1. 2-3 yaşlarında söylemişim. babam hala gözleri dolarak anlatır. bebeklik dönemlerimde babam, amcamlar falan çocuklarını dedemin yanında sevemezmiş. saygısızlık kabul edilirmiş büyükler tarafından. bir gün babam benimle oynarken dedem eve gelir*, odaya girer, oturur. tabi babam da benimle ilgilenmeyi keser. bu durumu anlayamam ve sürekli babamın yanına gider onunla oynamaya çalışırım. babam beni itmek, kendinden uzaklaştırmak zorunda kalır. ve söylerim:

    -baba beni sevmiyor musun?

    bu sözü hiç unutamadığını söyler peder bey.
  2. 8-9 yaşında falanım oturma odasında oturuyoruz ben yerdeyim annemle babam da karşılıklı konuşuyor annem babamın eve doğru düzgün para getirmemesinden yakınıyor. babamda durumu açıklıyor çalışanlarından birinin paraya ihtiyacı varmış kendi aldığı parayı ona vermiş babam böyle şeyleri sıkça yapıyormuş zaten birinin ihtiyacı varsa kendi cebindeki bütün parayı verirmiş. babam bu olayı anlatınca bende ona sen "enayi misin?" böyle yapıyorsun demiştim o zaman ne anlayacağım babamı 2000 yılında kaybettim annem hep söyler o lafı söyleyince baban çok kötü olmuştu diye benimde hala içim acır düşündüğüm zaman. kaç kişi kaldı ki bu şekilde etrafımızda davranabilen. en azından gurur duyulacak bir şey biri de benim babammış.
  3. yıl 1995. ben 5 yaşında falanım ve dedemin cenazesindeyiz. tabi herkes üzgün. bende babamın elinden tutmuş yürüyorum. bir anda, durduk yere "oh iyi ki ölmüş, hep bana kızıyordu." demiştim. çocuk kafası işte, ne diyeceksin ki?
  4. 7 yaşımdayken, annemle yaptığı bir kavga sonrası "annemi de beni de üzeceksen siktir git bu evden" demiştim.
    iyi ki de gitmiş.
  5. benim söylediklerim muhtemelen bir babaya edilmemesi gereken laflar. ama benim liseye geçtiğim dönemde babam tutturdu sağlık meslek diye. ben de anadolu lisesi istiyorum. e tutuyordu da. annemle abim de destek oldular. sağolsunlar. bir gün akşam, o da ramazan bayramı arefesi akşamı, abim babamı anadolu lisesine ikna etmeye çalışırken babam sinirlendi, bağırıyor çağırıyor falan, annemle ben de dahil olduk tartışmaya. abim de o zamanlar üniversite de 2. sınıf okuduğu okulu da tercih listesine babam istedi diye yazmıştı. istemeye istemeye okuyordu anlayacağın. tam tartışmanın doruk noktasında abim babama
    "kendinden nefret eden bir evlat daha mı yetiştireceksin?"
    dedi. babamı susturmuştu abimin bu lafı. ilk defa o gün görmüştüm babamın gözlerinden yaş aktığını.
    sonuç olarak da ertesi gün abimle anadolu lisesine kayıt yaptırdık. ama babamın o gün abime bakışını unutamam.

babaya söylenen unutulmayan sözler hakkında bilgi verin