şükela:  tümü | bugün
  • minik özlem gerçek hayatında belki açar okur da üzülür diye tek kelime kötü sözüm olmaz filme.

    ben sevdim filmi. buna harcayacağım sürede sözlükte troll entrylerine sinirlenecektim belki de. hiç acımadım verdiğim zamana da.
  • 20 dk dayanabildim. yönetmenlik, oyunculuk ve senaryo faciası.

    bu kadar karton filmi üniversite öğrencisi bile çekmez. ışık ve çekimler kaliteli gibi ama yıllar önce çekilen sadri alışık filmlerini elli kere daha izlerim kalite arıyorsanız size de aynısını tavsiye ederim. zamanınıza yazık.

    ekşi sözlük bir siki beğenmeme timinden değilim ama gerçekten kötü iş.
  • tek kelime nefis. harika iş olmuş.

    görüntü yönetmenini ayrıca beğendim çok güzel iş çıkarmış. çok emek var. kurgu ve oyunculuk ise gayet yerinde.

    genel anlamı ile öyle çerezlik film değil baya baya ince noktalara değinmiş. sadece tek olumsuz eleştirim bir gün yükselişini uzatabilirlerdi hatta sahne zirveye tırmanırken başka bir dram bilgisi verilebilirdi.
  • hadi konusu fln gayet yavan ama bari mantık hatası dolu olmasaydı ..

    --- spoiler ---

    -8-9 yaşındaki ufak yetim biletle italyaya gidebiliyor.
    -max 1-2 gün yetimhanede kalan hem üvey hem yetim kızın bademciginden , alerjikerine kadar hersey raporlanmış..
    -çocuk esirgemedeki memur kadın her yerden zınk diye çıkıyor vs..
    --- spoiler ---

    tanım: müzikleri ve çekimleri kaliteli cerezlik film..
  • ucuz komedi filmlerimi saymazsak uzun zamandır bu kadar kötü başka bir türk filmi izlememiştim. vasat oyunculuk, yeşilçam konusu seçilmiş olması falan hadi neyse de bari biraz senaryoya çalışsaydınız. ne karakter derinliği ne de hikayede derinlik var. onu da geçtim, film müzikleri daha iyi olabilirdi. keman virtüözünün hikayesi diye serpiştirmişler klasikleri. klasiklerin bile en klişe olanları seçilmiş. belçim’e de für elise çaldırsalarmış tam olacakmış. senaryo hatalarına ya da saçmalıklara hiç değinmiyorum bile.. şans vereyim diye sonuna kadar izledim ama gerçekten 2 saatimi keşke geri verseniz.
  • yeşilçam'ın bayık hikayelerini andıran bomboş bir film. engin altan düzyatan bu oyunculukla bu piyasada nasıl bir yerlere gelmiş? adam kemancıyı oynuyor keman tutmaktan hallice. bastığı nota yüzünde bi mimik, kolunda bi hareket yaratmıyor. ya bu role hazırlanırken bir iki müzisyen izleseydin bari.

    olay örgüsü zaten klişe. offf o belçim bilgin hele.. ruhsuz, sıfır oyunculuk ve irite ses tonu. netflix parayı bunlara harcama allah rızası için ya.

    ama hakkını yiyemem turuncu saçlı özlem rolündeki küçük herkesten iyiydi.

    çocuk tiyatrosu kıvamında izlenecek iş.
  • oyuncular senaryoyu okurken “bu ne amk?” ya da çekimler sırasında“napıyoz amk biz?” demediler mi ya çok merak ediyorum.
  • fragmanına bile tahammül edemediğim film. hadi sözlüğe bir bakayım, belki iyi bir tarafı vardır diye düşündüm ki yorumlara bakınca yanılmadığımı anladım.

    bu arada eskiden belçim bilgin'e "kötü oyuncusun işte, niye bu kadar ısrarcısın?" diye kızardım. artık kızmıyorum, şuursuzluğu ile güldürüyor beni. ne yapsın kadın, yılmaz erdoğan kredisi ile oynatıyorlar işte. içinde yer aldığı ve ne nedenle olursa olsun batan hiçbir proje ile ilgili bedel ödemiyor ki, nasılsa eski kocası bakıyor. başka oyuncu olsa projesi tutmaz, başka teklif alamaz, ekmeğinden olur vs vs.

    bu öyle değil, yeni bir proje çıkıyor. hadi bu sefer dandik engin altan düzyatan ile oynuyor ama nice iyi oyuncuların projelerinde oynattılar kendisini, ne projeler heder oldu. çok komik ya, londra'da yaşıyor galiba. hoop geliyor çeviriyor bir film, giyinip süslenip röportajlar veriyor, fotoğraflar çektiriyor. herkes biliyor bence işin kötü olacağını, ama o hiç umudunu yitirmiyor. beklenildiği üzere kötü oluyor. gidiyor, yaşamına kaldığı yerden devam ediyor. yürü be belçim, nerede liyakat var da burada olsun? proje sahibi parasını düşünmüyorsa belçim bilgin niye düşünsün?

    not: aslında bu amaçla yazmasam da nasıl çocuk yetiştirilmez entry'si gibi oldu. çocuklarımız bilerek yaptıkları hatalar ya da başarılı olamadıkları konularla usulünce yüzleşmeliler ki yollarına devam edebilsinler. belçim de yılmaz erdoğan'ın çocuğu gibiydi. belki ilk birkaç başarısızlığından sonra durum farkettirilseydi, bambaşka bir konuya yönelip orada başarılı olacaktı. belki kamera arkası, belki başka bir sektörde yıldız olacaktı. olmuyorsa da olmuyordur.
  • benim bir filmi beğenme eşiğim çok düşüktür. genel olarak, her filmi beğenirim. çünkü bir şeyler anlatır, hoş vakit geçirtir, bir şekilde mutlu eder beni.

    ama bu film, gerçekten, gerçekten, uzun zamandır izlediğim en kötü filmdi.

    --- spoiler ---

    kız fıstık alırken, nolur bari fıstık allerjisi olmasın, o kadar da yapmayın dedim, ama onu da yaptılar. kan tükürerek ölen baba, ilk başta gıcık davranan, ama sonradan meleğe dönüşen zengin amca, yanlış anlasilma yüzünden yıllarca küs kalan kardeşler, vs derken, kendimi 70 li yıllar yeşilçam filmlerinden birinde hissettim.

    kıyak arkadaşmışsın helal olsun diyen yumurcak, ya da sezercik yavrum benim aradı gözlerim.

    --- spoiler ---
  • bu değersiz hayatımdan çaldığı dakikalara bile üzüldüğüm film oldu. senaryo, oyunculuklar, filmin akışı hepsi birbirinden kötü. ayrıca sosyal hizmet uygulamaları adına da keşke bir fikirleri olsaymış.

hesabın var mı? giriş yap