şükela:  tümü | bugün
  • gerçek vuruculuğu, ağlamanın sebebi siz olduğunuzda anlaşılır.
  • küçüklüğüme dair hatırladığım ilk görüntü.
    daha önceki hatıralarımın üzerine öyle bir sünger çekmiş ki, zorluyorum kendimi ama olmuyor, hatırlayamıyorum öncesini.
  • acısını dindirmek için bütün dünyayı tersyüz edebileceğini, ama bunun işe yaramayacağını bilme çaresizliğidir. bu yüzden acısını, onun yerine göğüslemeye başlarsın. sanki yarasını da iyileştirebilirmişsin gibi... ama yanılırsın. sadece kendine onun bile kaldıramayacağı derinlikte, ağır, taze yaralar açarsın. onu bu kadar sevmekten nefret edersin. onu bu kadar sevmek en zayıf yanındır. onu bu kadar sevdiğin için, bütün yaralarından utanırsın.
  • reise* dair hatırladığım son resim.

    kasım başıydı sanırım, dostu ziyarete gelmiş. sobanın başında oturuyorlar.
    ardıç ağacından kaplıcaya, doktorundan duasına denemediği yol kalmamış.
    ikisi karşılıklı sandalyede oturuyorlar. soba çıtırdıyor. ben mutafaktan mı çıktım, çaylarına mı bakıyorum şimdi unuttum*
    babamın kısık sesle "artık bitti reis" dediğini duyuyorum. caanım gözlerinden süzülüyor.
  • hayatınızın büyük bölümü, babanızın yaptıklarından mağdur olarak, ona içten içe isyan etmiş olmakla geçmiş olabilir.. hatta bazen o kadar ileri gidip (sadece kendi kendinize söylemiş bile olsanız) varlığından rahatsız olduğunu düşünmüş, kin duymuş olabilirsiniz.. ama gün gelip o bu dünyadan göçüp gidince, bu gidişten bile çok acıtan şeyin "onun ağladığını" gördüğünüz o kısa an olduğunu hissedersiniz.. oysa ki siz, anneniz, kardeşiniz çok ağlamıştır onun yüzünden.. farklıdır babanın ağlaması.. tarifi zor şeyler hissettirir...
  • annesinin cenazesinin başında iken ve o cenazeyi daha sonra annesinin, kendisin de içinde büyüdüğü evinden son kez sırtında taşıyarak çıkarırken tecrübe edilendir.
  • asla ve asla göz önünden gitmeyen durumdur. kardeşinin vefat haberini doktordan öğrenen babanın dizleri üstüne çökerek ağladığını görmek içine işler çocuğun. ne kadar büyüse de o güçlü olduğunu düşündüğü, asla ağladığını görmediği babası yıkılmıştır. bir hayal kırıklığı değildir kesinlikle sadece çok ama çok yaralar çocuğun bünyesini. yıllar sonra o sahneyi anımsadığı zaman amcasının vefatı ikinci planda kalacaktır belki de o çocuğun gözünde. ama o sahneyi asla unutmayacaktır.
  • görmek için dünyaları verebilirdim.
  • görmek için dünyaların verilmesi gerekmez. ama görmemek için dünyalar verilir miydi? evet.
    karşılıklı ağlarsınız, gözünüzün içine bakar suçlarcasına, ama suçlunun aslında o olduğunu hiç bi zaman kabul etmez.
    sonra çocuğuna ağlama der, kendi ağlamaya devam eder. çocuk sonrasını hatırlamaz, çünkü kısa süreliğine kendini kaybetmiştir. anneden dinler ondan sonrasını. bu olayın ardından eğer baba bi daha ağlıycak gibi olursa ortam terkedilir. en makbulü de budur.