şükela:  tümü | bugün
  • babasını bir şekilde kaybetmiş babasız büyümüş kızlardır.
    babasız erkeklerden daha bir garip, daha bir mahsun oluyor bunlar.
    gönül ilişkilerinde, sosyal ve kişisel dünyalarında huzur ve mutluluğu buldukları da çok azdır.

    peşin not: teselli vermek için özel mesaj atacak arkadaşlar. ben erkeğim. lütfen.
  • (bkz: elif şafak)
  • hayata karşı dik duran, yaşadıkları saçma sapan olaylar karşında ne yapacaklarını bilen, gereksiz insanları seçip o kişilerden uzaklaşan ve gerektiği zaman uygun tepkiyi göstererek belli bir mesafeyi koruyan kızlardır.

    kimse yıkamaz onları. çünkü babaları onların ardından nasıl ayakta duracaklarını öğretmiştir.

    onurlarıdır ellerinde olan...

    bu dünyada baskın taraf onursuzlar olsa bile, baş eğmezler bu şerefsizlere karşı...
  • biraz arızalı olabilirler ama kendi ayaklarının üstünde durmayı çok iyi bilirler. ne de olsa bugüne kadar kimseye dayanmadan, kimseye yük olmadan ve genelde kimseye ihtiyaç duymadan gelmişlerdir. işleri eline yüzüne bulaştırdıklarında kimsenin arkalarını toplamayacağını bildiklerinden her işi iki kere düşünür ondan sonra yaparlar. sahip olmamak ne demektir iyi bilirler. sahip olmadıkları şeyin dünyanın sonunu getirmeyeceğini de bilirler.
    her koşulda hayatta kalabilenlerdendir.
  • babalarıyla bir arada olan kızların baba-kız ilişkilerini uzaktan sessizce izler.
  • hayata tutunmayı küçük yaşta öğrenmiştir. zorluklarla nasıl baş edeceğini bilir. annesine laf söyletmez, korur. sosyal hayata fazla ilgi duymaz ama neşelidir. eşini mutlu etmesini bilir. sever. hem de deli gibi sever. ama ihaneti, kandırılmayı, kendisine acınmasını sevmez.
  • babamı 14 yaşımdayken kaybettim.14 yaşına kadar babam beni bir kez bile kucağına alıp sevmedi.bana hiçbir sevgi sözcüğü söylemedi.annemle kavgalarından dolayı onu hiç sevmezdim.aksi bir adamdı ve hastaydı,ağır bir astım hastalığı vardı.bir gün memlekete gitti ve yaklaşık 2 hafta orda kaldı,bir gece salonun halısını gırgırlarken ben onu özlediğimi hissettim ve anneme 'babam ne zaman gelecek,onu çok özledim' dedim.ertesi gün evimize bir telefon geldi.babam ölmüştü.memlekete gittik,onu köydeki evin bahçesine yatırmışlar üzerine örtü örtmüşlerdi.onu orda gördüm,sonra yıkadılar ve cenazeyi kaldırdılar.hiç ağlamadım.onun yokluğu evde bir otorite boşluğu doğurdu.babamın varlığında yapamadığımız kavgaları çok şiddetli bir şekilde yapar olduk.bir süre sonra annem,kardeşim ve beni toparladı.liseye başladım ve lisede okul aidatlarını aksatmadan ödememize rağmen sınıf öğretmeni bir gün sınıfa geldi,'aidat ödemeyenler ayağa kalksın' dedi.ben ayağa kalkmayanların arasındaydım ve hoca aynen şu sözleri söyledi 'yetim misiniz de ödeyemiyorsunuz.'bu söz benim içimde hıçkırıklara sebep oldu.bu sadece küçük bir anı.şimdi 30 yaşındayım ve halen bazı geceler babam için ağlıyorum.babam olsaydı nasıl bir hayatım olurdu merak ediyorum.halen birini babammış gibi sevmek istiyorum.