şükela:  tümü | bugün
208 entry daha
  • selam verirken 2 kere düşünürdüm o derece
  • babam çalıştığı işyerindeki en yakın arkadaşlarının çoğuyla kavgalı. diğerleri de konumu itibariyle saygı gösteriyor benim gözlemlediğim kadarıyla. ailede de kavga etmediği kimse kalmadı. sürekli bağırır ve her şeyi kendinin bildiğini iddia eder.

    geçenlerde 10 yaşındaki kuzenim ablasıyla birlikte çektiği fotoğrafı paylaşmış. babam gitti kızı aradı yeğenim sen yolun ortasına sandalye çekip oturur musun? demiş, o da hayır deyince; e o zaman niye herkesin gördüğü yere fotoğrafını paylaştırıyon falan demiş.* kendisi bu kafada bir adam. arkadaşı bırak normalde suratına bakmazdım.
  • evet, akp saolsun herkesi (en kötü ihtimal) sosyal demokrat yaptı. hayata bakışımız aynı olmasa da birçok konuda makul bir noktada bulusabiliyoruz.
  • sürekli hesabı öderdi. iyi içerdi. bilgiliydi. heybetliydi. yaşamaktan anlardı. kitaplardan, manzaralardan, doğanın kalbinde tutunmaktan, cesaretten ve soylu amaçlardan, zarafetten ve insanları kucaklamaktan anlardı. yaşasaydı tatlı bir ihtiyar olacaktı. bu defa hesabı ödememe itiraz edecekti. öyle alışmış, kimseye borçlu olmazdı.
    bana borcu var. o olmadan geçirdiğim gençliğimde üzerimde ondan kalan ve bana büyük gelen bir deri ceketle soğuk havayı ciğerlerime doldurarak geçirdiğim zamanlarda "acaba sen olsan ne derdin, ne düşünürdün?" diyeiçimden geçirdiğim her şeyi borçlu. kavga da etmiştim ve benim yumruğum onun merhametiyle sarılmıştı, benim toprak işleyen elim onun yaşam karşısında büyülendiğindeki gülümsemesi olmuştu. şimdi yüzüm ve ellerim biraz da bu adama ait. arkadaş olurdum ve babacan bir dokunuşla sırtını sıvazlardım. erken öldüğünde onun kederini sırtlardım.

    böyle şeyler yazınca hoşunuza gidiyor, yılış yılış romantizm seviyorsunuz. babamla arkadaş olur ve size gülerdim. bak derdim, insanlar arabesk yaşamayı ve bir kümes kadar ufukla dünyaya bakmayı seviyor.
  • zaten arkadaşım.
  • yok canim kalsın derdim. selam verse almazdım o kadar yakınız birbirimize.
  • onca uyarıma rağmen, kavgalara rağmen şoförlükten vazgeçmedi. halbuki hastaydı ve her an kriz geçirebilirdi. geçirdi de. iki kişiyi bu hayattan kopardı. hiç yere. ceza evine düştü bu olay sebebiyle. tutuklu yargılandı. bir birader hiç gelmedi ilk ziyarete. öbürü ve ben gittik. omzuma kapanıp ağladı koca adam. ellerinde kelepçe. taş olsan parçalanıyorsun. moral verdim. sen rahat ol baba dedim. inanmaya inanmaya istemeden sebep oldun, çıkacaksın hiç merak etme baba dedim. dik duramadı, oğlum beni düşünmeyin siz demedi bir kez olsun. ben bittim, buradan çıkamam diye yürek dağladı durdu. yargılaması devam ediyor. ama tutuksuz. benle konuşmuyor yine. arkadaş olmak mı? keşke yoldan geçen ve rastgele sıcak bir muhabbete taraf olan iki ilgisiz kişi olsaydık 5-10 dakikalığına. olmadı. olmayacak. bense bir arkadaş ama artık kızımın arkadaşı, arkadaş babası, güçlü babası.
  • babanızın görevi size arkadaşlık etmek değildir. bir çocuğun da bir babaya arkadaştan daha çok ihtiyacınız vardır. babalığın derecesi de arkadaşlık becerisi ile ölçülmez.
  • telefonunu bile açmazdım.
  • benim en yakın arkadaşımdı, hayata birlikte göğüs gerdiğim ata'm, arkamda hissettiğim dağdı. birlikte paylaşacak çok anımız, gerçekleştirecek çok hayalimiz vardı; olmadı...
149 entry daha