şükela:  tümü | bugün
  • gençlikte yapılabilcek, full adrenalin salgılanmasına neden olan olay. en tehlikeli tarafı, geri geldiğinizde arabanın yerine başka bir arabanın park etmesi ve bu yüzden babanın durumu çakmasıdır.
  • gece gec bir saatte arabayla mahalleye donulup yerinde parkedilen baska bir arac oldugu goruldugunde hassiktir dedirtecek olay
  • harçlıklara ziyan (bunun benzini var, yakalanınca giden haftalıkları var, ohoo, bir yığın iş), parti izinlerine zarar aksiyon
  • bide üzerine kaza yaparsanız şahane bi gece olur
  • baba ve anne saat 22.00 sulari uyumuslarsa eger, saat 24.00 sularinda sessizce konsolun uzerindeki anahtar yurutulur ve araba, birkac saatligine kankalara hava atmak amaci ile odunc alinir. yerine araba parketmesin diye oradan buradan bir ayakli reklam tabelasi ya da iki koca kaya bulunur ve konur. araba hasarsiz yerine konsa dahi, ertesi gun aksama baba - gene arabayi kacirmisin essolessek, dun gece yagmur ciseledi, ama bizim arabanin alti niyeyse kuru degildi- seklinde sherlockumsu bi cikisla aklinizi alir, tovbekar olursunuz.
  • benim bir arkadaşım yapardı bunu lisedeyken. bir gece aldı bizi, gezdik, içtik, vs... sonra arabanın sağ tarafını çarptık. bu gece gidip parketmiş arabayı. sonra da çıkıp sessizce yatmış. babası uyandırmış bunu sabah...

    "arabayı çarpmışsın gece" demiş.
    "baba ben uyuyordum, gece çarpmışlardır park halindeyken" demiş bu...
    "arabanın sağ tarafı bahçe duvarına bakıyor, cin mi çarpmış arabayı pezevenk?!" diye dövmüş bunu babası sonra...

    babanızın arabasını çalmayın, çalarsanız da çarpmayın, çarparsanız da akıllı olun. arabayı cin çarpmaz.
  • bazen gerekli olan, mecburen almak zorunda olduğumuz anlardır. arkadaşının yakınını acil hastaneye götürmek gibi...
    bazen de kaçamak yapmak için yapılır bu tabii...
  • 90'lı yıllarda daha çocuk sayılabilecek yaşlarda yaptığımız adrenalin dolu eylemdi, şimdilerde devam ediyor mu bu merak konusu.
  • orta okula gittiğim yıllar, ortaokul 2 veya 3. yıl kaç hatırlamıyorum. arkadaşla sözleştik gece 3 gibi arabayı kaçırıyorum, evinden onu alıyorum ve dolaşıyoruz.

    arabayı kaçırdım, boyum dahi zor yetişiyor. ama o yaşlarda araba kullanmak nasıl keyifli geliyor anlatamam. ayrıca ego'da tavan tabi, sanki arabayla dünyayı kurtarmaya gidiyoruz.

    neyse efendim, dolaştık ettik sabaha karşı arkadaşı bıraktım eve dönüyorum bir kavşakta trafik polisi arabası ve içinde iki tane polis. göz göze geldik ve ben bir panikle basıp gaza bir çıkmaz sokağa ışıkları kapatıp saklandım. arkadan geliyorlar mı kontrol ediyorum bir yandan. halbuki polisler beni sallamamış. uzun bir zaman geçtikten sonra artık saklandığım çıkmaz sokaktan çıkıp eve gitmeye karar verdim. tabi o korkuyla geri geri gelirken arabanın sol tarafını vurdum. evin olduğu sokağa arabayı iyice yanaştırıp paralel park edip gittim eve.

    sabah oldu kalktım dersaneye gittim hiçbir şeyden haberim yokmuş gibi. eve döndüm bizimkiler polis falan çağırmış arabaya vurup kaçmışlar diye. poliste bakmış etmiş mümkün değil bu kadar içerideki bir arabaya vurup önündeki ve arkasındakine vurmaması. bu işte bir iş var deyip gitmişler :)

    tabi bizimkiler köfteyi orada çakmış :) neyse babam ondan sonra benimle yaklaşık 2-3 ay konuşmamıştı. o da son araba kaçırmamdı yanlış hatırlamıyorsam.