şükela:  tümü | bugün
  • minnacık bir an dilimidir. o anı yaşarken feci mutlu olduğunuzu hissedersiniz. misal uzun süre ayrı kaldıktan sonra yapılan tren yolculugu, bu yolculukta termostan cay icmek. sonra fotograf makinasına dökülen puding şeylerini lavabo basında makyaj temizleyici pamuk ve su ile temizlemek gibi.
  • (bkz: her an)
  • yeşil bir alanda kardeşle birlikte olup babaya karşı ikiye tek maç yapıldığı, evde ya da dışarıda yemek iddiasına girip iddia kaybedilse dahi babanın ısrarlara dayanamayıp maçın sonrasında yemeğe çıkardığı anlar..
  • ilk kez karşılıklı kadeh tokuşturulduğu andır..
  • veli efendi hipodromuna at yarışı izlemeye gidip, yarışı izlerken kendini kaybeden amcaları izleyip gülünen anlar.
  • 8 aydir gorulmeyen babayla birlikte gulhane parkinda deniz manzarasiyla beraber semaverden cay icmek.
  • çok sık başa gelse de kişiyi asla tatmin etmez. ama belki de en güzeli üniversiteye başladığınız ilk sene memlekete gittiğiniz ilk seferde, öğrenci kimliğinize babanızın hevesle ve gururla baktığını gördüğünüz andır.
  • babanın yalan söylediği anlardır genellikle.

    küçük bir örnek vermek gerekse dokuz yaşlarında buz pateni yapan çocukları izleyen ben babama sorarım:
    uykusuzluk: buz pateni yapabilir miyim?
    baba: tabi
    uykusuzluk: ama ben kaymayı bilmiyorum ya düşersem?
    baba: hoca tutacağım ben sana, öğrenirsin.

    işte şimdi geldim 25 yaşıma bir kere bile buz pateni yapmadım. ama o an çok mutlu olmuştum.