şükela:  tümü | bugün
  • "babıali kapısından mürur edip geçerken yeksüvari atlılara tesadüfen rastladım."

    anlatım bozukluğu örneğidir.

    antitez:
    babıali kapısı hatalı değildir. babıali arapçada yüksek kapı anlamına geliyorsa da bugün bir semt ismidir. o kapıyı anlatmak için yine babıali kapısı demek gerekir.
    mürur edip geçmek de hatalı değildir. mürur etmek birşeyi geçmek geride bırakmak anlamındadır. bir yerden geçmek ise farklı birşeydir. burada hem kapının altından geçildiği hem de kapının geride bırakıldığı anlatılmaktadır.
    atlı süvari de hatalı değildir. orduda süvari birliğinde bulunan bir asker yayan da geçiyor olabilirdi. ama atıyla geçmiştir.
    tesadüfen rastlamak da hatalı değildir. tesadüf etmekle rastlamak aynı şeydir ama birisini ararken rastlamak başkadır tesadüfen yani beklemezken rastlamak başkadır.

    sonuç olarak bu ifadeler hatalı olsaydı bakî'nin baki kalan bu kubbede bir hoş seda imiş sözü de hatalı olurdu. çünkü baki zaten kalıcı demek. fakat burada da hata yoktur. kinaye yerindedir.
  • "bab-ı ali yüksek kapısından duhul edip geçerken bir atlı süvariye tesadüfen rast geldim" şeklinde de karşımıza çıkabileceğini belirtmeden geçemeyeceğimdir
  • (bkz: #3237170)
  • sozun orijinali soyledir:

    bab-i ali yuksek kapisindan duhul edip gecerken, yek bir atli suvariye tesadufen rastgeldim.

    bab-i ali=yuksek kapi
    duhul etmek=girmek
    yek=bir
    atli=suvari
    tesaduf=rastlamak
  • es anlamli kelimelerin bilincsiz kullanimini elestiren kinayeli siir. bir versiyonu da soyledir:

    babıâli yüksek kapısından
    mürur edip geçer iken
    tesadüfen rast geldim
    yek bir atlı süvariye.
    ona sordum sual ettim,
    yer misiniz manje vu (mangez-vous)
    ön şo (un chou) bir lahana?
  • babıali yüksek kapısından avdet edip geçerken atlı bir süvariye tesadüfen rast geldim, ben de nacizane bu şekilde duydum.