, kötüleri ise bulduğu yerde yer.

    koyu renk giysiler içinde, gri saçlı ve gaga burunlu tasvir edilen bu tanrıça mitinden almamız gereken dersler iyi ve dürüst insanlar olmamız, orman hayvanlarına zarar vermememiz, iskandinav ile slav milletini karıştırmamamız yönündedir.
  • modern world of darkness fantazilerinde absimilliardin kucakladigi* abominationlardan biridir. (bkz: nictuku)

    1993 teki uyanisi binbir zorlukla durdurulmustur. baba yaga ve diger nictuku lanetleri geregi nosferatuyu en guclusunden baslayarak avlarlar. keza bu uyanis esnasinda rusya cenabindaki ne kadar kindred varsa hepsiyle iliski bir anda kesilmistir.
  • modest mussorgsky'nin "bir sergiden tablolar"inin dokuzuncu bolumune adini vermistir (baba yaga'nin kulubesi).
  • reginanın ismini babazula zannettiği cadısının gercek adı.
  • polonya'lilar ve diger bati slavlari da jezi baba der baba yaga'ya. butun varyantlarinda bir baba ekinin bulunmasi akliniza babaanne'yi getirsin. bak yeminlen, cunku babushka rusca'da bildigin buyukanne demektir.

    bu baba yaga'nin da babu yagu diye okundugunu tespit ettim, artik oyle agzinizi aca aca babaa yagaa demeyin, baba yaga'nin kulubesindeki kemik koleksiyonuna dahil olmayin. kaynagim: nikita mikhalkov'un buyuk kizi anna mikhalkova'dir. kendisi babasinin yaklasik 10 sene boyunca duzenli araliklarla cektigi filmin ilk "roportaj'inda en cok korktugu seyin "baba yaga" oldugunu seyirciyle paylasmistir. maladyets, maladyets.

    ohooo seneler sonra gelen edit: dorduncu boyut sagolsun denk gelmis, mesaj atmis: baba yaga'nin babu yagu diye okunusu "bayatsa" fiili yuzundenmis. yani anna baba yaga'dan korkuyorum dedigi icin "bayatus babu yagu" seklinde cekiliyormus. bizdeki ismin '-den' haline benziyor sanki? bu duzeltme icin tesekkur ediyorum.
  • mussorgskynin bir sergiden tablolarında anlattığı resimin adı "baba yaga'nın kulübesi"dir. sergi, mussorgsky'nin ölen yakın arkadaşı viktor hartman'ın eserlerinden oluşur.
  • slav mitolojisine ait bir cadidir ablamiz. tavuk ayaklari olan bir klubede ikamet eder.
  • görmüş geçirmiştir, bilgedir. bazen hikayenin kahramanı yardım istemek için baba yaga'yı arar. ancak bu tehlikeli bir iştir. yardım etmektense yemeyi tercih edebilir. kendisine sorulan her soru ile bir yıl yaşlanır. tavuk ayakları üzerinde hareket eden kulübesinin anahtar deliği keskin dişlerle dolu bir ağızdır. bahçe çitleri ise insan kemiğindendir. her çitin tepesinde bir kafatası takılıdır. genelde bir kafatası eksiktir, gelenlere mesaj vermek adına.